İstihbarat11 Nisan 2006 00:00

PKK bir ABD ürünüdür - Behiç Kılıç

Açık İstihbarat adlı strateji ve analizlerde içeren haber sitesi, ilginç bilgilere ulaştı.Bu bilgiler şöyle.. “ABD - PKK yakınlaşmasını kanıtlayan belge, 21 Ocak 2002 tarihinde PKK Başkanlık Konseyi Üyesi Mustafa Karasu’nun imzasıyla, Amerikan Dışişleri Bakanlığı’na gönderilmişti. Mektupta Amerikan yetkilileriyle - o zamanki adıyla - PKK arasında yapılan bir görüşmenin ayrıntıları kâğıda dökülüyor, varılan mutabakat teyit ediliyordu. Buna göre, PKK ‘ABD’nin Irak’a müdahalesi, bölgede zararlı bir yük haline gelen - Türkiye’deki gibi - rejimlerin aşılmasının olanağını yaratacak, bölgede demokratikleşmenin yolunu açacaktır’ görüşündeydi.O yüzden müdahaleyi destekliyor ve ABD’ye işbirliği sözü veriyordu.2002 yılında Suriye’nin başkenti Şam’da gerçekleşen ABD-PKK toplantısından bazı çarpıcı notlar: ABD ile PKK arasındaki “tarihi görüşme” 2002’yılının Mart ayında Suriye’nin başkenti Şam’da gerçekleşti... fusidinezuur voetschimmel read fusidinezuur acnemicardisplus 80/25 mg click micardis plus 80 12.5 mgkamagra link kamagra gel

Evet öyledir...


PKK çetesi yüzdeyüz bir  amerikan  imalatıdır!..


Çoğaltılıp pazarlanması için Avrupa Birliği’ne  acentalık verilmiştir..


Dahası da şöyle...


Çetenin başı Apo bey  Ankara’da “derin” bir muhbir olarak  üniversite içinde iştigal eoedken ABD  büyükelçiliği tarafından devşirilmiştir..Böylece bu terör tacirinin önlenemez yükselişi başlamıştır..


Bu macera şimdi şu boyuttadır..


ABD eliyle katlanıp İmralı’da korumaya alınan eşkıya başının naftalinlenmesi planlanmış ama çetesinin bir basamak yukarıda başma  bir işleve yönlenmesi planlanmıştır...Bu planlama emperyal istilacıların Türk toprakları üzerindeki hesapları ile ilgilidir..


İhale Barzani-Talabani çiftindedir..


Kabaca anlatılmaya, bir genel af tezgahı sonrası, eşkıya, ABD çıkarları temelinde, Barzani Talabani yayılmacılığı amaçları için Türk topraklarında “Truva atı”  gibi konuşlandırılacak, milletimize de “Silah bırakıldı demokratikleşme başladı,huzur geliyor” yutturmacaları ile “sonun başlangıcı” dayatılacaktır hesap budur..


Son olaylar ABD destekli, Barzani finanslı oyunlardır ve Apocu-Barzanici kapışması gibi üstü kapalı  ama çok açık seçik ayrıntılar gizlemektedir diyelim ve şu çarpıcı bilgileri aktaralım..


Açık İstihbarat adlı strateji ve analizlerde içeren haber sitesi, ilginç bilgilere ulaştı.Bu bilgiler şöyle..


ABD - PKK yakınlaşmasını kanıtlayan belge, 21 Ocak 2002 tarihinde PKK Başkanlık Konseyi Üyesi Mustafa Karasu’nun imzasıyla, Amerikan Dışişleri Bakanlığı’na gönderilmişti. Mektupta Amerikan yetkilileriyle - o zamanki adıyla - PKK arasında yapılan bir görüşmenin ayrıntıları kâğıda dökülüyor, varılan mutabakat teyit ediliyordu. Buna göre, PKK ABD’nin Irak’a müdahalesi, bölgede zararlı bir yük haline gelen - Türkiye’deki gibi - rejimlerin aşılmasının olanağını yaratacak, bölgede demokratikleşmenin yolunu açacaktır’ görüşündeydi.O yüzden müdahaleyi destekliyor ve ABD’ye işbirliği sözü veriyordu.2002 yılında Suriye’nin başkenti Şam’da gerçekleşen ABD-PKK toplantısından bazı çarpıcı notlar:

ABD ile PKK arasındaki “tarihi görüşme” 2002’yılının Mart ayında Suriye’nin başkenti Şam’da gerçekleşti...


a) PKK’nin bölgede (Ortadoğu’da) demokrasinin gelişmesi için her konuda işbirliği yapması,
b) ABD’nin bölgedeki Kürtlerin birliğini sağlaması,
c) Örgütün lideri Abdullah Öcalan’ın İmralı’daki yaşam koşullarının düzeltilmesi,
d) HADEP üzerindeki baskılara son verilmesi. Bu konuda ABD’nin Türkiye’ye baskı uygulaması. Ayrıca HADEP’in Kürt mücadelesinin meşru muhatabı olarak kabul edilmesi,
e) PKK’nın Avrupa faaliyetinin sınırlanmaması ve legal zeminde siyaset yapma özgürlüğüne kavuşması,
f) Türkiye’de Kürtçe dili önündeki tüm engellerin kaldırılması ve bazı reformların gerçekleşmesi için Tükiye’ye siyasi baskı uygulanması,
g) Türkiye’de tüm örgüt üyelerini kapsayacak bir genel af’ın çıkarılması ve yürürlüğe girmesi,
h) PKK’nin Kürt halkının meşru Partisi olarak tanınması.


Görüşmeye kimler katıldı...


a) Şam’da gerçekleşen  ABD adına ABD’li think-thank uzmanı ve aynı zamanda Ulusal Enformasyon Birimi’nde faaliyet yürüten üst düzeyli bir yetkili katıldı. (Bu kişi ABD Şam Büyükelçisi’nin talimatı doğrultunda toplantıya gönderildi) Bağıstani’ye göre bu adam, yasadışı örgütlerle gayri resmi görüşmeler ve lobi faaliyeti yapmakla görevli bir askeri yetkili...


b) KDP içerisinde PKK’ye yakınlığı ile bilinen Davut Bağıstani, Şam’daki görüşme”yi ayarlayan kişidir. Bağıstani, Şam’daki görüşmenin o dönem Lübnan’da faaliyet yürüten bir örgüt üyesi ile organize ettiklerini açıklıyor. Bağıstani, genç militanın iyi İngilizce bildiği ve Amerika’ya yazılan mektupların yine aynı kişi tarafından tercüme edildiğini belirtti. (Geçen ay KONGRA-GEL’den ayrılarak Osman Öcalan’ın yeni kurduğu Parti’de yer alan “Serhat” kod adlı Hıdır Yalçın da, ABD’ye yazılan tüm belgelerin Avrupa’dan örgüte katılan bir genç militan tarafından tercüme edildiğini teyit etmişti.)


c) Kürdistan İşçi Partisi (PKK) adına Şam’daki “görüşme”ye katılan ise o dönemin Başkanlık Konseyi üyesi olan Mustafa Karasu’ydu. Mustafa Karasu aynı zamanda örgütün tüm dış ilişkilerden sorumlu kişidir.


d) Toplantıya tercüman sıfatı ile Avrupa’dan örgüte katılan genç bir militan yer aldı. Bu militanın kim olduğu henüz bilinmiyor. Son günlerde bazı Kürt sitelerinde yer alan bilgiye göre bu kişinin örgüt tarafından infaz edildiği belirtiliyor. “Serhat” kod adlı Hıdır Yalçın, genç militanın ABD’ye yazılan tüm belgeleri tercüme ettiğini, dolayısıyla bu konu hakkında bazı örgüt sırlarını bildiğini, bu yüzden örgüt tarafından infaz edilmesinin mümkün olduğunu belirtti. Bağıstani, toplantıya tercüman sıfatı ile katılan genç ile ilk kez 2002 yılında Lübnan’da görüştüklerini, adının “Şervan” veya “Şoreş” olacağını belirtti. Bağıstani, tercümanın başta İngiliz dili olmak üzere bazı Avrupai dillere hakim olduğunu da belirtti. Gençin ayrıca uzun bir süre Ortadoğu sahasında faaliyet yürüttüğünü ve Behdinan sahasında kaldığı belirtiliyor.


Bilgiler böyle...


Başbakan Erdoğan’ın Danışmanı Cüneyt Zapsu’nun ABD’lilerle bir süre önce  Washington da bir araya geldiği ve onlara “PKK ile görüştüklerini” söylediği basına yansıdı.


Demek ki devletimizin elinde “sağlam bilgiler” mevcut..


Sondan başlayalım..


İnsanlarımızın canını alan, askerlerimizi şehit eden mayın-bombaların A-4 diye tanınan  patlayıcılardan yapıldığı biliniyor. Bu patlayıcılar Irak’taki ABD cephaneliklerinden sağlanıyor...Irak’a da muhtemelen İncirlik üzerinden ulaşıyor...


Kandil-Türkiye hattı da ABD koruması ile çekilmiş durumda...


Ve daha gerilere gidildiğinde...


Birinci Irak işgali sırasında, İncirlik çıkışlı devriye uçuşu yapan Çekiç Güç adlı ABD helikopterlerinin Cudi üzerinde, eşkiyaya ikmal servisi yaptığı dahi tespit edilmişti...

Türkiye’yi yönetenler ortalama  60 yıldır, bu “dost ve müttefiki” ile bir çuvala girmekten büyük haz duyuyorlar..!