Siyaset19 Nisan 2006 00:00

Vakıflar Tasarısı yabancılara sonsuz imkan sağlıyor

Yasa tasarısının bu haliyle yürürlüğe girmesi halinde uluslar arası sermayenin temsilcilerinin ve Soros gibi para spekülatörlerinin Türkiye’de vakıf kurmaya başlayacağı belirtilirken, Gürcistan ve Ukrayna’da yaşanan devrim benzeri örgütlenmelerin dış desteklerle daha kolaylaşacağı vurgulanıyor. Sözkonusu vakıfların Türkiye temsilciliklerinin ülke içerisinde bulunan bölücü ve terör örgütlerini de artık el altından değil, daha açıkça destekleyerek ülke içerisinde faaliyetlerine kolaylık kazandıracağı eleştirisi de yapılıyor. Avrupa ülkelerindeki bazı vakıfların PKK-Kongre Gel gibi yasadışı bölücü örgütlere siyasi, ekonomik ve lojistik destek verdikleri hatırlatılırken, kurulacak yabancı vakıfların da, edineceği taşınmazlar, sahip olduğu finansman kaynakları, kurulacak ve işletilecek her türlü ticari şirket ve işletmeler ile bu oluşumlar çerçevesinde sağlanacak sosyal destek potansiyelinin sıradan bir vakıf kurma hakkının, stratejik bir güce dönüşme olasılığı taşıdığı vurgulanıyor. cialis manufacturer coupon cialis coupons and discounts drug coupon card

Vakıflar Kanunu Tasarısı yalnızca gayri Müslim azınlıklara pek çok ayrıcalıkların yanı sıra yabancılara da Türkiye içerisinde vakıf kurma hakkı veriyor. Tasarının yasalaşması ile yabancı kuruluşların ve bağlantılarının Türkiye’de  terör örgütlerini destekleyici yönde daha rahat hareket edebilmesi söz konusu olacak. Zaten yasa tasarısı, yabancıların yurt içinde yeni vakıf kurabileceklerine dair düzenleme ile Türk Hukuku’na ilk defa bir yenilik getirdiği için bu yönde hiçbir düzenleme bulunmaması tehlikenin boyutlarını daha da arttırıyor.

ALİ CURA / ANKARA
Vakıflar Kanunu Tasarısı yalnızca gayri Müslim azınlıklara pek çok ayrıcalıkların yanı sıra yabancılara da Türkiye içerisinde vakıf kurma hakkı veriyor. Karşılıklılık esasına dayalı olmaksızın kurulacak yabancı vakıfların Türkiye’nin içerisinde her türlü faaliyette bulunmasına olanak sağlayan tasarının yasalaşması ile yabancı kuruluşların ve bağlantılarının Türkiye’de bölücü ve terör örgütlerini destekleyici yönde daha rahat hareket edebilmesi ve faaliyette bulunması söz konusu olacak.
Zaten yasa tasarısı, yabancıların yurt içinde yeni vakıf kurabileceklerine dair düzenleme ile Türk Hukuku’na ilk defa bir yenilik getirdiği için bu yönde hiçbir düzenleme bulunmaması tehlikenin boyutlarını daha da arttırıyor.
Hükümetin Avrupa Birliği 9. Uyum Paketi’nde yer verdiği ve TBMM’den öncelikli çıkarılmasını hedeflediği Vakıflar Yasa Tasarısı karşılıklılık ilkesi aranmaksızın Türkiye’de yabancı vakıfların kurulmasına ve faaliyette bulunmasını sağlayacak. Mevcut yasa ve düzenlemelere göre şu anda Türkiye’de yabancı ülkelerde kurulmuş vakıflar, uluslar arası alanda işbirliği yapılmasında yarar görülen hallerde, karşılıklı olmak koşuluyla Dışişleri Bakanlığı’nın da görüşü alınmak suretiyle temsilcilik ya da şube açabiliyor. Bu vakıflar Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kurulan vakıflar hakkında uygulanan mevzuata tabi tutuluyorlar.
Yürürlükteki yasa çerçevesinde yabancılara, Türkiye’de vakıf kurma hakkı değil, yabancı ülkelerde kurulan vakıflara, karşılıklılık esasına dayalı olmak şartıyla uluslar arası işbirliği yapma, Türkiye’de faaliyette bulunma, şube- temsilcilik açma, üst kuruluş kurma, üst kuruluşlara katılma ve yurt içindeki vakıflarla işbirliği yapma hakkı tanınırken, bu tür faaliyetler Dışişleri Bakanlığı’nın uygun görüşü ile İçişleri Bakanlığı’nın iznine tabi olduğu vurgulanıyor.

Yabancılar Türkiye’de vakıf kurabilir
Vakıflar Yasa Tasarısı’nın 83. maddesi ile de ‘karışıklılık ilkesini’ içeren 227 sayılı KHK’nin kaldırılması nedeniyle anılan fıkra hükümlerinin tümüyle yürürlükten kaldırılması öngörülüyor ve bunun yerine Türk Hukuk Sistemi’nin içinde henüz bulunmayan, yabancılara Türkiye’de vakıf kurma hakkı verilmeye çalışılıyor. Tasarının 5. maddesinin son fıkrasında, “ Yabancılar Türkiye’de yeni vakıf kurabilirler” hükmü ile yabancılara Türkiye’de vakıf kurma hakkı tanınıyor. Ancak bu konuda hiçbir yerde herhangi bir düzenleme bulunmuyor. Bu nedenle düzenlemenin hangi tür hukuki ve fiili sonuçlar doğuracağı da tartışma konusu haline geleceğe benziyor.
Öte yandan tasarı yabancılara vakıf, federasyon ve konfederasyon gibi üst kuruluşları kendi aralarında kurma ve bu kuruluşların yönetimde hiçbir sınırlamaya tabi olmaksızın yer alma hakkı da tanıyor. Bu vakıf ve kuruluşları yöneten yabancılar, yönetici sıfatıyla, her türlü Anayasal hakka sahip olan vakıf üzerinden hareketle, vakfın Anayasal haklarının kullanımında ciddi bir inisiyatif ele geçirmiş sayılacaklar.

Soros gibilerine kapı aralanıyor
Yasa tasarısının bu haliyle yürürlüğe girmesi halinde uluslar arası sermayenin temsilcilerinin ve Soros gibi para spekülatörlerinin Türkiye’de vakıf kurmaya başlayacağı belirtilirken, Gürcistan ve Ukrayna’da yaşanan devrim benzeri örgütlenmelerin dış desteklerle daha kolaylaşacağı vurgulanıyor. Sözkonusu vakıfların Türkiye temsilciliklerinin ülke içerisinde bulunan bölücü ve terör örgütlerini de artık el altından değil, daha açıkça destekleyerek ülke içerisinde faaliyetlerine kolaylık kazandıracağı eleştirisi de yapılıyor.
Avrupa ülkelerindeki bazı vakıfların PKK-Kongre Gel gibi yasadışı bölücü örgütlere siyasi, ekonomik ve lojistik destek verdikleri hatırlatılırken, kurulacak yabancı vakıfların da, edineceği taşınmazlar, sahip olduğu finansman kaynakları, kurulacak ve işletilecek her türlü ticari şirket ve işletmeler ile bu oluşumlar çerçevesinde sağlanacak sosyal destek potansiyelinin sıradan bir vakıf kurma hakkının, stratejik bir güce dönüşme olasılığı taşıdığı vurgulanıyor.