Dış Politika23 Mart 2006 00:00

"GOP değil, Genişletilmiş Kürdistan Projesi!" - Arslan Bulut

Gazeteci Tuncer Bahçıvan, "Yapılan operasyonun adı ''Genişletilmiş Ortadoğu Projesi'' (GOP) değil, Genişletilmiş Kürdistan Projesidir. Emperyalizmin bölge aleyhine kullanacağı yeni oyunun asıl adı budur!" diyor. Delilleri de şöyle sıralıyor: "Türkiye''nin sınırlarında oluşan ''Kürdistan'' içimize sarkmaya başladı bile. Gençleri devşirip okutma bahanesiyle Kuzey Irak''a davet ediyorlar. Barzani ve Talabani Güneydoğu''lu belediyeler tarafından Nevruza davet ediliyor. Bir belediye başkanı "PKK terör örgütü değildir" diyebiliyor. Türk Bayrağı bölgede hiç taşınmaz oluyor örgütün paçavrası taşınıyor. Adadaki katil lehine slogan atılıyor, örgüte övgüler diziliyor. Ülkenin yarıdan çoğunu Kürdistan haritası içinde gösteren gösterene.En son Amerika''da Suriyeli Kürtler yaptı, Ankara bile Kürdistan içinde. Muhteşem (!) politikalar sayesinde ülkenin her yanı ''Kürdistan'' oldu.Kerkük, Musul, Telafer gitti şimdi bölgedeki ilk Türk Şehri Samarra gidiyor."discount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialissitagliptin phosphate and metformin hydrochloride gedave.ro sitagliptin phosphate side effectsabilify link abilify

Aslında, ABD''nin bu politikası, İstiklal Savaşı sırasında ABD Başkanı olan Wilson''un adıyla anılan prensiplerin içinde yer alan Anadolu''da bir Ermenistan ve Kürdistan kurulması planlarının günümüze uyarlanmasıdır. İlginçtir, ABD''nin bugünkü Ankara Büyükelçisi''nin adı da Wilson''dur! Üstelik, selefi Edelman''dan daha tehlikeli biri olduğu da anlaşılıyor!
Bahçıvan, 1 Mart tezkeresinin reddedilmemesi gerektiğini söylüyor ama, o takdirde, Mersin''den Hakkari''ye kadar Türk topraklarının da Amerikan ordusu tarafından fiilen işgal edilmiş olacağı, kendisi işgal altında bulunan bir ülkenin nasıl olup da başka ülkede operasyon yapacağı sorusuna cevap vermiyor. Kaldı ki ABD, Kafkasya ve İran''a yönelik olarak ve aynı zamanda Türkiye''nin stratejik derinliğini ortadan kaldırmak için Samsun ve Trabzon limanlarını da istiyordu. ABD''nin bugün de Karadeniz''e askeri güç çıkarma talepleri vardır. Ayrıca, Çorlu, Sabiha Gökçen, Eskişehir ve Konya da ABD''nin emrine verilecekti.
Aslında hatalar zinciri, Atatürk''ten sonra İkinci Dünya Savaşı sırasında başladı, NATO''ya girişle devam etti. Turgut Özal ile Türkiye tamamen Amerikan yörüngesine girdi!
Biliyorsunuz, Özal, "Federasyonu tartışalım" demişti de tepki gelince, "Canım, neden olmayacağı anlaşılsın diye böyle söyledim" gibi bir savunma yapmıştı.
Halbuki, o zamanki plan bir Türk-Kürt federasyonu idi ve özellikle Kerkük ve Musul''a yönelik Misak-ı Milli anlayışı tahrik edilerek, bu yönde adımlar atılmıştı.
Sanıyorum Özal''ın bu politikasını en iyi bilenlerden biri eski bakanlardan Halil Şıvgın''dır. Şıvgın, Özal''ın bu politikayı Türkiye''yi büyütmek için düşündüğünü bana söylemiştir. Ben ise "Dimyat''a pirince giderken evdeki bulgurdan olmayalım" uyarısında bulunuyordum.
Çünkü proje Türkiye''nin değil Amerika''nın projesiydi. Türk-Kürt federasyonu ile, Türkiye''nin Güneydoğusunu da Kuzey Irak ile birleştirmeyi öngörüyorlardı! Yani Bahçıvan''ın haklı olarak "Genişletilmiş Kürdistan Projesi" dediği durum!
Sonra da Türkiye''nin bir zaaf anında, bu bölgenin ayrılması gündeme getirilecekti!

***

Nitekim, Altemur Kılıç da, son çıkan Kılıç''tan Kılıç''a kitabında, Özal''ın kendisine "bir Türk-Kürt federasyonu güzel olabilir" dediğini yazıyor.
Kılıç, kitabında 1991 yılında, Tercüman''da kendisinin Genel Yayın Müdürlüğü''nden istifa etmesini, aksi halde bizim istifa edeceğimizi öngören "faks darbesi"ni anlatıyor. Evet o faksta benim de imzam vardı. Kılıç Ali''nin oğlu olduğu için saygıda kusur etmemeye çalıştığım ve insan olarak da sevdiğim Altemur Kılıç''ın istifasını istememdeki asıl sebep, o sırada Türkiye''ye sokulmak üzere olan Çekiç Güç''e, Taha Akyol ile birlikte alkış tutmasıydı. Benim hazırladığım, "Çekiç Güç kimin başına inecek?" başlıklı haber-yorum ise sürmanşet olacakken, Kılıç ve Akyol''un bu tavrı sebebiyle yayınlanmamıştı! Çekiç Güç de basında hiçbir direnişle karşılaşmadan Türkiye''ye yerleşmişti.
İşte, bugün Ortadoğu''da bulunan Amerikan askeri varlığının birinci ayağı Çekiç Güç''tür! Zaten Çekiç Güç''ü Türkiye''ye yerleştirebilmek için Kürtleri Saddam''a karşı basın yoluyla aleni olarak kışkırtan da Baba Bush ile Turgut Özal idi. Böylece sığınmacılar problemi çıkarılmış, Çekiç Güç, sanki onlara yardım için geliyormuş havası oluşturulmuştu!
Demek ki asıl mesele, Türkiye''nin Amerikan yörüngesinde bulunmasıdır. Mesele bağımsızlık meselesidir!