Dünya27 Mart 2006 00:00

Aydınlanma ve Yeni Sömürgecilik - Erol Manisalı

''Aydınlanma'' dendiğinde ana başlıkları ''akılcılık, demokratikleşme, çağdaş uygarlık değerleri, bireysel ve toplumsal özgürlükler, uluslararası ilişkilerde denge'' kavramları ve aynı zamanda da amaçları akla gelir. Bu ana başlıkların ve amaçların alt başlıklarına indiğimizde, amaçların gerçekleşmesini sağlayacak politikalarla birlikte oluruz. Nelerdir bu politikalar? - Toplumda sağlık, eğitim, konut, gıda, ulaşım gibi temel gereksinimlerin karşılanmasına yönelik kamusal politikaların bulunması gerekir. Devlet (ve kamusal düzen) bunları halka vermek yükümlülüğü altındadır. - Toplumsal ve bireysel hakları birlikte sağlayarak bir hukuk düzeninin işletilmesi zorunlu hale gelir. Kamusal yarar ve hakların bireysel olanlarla atbaşı gitmesi esastır. - Kadın haklarından çevrenin korunmasına kadar uygar ve çağdaş bir düzenin kurulmasına yönelik politikalar gerekli hale gelir. Bu liste çok uzundur. Ancak, aydınlanmanın ve gerekli politikaların ana başlıkları bile önünüze bir fotoğraf koymaya yeter. Aydınlanma düşüncesine destek verenler, ''yeni sömürgeciliğin karşısında olmak ve onu durdurmak için mücadele etmek zorundadırlar'' . Bu, aydınlanmanın vazgeçilmez bir parçasıdır. coupons for cialis 2016 coupons for prescription drugs prescription drug cardsdiscount drug coupons click free discount prescription cardcialis coupons printable blog.suntekusa.com discount prescription drug cardnaproxennatrium go naproxen kruidvatfusidinezuur voetschimmel fusidinezuur creme fusidinezuur acnerenovation vejle site renovacialis walgreen coupon site cialis couponcialis sample coupon cialis manufacturer coupon 2016 cialis manufacturer coupon

Yeni sömürgeciliğin hedefleri:

- İktisadi işgali ve egemenliği hedef seçmiştir; sömürgeciliğin önündeki engelleri tamamen yıkmak ve kaldırtmak için liberal piyasaları, dışa tamamen açık ticaret politikalarını öngörür ve dayatırlar.

İktisadi olarak işgal edilmek demek, her şeyin sonu anlamına gelir. İktisadi kaynaklar ve düzen sömürgeci güçlerin eline geçince ''aydınlanmanın yerini karartma ve örtülü faşizm'' alır.

Toplumların candamarları sömürgecilerin eline geçer. Artık toplumda aydınlanmadan eser kalmaz.

- Siyasal, sosyal ve kültürel yaşam ''sömürgeci güçlerin denetimine girer'' . Siyasiler sömürgeci ülkeler için çalışmaya başlarlar. İktidara gelmek için ''kendi halklarından değil, dış odaklardan'' destek alırlar. Washington ve Brüksel onların arkasında durur.

Ülkenin küreselleştirilmesi

Dış güçlerin iktidara getirdikleri yönetimler, sömürgecinin şirketlerine, askerlerine ve kiliselerine hizmet etmeye başlar. Güçlerini kendi halkından almadıkları için halka hizmet veremezler.

Eğitimde, sağlıkta, konutta, ulaştırmada, tarımda artık sosyal devlet yoktur. Yeni sömürgeciliğin kuralları işlemeye başlar. Nedir bunlar?

1) Sağlık hizmetleri kamusal bir hizmet, toplumsal bir gereksinim olmaktan çıkarılır. ''Parası olan sağlık hizmetini piyasadan satın alır, kalan sağlar bizimdir'' zihniyeti egemendir.

2) Eğitim, sosyal devletin işi olmaktan çıkarılır. Ortada halkına sahip çıkan bir yönetim bırakılmaz; ''devlet de özelleştirilmiştir'' . Her şey piyasanın güdümündedir.

3) Ulaşımı özel otomobillerle sağlarlar. Yeraltında raylı sistem yerine, arabalar da yeraltına indirilmeye çalışılır. Ulaşım artık kamusal bir hizmet değildir. Arabası olan bile geçecek yol bulamaz hale gelir.

4) Konut, geçimlik gıda maddeleri de piyasanın tekelindedir. Üstelik ''yabancı piyasalar'' , yani sömürgeci güçler işi ele geçirmişlerdir artık.

5) Bu ''piyasalaştırma'' , ''sömürgeleştirme'' ile eşanlamlıdır. Pancarcının beline vurulurken, mısır Amerika'dan getirilir. Yerli bankacılık tasfiye edilirken mali sisteme yabancı tekeller egemen olur.

6) Sırada ormanların, limanların, ülke topraklarının özelleştirilmesi vardır. Onlar da ''serbest piyasa üzerinden sömürgecilere devredilir'' .

Toplum ve devlet artık özelleştirilmiştir. Ülkede iktisadi, siyasi, sosyal ve kültürel sistem ''piyasanın emrine'' verilmiştir. Ülke ''piyasalaştırma kanalı ile sömürgeleştirilmiş olur'' . Yani küresel bir düzen kurulmuştur.

Ortada adı konmamış ama fiilen işleyen faşist bir düzen vardır.

Bütün bunlar size bir şey anımsatıyor mu acaba?

Çok kolay bir soru...