Siyaset11 Nisan 2006 00:00

ŞEHİTLER ÖLÜYOR, VATAN BÖLÜNÜYOR - Hüseyin MÜMTAZ

Elazığ’ın Arıcak İlçesi Erimli Beldesi’nde teröristlerin yola döşediği mayının patlatılması sonucu şehit olan Elazığ İl Jandarma Alay Komutan Yardımcısı Yarbay Alim Yılmaz’ın cenazesiyle Ankara’ya gelen eşi Firdevs Hanım, "Elazığ’da PKK’lıları sevindirmemek için gözümden bir damla yaş dökmedim" demiş. Benden rahat 25 yaş küçük ama ellerinden öpesim geldi.             Kocatepe Camii’nde yapılan cenaze töreninde ise şehit yarbayın silah arkadaşları ağlamış.             Bir memlekette eğer ağlaması doğal karşılanan kadınlar ağlamıyor da ağlamaması gereken erkekler ağlamaya başlıyorsa kıyamet yakındır.             Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Nuri Ok “Cüppeleri giyme zamanı geldi” demiş.             Yine bir memlekette ey millet, çizme giymesi gerekenler giymiyor da yerine cübbeliler cübbe kuşanmaya soyunuyorsa durum vahimdir.buscopan floridafriendlyplants.com buscopan plusarcoxia 90 mg wikipedia read arcoxia cenaabilify link abilify

ÜÇ PAŞALAR başlıklı yazımın www.giresungazete.net de yayınlanmasından sonra yorum ekleyen Fikri Günay adında bir okuyucu şöyle yazmış.

“Sayın MÜMTAZ Ben bu yazıyı yazdıktan hemen sonra hazırladığım bayrağımı asıyorum. Bu BAYRAK ancak ben öldükten sonra iner. Her kim ola ki, gücü yeten buyursun, gelsin indirsin. SAYGILARIMLA. 4/6/2006 10:53:50 PM”

Bu memlekette eğer bayrak; sınırlarda, dağda bayırda, tehlikenin olduğu yerde değil de yaşanılan evlerin pencere ve balkonunda savunulmaya başlanıyor, uğrunda ölüm “evde” göze alınıyorsa..

Eve asılan bayrak “tahrik olur” düşüncesiyle güvenlik güçleri tarafından indirttirilmeye çalışılıyorsa…

Şehit yarbayın cenazesi için Muğla^da Türk bayrakları ile gösteri yapan grup polis tarafından toplanıp gözaltına alınıyorsa…

İşin çivisi çıkmıştır efendiler….

Ağalar, beyler…

Milletçe pimi çekilip orta yere atılan bombanın etrafında toplanıp “Ne olacak acaba?” diye bakar hallerdeyiz.

Bir garip hallerdeyiz.

Azeri milletvekili, Türkçü Sabir Rüstemhanlı İstanbul’da bir televizyon kanalında “Fransa’da bir yasa maddesi değişsin diye öğrenciler sokaklara çıktı. Günlerdir bütün Fransa sokakta.. Türkiye’de Manavgat suyu satılıyor kimse umursamıyor” diyor..

Bu lâfı işitmek için taa Azerbaycan’dan birilerinin gelip bize söylemesi mi gerekirdi?

İlâhi Sabir muallim..

Bırak Manavgat’ı.. Eve bayrak asamıyorsuz.

Adam “Ordu benim ordum değil” diyor; adam “Kürtler Türklerle bir arada yaşayamaz” diyor, milleti bölüyor.

TSK’nın manevi şahsiyeti tahkir ediliyor.

Şehitler ölüyor, ülke bölünüyor.

Kimse bir şey demiyor..

Yok yok diyorlar; “DTP’ye gül gönderin”, “Silahı bırakıp masaya gelin” diyorlar.

Herkes istediğini söyleyebilir, "Türk olma noktasında ise, Türk’üm demekten GOCUNMAYAN da ben Türk’üm der" diyorlar.

Türklüğü “gocunulacak bir şey” olarak görüyorlar.

Kadınlar ağlamıyor, erkekler ağlıyor..

Çizmeler giyilmiyor, hâkimler cübbe giyiyor.

Televizyon ekranlarına Şehit Yarbay Alim Yılmaz’ın 1998’de yüzbaşı iken bir tatbikatta birliğinin önünde okuduğu Atsız’ın şiiri düşüyor.

 

“Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir,

Ne de yıldızlar gibi parlayıp sönmemektir.

Ölmezliği düşünmek boşuna bir emektir;

Kahramanlık: Saldırıp bir daha dönmemektir.

 

Sızlasa da gönüller düşenlerin yasından

Koşaradım gitmeli onların arkasından.

Kahramanlık: İçerek acı ölüm tasından

İleriye atılmak ve sonra dönmemektir.

 

Yırtıcılar az yaşar… Uzun sürmez doğanlık.

Her ışığın ardında gizlidir bir karanlık.

Adsız sansız olsa da, en büyük kahramanlık;

Göz kırpmadan saldırıp, bir daha dönmemektir.

 

Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir;

Ne de güneşler gibi parlayıp sönmemektir.

Bunun için ölüme bir atılış gerektir.

Atıldıktan sonra da bir daha dönmemektir.”

 

Yarbayın okuduğu bu şiiri; bir öncekinde olduğu gibi yine tepki duyarım diye artık şehit cenazelerine katılmayıp uzaklarda dolaşmayı tercih eden zevâtı muhtereme de duydu mu acaba? 11 Nisan 2006

 
           
“57’iNCİ ALAY ÇANAKKALE’DE, TRABLUSGARP’TA, FİLİSTİN’DE, SAKARYA’DA

57’inci ALAY KARABAĞ’DA, KARASU’DA, KERKÜK’TE, KIBRIS’TA

57’İNCİ ALAY HERYERDE 

  HEPİMİZ 57’İNCİ ALAYIN NEFERİYİZ”