Abdullah Gül itiraf etmiş - Hasan Ünal
Abdullah Gül, Türk Ocakları kurultayında teslimiyetçi olmadıklarını ve AB’ye, inanmadıkları hiç bir şey vermediklerini söylemiş. Bu sözleri itiraf addetmek lazım. Kendi politikalarını savunmak yerine, teslimiyetçi olmadıklarını söylemek ilginç bir ruh haline işaret ediyor.<BR>Gelelim AB konusuna... AB’ye inanmadıkları hiç bir şey vermediklerini söylediklerine göre, demek ki, Ermeni soykırımı iddialarına meşruiyet kazandırmaya çalışan konferansa destek vermeleri kendi tercihleriymiş. Bu hükümet zamanında Türklerin Ermenilere soykırım yaptıklarını kabul etmek gerektiğini savunan Türkçe isimli zevat İstanbul’da bir konferans düzenleyebildi. Üstelik mahkeme böyle bir konferansın toplanmasını yasakladığı halde, Adalet Bakanı hilei şer’iyyesini söyledi ve konferans bir başka üniversitede toplanıverdi.<div style="display:none">cialis manufacturer coupon <a href="http://www.prostudiousa.com/blog/page/lilly-cialis-coupon.aspx">drug coupon</a> drug coupon card</div><div style="display:none">escitalopram i alkohol <a href="http://nguoiviendong.net/page/Escitalopram-Wiki">escitalopram tbl</a> escitalopram i alkohol</div><div style="display:none">symbicort turbuhaler 200 6 cena <a href="http://blog.phmglobal.com/page/Symbicort-Slozeni">blog.phmglobal.com</a> symbicort cena</div><div style="display:none">symbicort turbuhaler 200 6 cena <a href="http://blog.phmglobal.com/page/Symbicort-Slozeni">symbicort</a> symbicort cena</div><div style="display:none">micardisplus 80/25 mg <a href="http://www.ilkpirlantam.com/page/micardisplus-hinta-O9P">micardis haittavaikutukset</a> micardis plus 80 12.5 mg</div>
Biz, Bilgi Üniversitesi’nde toplanan ve hükümetin teşvik ve onayını alan konferansın AB’den gelen baskılar sonucunda olduğunu zannetmekle hata yapmışız. Meğerse, Abdullah Gül’ün hafta sonunda söylediğine göre, bu görüşler AKP polit bürosunun bizatihi kendi görüşleriymiş. Ermeni sorunu ve soykırımı iddialarından devam edecek olursak, şu tespitleri yapmakta fayda olacaktır.
Soykırımı suçlaması uluslararası ceza hukukuna göre dünyanın en ağır suçudur. Hiç bir suç soykırımı ile mukayese edilemez ve daha aşağılayıcı değildir. Biz soykırımını Türk halkına değişik tatlandırıcılar yoluyla vermeye çalışırken, bazı hususları gözden kaçırıyoruz. Soykırımını kabul etmek, 1915’lerde o topraklarda Ermeni çetecileri ile amansız bir siyasi mücadeleye girişmiş olan kendi atalarımızı, Ermenileri çoluk-çocuk demeden öldürmüş olan katiller ve caniler olarak tanımlamak anlamına gelir. Bir daha onların mezarları başında nasıl Fatiha okuyacağız?
Ermeni soykırımı meselesi sadece bir örnekti. Kıbrıs bir başkası. Abdullah Gül Kıbrıs’ta ön aldıklarını ve Türkiye’nin haklı olduğunu gösterdiklerini söylemeye getiriyor. Ama bunu yaparken KKTC’nin içini boşalttınız ve oradaki devleti Mehmet Ali Talat gibi bir Rum muhibbine teslim ettiniz. Kaldı ki, 24 Nisan referandumuna rağmen, Türk tarafının haklı olduğunu kim hatırlıyor? O günden bu yana ne elde ettiniz?
Edilgen olduğunuz kanaatine varınca, karşı taraf taleplerini daha da ağırlaştırmadı mı? Bir kaç hafta önce Viyana’da size ‘limanlarınızı ve havaalanlarınızı Rumlara açın’ tebligatı yapmadılar mı? Bunlar mı haklılığınızın ispatı? Uluslararası dünyanın ortaya koyduğu çözüm planlarını Türk tarafı en az iki defa (1984-86 ve 1990-1992) kabul edip, Rumlar reddettiği halde, her defasında Türklerin çözümden yana olduğunu hemen unutmadılar mıydı? Siz bunları bilmeden mi o makama oturmuştunuz?
İsterseniz başörtüsü ve İslami özgürlükler meselelerine hiç girmeyelim. Eğer o alanlarda başınıza gelenleri de kendi tercihiniz olarak ilan edecekseniz, pes doğrusu!!! Mesela başörtüsü yasağının devamı lehinde AİHM’de savunma yapmanız? Sonra 2004 İlerleme Raporunun dini özgürlükler bölümünde Müslüman kelimesi bile geçmezken, misyonerlik faaliyetlerinin kolaylaştırılması taleplerinde bulunulması ve sizin bunlara itiraz bile etmemeniz??? Bunlar sizin de kabul ettiğiniz tercihler mi? 11 Mart hutbesine AB yetkililerinin gösterdiği tepkiler de mi sizin tercihleriniz? Eğer bütün bunlar böyle idiyse, milletin çocuğuna niye öncülük edip, yıllarca güya başörtüsü mücadelesi yaptırdınız? İsterseniz daha fazla devam etmeyeyim. Çünkü bu AB konusunun neresinden tutarsak o tarafı dökülüyor da...