Zavallı TC Büyükşehir Belediye Başkanlığı - Ömer Lütfi Mete
Küresel ve bölgesel oyuncular içimizdeki gaflet, dalalet ve ihanet ehliyle birlikte Türkiye'nin bağışıklık sistemini çökertmeyi başarmışlardır. Bir devletin bağışıklık sistemi, moda deyimle 'derin devlet' olarak ifade edilen mekanizma; resmi, yarı resmi veya tamamen yasa dışı örgütlere, derin (!) çetelere benzemez! Vücudumuza dışardan sızmış minnacık zararlılarla mücadele eden savaşçılar gibi, biz farkına varmadan can güvenliğimizi ve devamlılığımızı koruyacak düzenek, devletin bağışıklık sistemidir. Bu vazgeçilmez sistemi çökertme işi, İnönü zamanında başlamış, büsbütün son nokta ise palavradan AB üyeliği manevrasıyla konmuştur! Nasıl? AB muzuyla ağzı sulandırılan batıcılık maymunları sayesinde milli intihar için gerekli 'uyum paketleri' hazırlanarak! cialis 5mg prix en pharmacie http://cialis20mgsuisse.com/5mg/prix-en-pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciebuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plusmicardisplus 80/25 mg click micardis plus 80 12.5 mg
Hakiki cevabı, tarihe ve millete karşı sorumlu olan yetkililer dahil bilmeyen yok! Fakat vatandaş olarak elleri-kolları bağlı bizler gibi, sorumlu ve yetkili zevat da seyirci durumunda!
Aradaki fark basit:
Onlar büyük nutuklar atıyorlar, biz ise küçücük yazıcıklar yazıyoruz.
Bir de içerik karşıtlığı var:
Onlar ülkeyi cennete dönüştürdüklerini anlatıp duruyorlar, biz ise ülkede cinnetin tırmandığını haykırıyoruz. Bundan dolayı da çılgına dönüyor ve vatan hainlerine geçmeyen dişleriyle eleştiren ve uyaranları ısırıyorlar.
Manzaranın resmini çıplak olarak milletin önüne koyma zamanıdır! Zira bu kafayla gidilirse devlet zannedilen acizlik çarkı büsbütün çökecek ve millet işi doğrudan ele almak zorunda kalacak.
Dilimizde tüy bitse de tekrar haykırmak farz:
Küresel ve bölgesel oyuncular içimizdeki gaflet, dalalet ve ihanet ehliyle birlikte Türkiye'nin bağışıklık sistemini çökertmeyi başarmışlardır. Bir devletin bağışıklık sistemi, moda deyimle 'derin devlet' olarak ifade edilen mekanizma; resmi, yarı resmi veya tamamen yasa dışı örgütlere, derin (!) çetelere benzemez! Vücudumuza dışardan sızmış minnacık zararlılarla mücadele eden savaşçılar gibi, biz farkına varmadan can güvenliğimizi ve devamlılığımızı koruyacak düzenek, devletin bağışıklık sistemidir.
Bu vazgeçilmez sistemi çökertme işi, İnönü zamanında başlamış, büsbütün son nokta ise palavradan AB üyeliği manevrasıyla konmuştur!
Nasıl? AB muzuyla ağzı sulandırılan batıcılık maymunları sayesinde milli intihar için gerekli 'uyum paketleri' hazırlanarak!
Zaten 'istihbarat alanındaki işbirliği' görünümlü dalalet ve ihanet sürecinde 'bataklık kurutma yeteneği' tahrip edilen Türkiye, AB manevrasıyla birlikte sinek avlamaktan dahi aciz hale getirilmiştir. Kazara avlanan sinek olursa onlara da yüksek rakımlı tepeden özel af çıkıverir!
3 Kasım seçimlerinden sonraki bir yazımda hükümetin ancak 'Türkiye Cumhuriyeti Büyükşehir Belediye başkanlığı yapabileceğini' kaydetmiştim. O sıralar partinin önemli bir danışmanı dahi 'çok doğru' demekten kendini alamamıştı. Oysa yanılmışım... Zira yapının hiç değilse görünürde devlet gibi durmaya devam edeceğini düşünmüştüm. Şimdi ise görüyorum ki durum artık iktidarın hükümet olamaması ile dahi açıklanamaz! Dışarıdan devlet gibi görünen yapı artık 'TC Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı' düzeyinin altına düşürülmüştür.
Kanıtı, 'İkinci Susurluk' denen Şemdinli vakasının aslıdır. Hatırlanacaktır; Mehmetçik katilinin tanıklığına dayandırılan yaygaraya iktidar da katılmış, 'sonuna kadar gideceğiz' diyerek güya Türkiye'nin derin ve karanlık birimlerini hedef almıştı. O zaman da 'ya bu işin altından kahpe müttefiklerin gizli servisleri çıkarsa yine sonuna kadar gidebilecek misiniz?' diye sormuştum. Oynanan oyunu sezer gibiydim. Şimdi ise işin, kahpe müttefiklerin PKK maşasıyla oynadıkları oyun olduğu belgelendi. O sıralar 'İkinci Susurluk' yaygarasını körükleyen gazeteler bile bugün manevranın ayrıntılarını manşet yapıyorlar.
Şimdi soralım:
Bu fakir oturduğu yerden Şemdinli vakasının ardında bir dış dalavere olabileceğini sezerken devlet yönetenlerin (?!) PKK televizyonunca olayın birinci dakikasında kullanılan 'ikinci Susurluk' deyimine şehvetle sarılmaları gaflet, dalalet veya ihanet hallerinden hangisi ile açıklanabilir?
Zavallı TC Büyükşehir Belediye Başkanlığı