ABD, Türkiye'yi ve bölge ülkelerini işgal hazırlığında!
Amerika Birleşik Devletleri'nin, Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında 3 deniz üssü kurmak için girişim başlattığı, bu bağlamda İskenderun ve Urla'nın belirlendiği, Mordoğan'ın 3. olasılık olarak incelendiği öğrenildi. Kurulacak üsler İncirlik'in statüsüne göre biçimlenecek, Türkiye'nin denetimi ve ABD'nin bu üsleri kullanma biçimi ayrı bir alt anlaşmayla kesinleştirilecek. Kıyılarda araştırma yapan 10-12 kişilik Amerikan personelinin elinde resmi izin belgesi bulunuyor. ABD'nin İskenderun Körfezi'ndeki çalışmalarını ilk olarak gazetemizin İskenderun muhabiri Akın Bodur , mart ayında haberleştirmişti. Bodur'un haberinde, 9 Amerikalı yetkilinin İskenderun'a geldiği, yerel yetkililerle görüştüğü, denizde derinlik ölçümleri yaptığı vurgulanmış, ABD'nin burayı üs olarak kullanma kararına vardığı belirtilmişti. Dışişleri ve ABD'nin Ankara Büyükelçiliği yetkilileri derinlik ölçümünü doğrulamışlar, ayrıntılı bilgi vermemişlerdi. Cumhuriyet , ABD'nin Karadeniz, Akdeniz ve Ege Denizi'nde planladığı yeni etkinlik arayışlarını açıklıyor. coupons for cialis 2016 coupons for prescription drugs prescription drug cardsfusidinezuur voetschimmel click fusidinezuur acnesymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort a alkohol symbicort cena
2005 yılı ortalarında ABD, Türkiye'yi çevreleyen 3 denizde askeri tesis kurmak istediğini Ankara'ya iletti. Karadeniz konusu Montrö Antlaşması'nın delinmemesi için kabul edilmedi. Buna karşılık Akdeniz ve Ege'de daha esnek davranılabileceği bildirildi. Askerler konunun siyasi iradeyi doğrudan bağladığını belirterek son kararı hükümetin vermesi gerektiğini ilettiler. Hükümet Amerikalılara, olası üssün yeri konusunda araştırma yapmak üzere izin verilmesini kararlaştırdı.
TÜM KIYILARI TARIYORLAR:
Amerikalılar, bu resmi iznin ardından Ege ve Akdeniz'de liman derinliğine sahip kıyıları araştırmak için işe koyuldular. 10-12 kişilik ekip önceden planlanan kıyıya gitmeden bölgedeki yerel yetkililer uyarıldı ve sorun çıkarılmaması, gelen heyete her türlü yardımın yapılması istendi. Çalışmalar 8 ay önce başladı ve aralıksız sürdürüldü.
İSKENDERUN VE URLA KESİN:
Amerikalılar çalışmalarını iki temel hedef üzerine oturttu; mevcut limanlardan yararlanılması ya da yeni bir liman kurulması. Bu bağlamda İskenderun'un deniz derinliği ve İncirlik Üssü'ne olan yakınlığı öncelik aldı. İkinci olarak da Urla'nın liman kurmaya elverişli olduğu kararına varıldı. Amerikalılar, yabancılara toprak ve mülk satışının serbest olmasını sağlayan yasadan da yararlanarak Urla ve çevresinde arazi satın almak için girişim başlattı. Bu girişim devam ediyor.
MORDOĞAN OLASILIĞI:
İlk iki yerin kesinleşmesinin ardından, üçüncü olasılık olarak yine İzmir yakınlarındaki Mordoğan öne çıktı. Karaburun Yarımadası'nın çevresindeki kıyıların özellikle derinlik olarak ABD'nin istemlerine uygun olduğu öğrenildi.
UÇAK GEMİSİ YANAŞACAK:
ABD, söz konusu 3 limana ağır tonajlı gemilerini, savaş gemilerini ve uçak gemilerini de yanaştırmayı planlıyor. ABD'nin ağır tonajlı gemileri, Türkiye'deki mevcut limanlarına zaman zaman yanaştığında, açıkta demirlemek durumunda kalıyor.
BUNDAN SONRAKİ SÜREÇ:
ABD'nin 3 limanı belirlemesinin ardından buralarda kurulacak tesislerin büyüklüğü, hedefi ve personel durumu gündeme gelecek. İlk aşamada İncirlik Üssü'nün işleyişi benimsendi. Buna göre, Türkiye ABD'nin yaptığı her çalışmadan haberdar olacak. Tesiste bir Türk yetkili de bulunacak. ABD'nin bu tesisleri kullanarak yapacağı her dış harekât Türkiye'nin iznine bağlı olacak.
KARADENİZ BEKLENTİSİ:
ABD, Kafkaslar, Balkanlar ve Ortadoğu hâkimiyetinin bir bütün olarak tamamlanması için Türkiye'nin Karadeniz kıyılarında üs istiyor. Bu istem ABD'nin Irak operasyonu öncesinde de gündeme gelmişti. Türkiye, Montrö Antlaşması'nın delinmesini istemediği için bunu kabul etmemişti. Montrö'ye göre Karadeniz'e boğazlardan giren bir savaş gemisi, Karadeniz'de kıyısı olmayan bir ülkeye aitse 3 haftada burayı terk etmek zorunda. ABD antlaşmanın kendisine uygulanmamasını istiyor. Türkiye ise özellikle Rusya'yı karşısına almamak için buna yanaşmıyor. ABD'nin ilk aşamada Romanya ya da Gürcistan'da üs kurmayı, devamında da ortamı oluşturup Türkiye'yi ikna etmeyi planladığı belirtiliyor.
ÜS MÜ TESİS Mİ:
ABD'nin 1950 sonrasında Türkiye'de kurduğu üsler genel olarak ''tesis'' olarak sunuldu. ABD, yeni dönemde de aynı anlayışın devam etmesinden yana. Son birkaç yıldır ABD, Türkiye'den yeni bir üs isteminde bulunduğunda bu tür haberleri ''Bizim hiçbir üs istemimiz yoktur'' açıklamasıyla yalanlıyor, bunların tesis olduğunu öne sürüyor.
YENİ ÜSLER ESKİ ANLAŞMALARIN İÇİNE:
Türkiye 17 Nisan 1951'de Londra Protokolü'nü kabul ederek NATO'ya girdi. Türkiye'nin NATO'ya üye olmasının ardından ABD ile yaptığı bir dizi özel anlaşma bulunuyor. Bu anlaşmaların bir bölümü NATO ile Türkiye arasında, önemli bir bölümü de NATO'ya dayalı olarak ABD ile Türkiye arasında. Bunların en geniş kapsamlısı 29.3.1980 tarihinde imzalanan Savunma ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması (SEİA). Bu anlaşmanın 3 tamamlayıcı anlaşması bulunuyor.
Tamamlayıcı anlaşmaların en geniş kapsamlısı da o dönemin (Mart 1980) ABD Büyükelçisi James W. Spain 'le Dışişleri Bakanı Hayrettin Erkmen 'in altına imza koyduğu 3 numaralı anlaşma. İncirlik'in son statüsü bu anlaşmayla biçimlenmişti. 14 maddeden oluşan 3 numaralı tamamlayıcı anlaşmanın da ekinde uygulama anlaşmaları bulunuyor. İncirlik, Pirinçlik ve Sinop üslerinin işleyişi konusunda tek tek uygulama anlaşması var.
Uygulama anlaşmalarının altında ise ABD adına yine Büyükelçi Spain'in, Türkiye adına dönemin Genelkurmay Plan ve Prensipler Başkanı Korgeneral Necdet Öztorun 'un imzası bulunuyor. Bu anlaşmalarda da üs sözcüğü yerine tesis sözcüğü kullanılıyor. ABD, Türkiye'de kuracağı tesislerle ilgili yeni bir ana anlaşma yapmak yerine alt bir uygulama anlaşması yapmayı istiyor. Böylece yeni tesisler için Meclis, Bakanlar Kurulu gibi mekanizmalar devrede olmayacak, doğrudan hükümet başkanının iradesiyle iş tamamlanmış olacak.