Ekonomi6 Nisan 2006 00:00

Yunanistan bankalarımızı alırken... - Hasan Ünal

Finansbank’ın alımıyla ilgili bir haber de, bankanın fiyatının gerçekten çok yüksek tutulmasıyla ilgili. Bunun Yunanistan devletinin bir kamu kararı olduğunu hissettiriyor Yunan basınındaki haber ve yorumlar. Yani adamlar bu işe tam olarak ticaret gözüyle bakmamışlar. Fiyatın pahalı olması gizli bir satış protokolünün olabileceğini ve bu işin arkasında da Wall Street bağlantısı bulunabileceğini hatırlatıyormuş, Yunan basınına göre...Son yıllarda önce Telekom, cep telefonu şirketleri ve bankalar yabancılara satılmaya başlandı. Elimizde ne varsa, bunları yabancılara satıyoruz. Hem devlet kuruluşları hem de özel sektör bankaları yabancıların eline geçiyor. Oysa aynı dönemde gerek Amerika gerekse Avrupa devletleri yabancılara ülkelerindeki stratejik kuruluşların satılmasına karşı çıkmaya başladılar.coupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cardsrenovation vejle renovation skive renova

Hafta başında Finansbank’ın Yunan Milli Bankası (Ethniki Trapezi tis Elladas) tarafından satın alındığı gazetelerin manşetlerine taşınmıştı. Dün, müzakere/mütareke basınında bu satışın ne kadar olumlu, yapıcı ve faydalı olduğuna dair haber ve yorumlar çıktı. Bu arada Yunan Milli Bankası’nın yönetim kurulu başkanı Takis Arapoğlou’nun Tekirdağ kökenli olduğu da ballandırıla ballandırıla anlatılmış, aynı gazetelerin köşelerinde...
Finansbank’ı alan Yunan Milli Bankası bir tür devlet bankası. Hisselerinin bir kısmının yabancılara satıldığı anlaşılıyor. Ancak çoğunluk hisseleri Yunan kamu kurumlarının ve Yunan vatandaşlarının elinde bulunuyor. Tıpkı, hisselerinin bir kısmı halka arz edilmiş olmakla birlikte, kontrolü ve hakim hisseleri Yunan devletinin elinde bulunan Yunan Telekom şirketinin Balkanlar’da atakta olması gibi, Yunan Milli Bankası da boş durmamış.
Makedonya’nın en büyük, Romanya’nın ikinci büyük ve Bularistan’ın büyük bankalarından birisini almış. Şimdi Finansbank’ı alarak bölgenin en büyüğü olmaya doğru ilerliyor. Müzakere/mütareke basınına göre Yunan Milli Bankası Finansbank’ın % 46’lık kısmını satın almış görünüyor. Ancak dün, yani satış işlemlerinin tamamlanmasının ardından Yunan basınında konuya ilişkin olarak çıkan haber ve yorumlara göre Yunan tarafı Finansbank’ın çoğunluk hisselerini alacakmış.
İki taraf arasındaki anlaşmaya göre, ya Finansbank hisselerini elinde bulunduranlardan yaklaşık yüzde dört ila beş civarında bir kısım hissenin Yunan tarafına satılması temin edilecekmiş ya da bankayı satan Türk tarafı kendi elindeki hisselerden bir kısmını daha satmak suretiyle Yunan tarafının çoğunluk hisselerine sahip olmasını temin edecekmiş.
Yine Yunan basınında çıkan haberlere göre, Yunan Milli Bankası yönetimi, alımı yapmadan önce kendi hükümetleriyle uzun uzun görüşmüş. Yunan hükümeti Türkiye’deki bütün risklere rağmen alımın lehinde tavır koymuş. Banka yönetimi de Finansbank’ı almaya çalışan City Group’dan çok daha yüksek bir fiyat vermiş. Çünkü amaç Türkiye’ye gelmekmiş. Bu arada Arapoğlou bizim basına verdiği demeçlerde Ali Babacan’la da görüştüğünü, Babacan’ın kendisine ‘sizin gelip yatırım yapmanızdan çok memnun oluruz, bir sıkıntınız olursa da çözeriz’ dediğini söylemiş.
Yunan basınında bu banka alımı üzerine çıkan ilginç başka haberler de var. Örneğin Yunan şirketleri 2003 yılından bu yana Türkiye’de irili ufaklı şirketler almaya başlamışlar. Alınan toplam şirket sayısı seksenlere ulaşmış. Ama Finansbank pek tabii ki en büyüğü oluyor bu alımların. Finansbank’ın alımıyla ilgili bir haber de, bankanın fiyatının gerçekten çok yüksek tutulmasıyla ilgili. Bunun Yunanistan devletinin bir kamu kararı olduğunu hissettiriyor Yunan basınındaki haber ve yorumlar. Yani adamlar bu işe tam olarak ticaret gözüyle bakmamışlar. Fiyatın pahalı olması gizli bir satış protokolünün olabileceğini ve bu işin arkasında da Wall Street bağlantısı bulunabileceğini hatırlatıyormuş, Yunan basınına göre...
Son yıllarda önce Telekom, cep telefonu şirketleri ve bankalar yabancılara satılmaya başlandı. Elimizde ne varsa, bunları yabancılara satıyoruz. Hem devlet kuruluşları hem de özel sektör bankaları yabancıların eline geçiyor. Oysa aynı dönemde gerek Amerika gerekse Avrupa devletleri yabancılara ülkelerindeki stratejik kuruluşların satılmasına karşı çıkmaya başladılar.
Mesela Fransa Gaz de France şirketinin bir İtalyan firması tarafından alınmasını engelledi. Hem de bunu milli güvenlik gerekçeleriyle yaptı. Oysa hem Fransa hem de İtalya AB üyesi. İspanya’daki bir enerji şirketinin alınmasına İspanyol halkı karşı çıktı ve satış durduruldu. Amerikalılar, limanlarının Dubaililere, enerji şirketlerinin de Çinli firmalara satılmasına karşı çıktılar.
Demek ki bu ülkeler küreselleşmeyi bilmiyorlar ve sadece biz biliyoruz !!! Biz elimizde ne varsa hepsini peşkeş çekercesine satmayı ve bu satışlarla ilgili olarak güvenlik araştırması yapmamayı marifet sanıyoruz. Allah sonumuzu gerçekten hayırlı etsin...