YARBAY ALİM YILMAZ’I ŞEHİD ETİLER, MAYINDAKİ PARMAK İZİ KAYMAKAM KEMAL BEY’İN DARAĞACAINDAKİYLE AYNI - Mehmet Z. Öztürk
DÜNKaymakam Kemal Bey idam edildiğinide Damat Ferit Paşa Hükümeti doğrudan İngilizlerin emrindeydi ve idam listesinde adı geçenler kendilerine sıranın gelmesini bekliyorlardı ki toplumun tepkisi bu idamları engelledi. Geç kalmış toplum daha önce örgütlenebilseydi Boğazlayan Kaymakamı Kemal Bey ve Urfa Mutasarrıfı Nusret Bey idamdan dönmüş olabileceklerdi.Nemrut Kürt Mustafa Paşa Divan’ı Harbinde yargılanan Ziya Gökalp o yıllarda bu kimliksiz mahkemeye “milletime iftira etmeyin, Ermeni Kıyımı diye bir şey yoktur, Türk-Ermeni savaşı vardır” diyordu…İdamı İngiliz Muhipler Cemiyeti Başkanı ve Adliye Müsteşarı Sait Molla, Gazeteci Ali kemal ve diğer zevat rektörlük binası penceresinden izliyordu.İdam İngiliz ve Fransız askerlerinin muhafızlığı altında sürdürülüyordu, Türk askerleri çevrede yoktu. Kaymakam Kemal’in Cellâdı kıyamıyor, idamı gecikiyor, Sait Molla ise pencereden bağırarak idamı geciktirenlere kızıyordu.Kavaklı Fevzi Paşa’da olay esnasında Harbiye Nezareti Binasında bulunuyordu. Bir sene sonra İstanbul işgal edildiğinde düşman süngüleri göğsüne değdiğinde gerçeği anlamış ama iş işten geçmişti.levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetesacheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadadiscount drug coupons site printable coupons for cialissymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cena
BUGÜN
Yarbay Alim Yılmaz devre arkadaşımızdı.
8 Nisan Cumartesi günü derinlerde hain ve kirli akılların planladığı bir pusu, kahreden, elleri kirli bedenlerin yerleştirdiği bir mayın Yarbay Alim Yılmaz’ın bedenini bizden ayırdı.
Araç Şoförü Er Sinan Gümüştaş olay anında şehit oldu.
Albay Ali Ergülmez ve Uzman Çavuş Erkut Kaya olayın izlerini ömür boyu taşıyacakları yaralar aldı.
xxxxxxxxxx
Yarbay Alim’de herkes gibi hayat dair planlar yapar, eşinin ve çocuklarının geleceğini düşünürdü…
Yarbay Alim aynı zamanda ülkesini, milletini ve bunların geleceğini düşünürdü… Yarbay Alim sadece düşünmekle kalmaz planlar yapar bunları hayata geçirmek için uğraşılar verirdi ve zaten görevi buydu.
Aynı Kaymakam Kemal Beyin yaptığı gibi…
Aradan 87 yıl geçti.
Bu gün Damat Ferit Paşa Hükümet değil, Sait Molla Adalet Müsteşarı değil, Nemrut Kürt Mustafa Paşa Divan Başkanı değil, Ali Kemal gazeteci değil. Kavaklı Fevzi Paşa Harbiye Nezaretinde değil. İngilizler İstanbul’u işgalde değil, Fransızlar askerleri bizim sokaklarımızda değil.
Bu gün hamlesiz iradeler, güvensiz siyasetler, korkak mevkiler var.
Bu gün kör akıllar, pislik kokan zihinler, kahpe emeller, hain düşünceler iş başında.
Bu gün ahlaksız paralar, iğrenç zevk zamanları, sakat uykular hakim ülkeye.
Yarbay Alim’in mayınında parmak izleri Kaymakam Kemalin yağlı ilmeğindeki ile aynı.
Bu gün, Yarbay Alimin Mayınını bulmakta, fünyesini sökmekte geç kaldık, Kaymakam Kemalin yağlı ilmeğini kesmekte geç kaldığımız gibi…
Bu gün Yarbay Alim’in mayının döşenmesini engelleyemedik, Kaymakam Kemal’in dar ağacını engelleyemediğimiz gibi…
Bu gün AB ile masaya oturduk, teröristle masaya oturmaya ise ramak kaldı, dün Damat Ferit Hükümeti İngilizlerle oturmuştu…
Bu gün teröristle mücadele edenler mahkemelerde yargılanmak isteniyor, dün Nemrut Kürt Mustafa Paşa Divanı Harbi kurulmuştu…
Bu gün ölüm pusuları sipariş ediliyor Yarbay Alim’e, Van savcısı astsubayları yargılıyor, dün Kaymakam Kemalin celladı geciktiği için Adliye Müsteşarı Sait Molla kızıyordu işi çabuk bitir diye.
Bu gün suskunluk çamurunda boğulurken birileri, mahalleyi işgal edenler evimizin en mahrem odasına girmek üzereler, dün Kavaklı Fevzi Paşa Harbiye Nezareti binasında idama susmanın erdem olduğunu düşünürken, bir yıl sonra işgal süngüleri aklını başına getirmişti.
Bu gün gazeteciler yaşanan son olaylara olay demedi, dün gazeteci Ali Kemal idamı keyifle izledi sonra halkın hışmına uğradı.
Bu gün Yarbay Alim mayınla şehit edildi, dün Kaymakam Kemal yağlı ilmekle şehit edilmişti.
Bu gün sessiz sedasız izliyoruz tüm ölümleri, dün gözlerimizi kapatmıştık idamlara.
ŞİMDİ
Kulaklarınız iyi işitiyor mu yoksa başka seslere mi takılıp kaldınız?
Gözleriniz iyi seçebiliyor mu yoksa başka renklere mi kaydırdınız?
Derinlerden birilerinin gür sesi; “zoru başarırız, imkansızsa zaman alır” diyor,
Sislerin arasından çıkan iri cüsseleri; “emin adımlarla üzerinize doğru” geliyor
Derinlerden korkanlar, sığ sularda boğulacaklar.
Son şehitlerimize tanrıdan rahmet diliyoruz.
Huzur içinde ol Alim…