Siyaset8 Nisan 2006 00:00

Türkiye fotoğrafı - Yücel Sarpdere

İstanbul para kasalarının, hamhum şaralop malı götürenlerin... Artistlerin, mankenlerin, zengin yavrularının... Piyasa yapıcılarının eğlence merkezlerinden birisiydi Reina... Duvarı çöktü. Yan taraftaki apartmanın kapıcısı, karısı ve çocuğu o duvarın altında öldü! Reina’da her gece sabahlara kadar vur patlasın çal oynasın yapılıyordu. Parlak ışıkların altında her türlü konfora ve gösterişe haiz barlarda... Yosuna sarılmış Japon usulü çiğ balıktan imal sushili mushili restaurantlarda, bilmem kaç yüz dolarlık şampanyalar patlatılıyordu. Oradaki ahali, hangi restaurantta sushi’nin daha iyi olduğunu... Hangisinin yosununun daha iyi koktuğunu tartışıyordu da... cialis coupons printable blog.suntekusa.com discount prescription drug cardabilify link abilify

Yan taraftaki apartman kapıcısı karısı ve çocuğuyla beraber o eğlence aleminin hemen yanıbaşındaki apartmanın kendisine uygun görülen kulübesinde bir parça ekmek peşinde dolanıyordu!
Ne de olsa burası, “özgür, demokratik...”
“Sınıfsız, zümresiz, kaynaşmış, mutlu insanlar ve fırsatlar ülkesiydi!”
Nitekim kapıcı da ailesiyle birlikte ikamet ettiği kulübede yan tarafındaki dolarların su gibi aktığı...
Şişesi bilmem kaç yüz, yada bin dolardan kadehlerin kalktığı eğlence merkeziyle fiilen kaynaşmış vaziyetteydi!
Sınıfsız ve zümresizdi!
Sadece yaşadığı yer biraz kümes gibiydi!
***
Kapıcı ailesiyle birlikte o kulübedeyken...
Sarayın duvarı çöktü.
Kapıcı, karısı ve çocuğu, duvarın altında kalıp öldü!
Sonra suçlu arandı.
Ve duvar inşaatında çalışan ustabaşı ve işçiler yakalandı!
Ölen işçi.
Yakalananlar işçi!
Ki, kapıcı yaşasaydı, ruhsatsız kulübede oturmaktan hakkında soruşturma açılabilirdi!
Öldüğü için yırttı!
Duvar işçileri ise göz altına alınıp mahkemeye çıkartıldıktan sonra, son anda tutuklanmaktan kurtuldu!
Reina orada duruyor.
Vur patlasın çal oynasın eğlence devam ediyor!
“Kadere karşı gelinmiyor!
Hem ölenler duvarın dibinde ne arıyor?”
Ölenler kulübede öldüler; yoksul işçi ailesiydiler.
Yakalanalar başka bir kulübede yaşamaya çalışan işçiydiler!
Bu Türkiye’nin fotoğrafıydı.
“Burası sınıfsız, zümresiz, kaynaşmış, adaletli bir toplumdu!”
İşçiler, yoksullar arasında ayırım yapılmıyordu!
Ya ölüyorlardı...
Ya yakalanıyorlardı.
Yan tarafta ise eğlence tüm şehvetiyle devam ediyor, birileri vur patlasın oynuyordu!