Quo Vadis? - Rıza Zelyut
Van Savcısı Ferhat Sarıkaya, Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan oldu. Türk Silahlı Kuvvetleri hakkında kurulan komplo onun sayesinde açığa çıktı. Bu savcı orduyu suçladı, ordu da suçlamanın maksatlı, yönlendirilmiş bir kurgu olduğunu ortaya koydu da ondan...Genelkurmay Başkanlığı'nın Şemdinli İddianamesi denilen askeri suçlayan savcılık iddianamesine karşı yaptığı açıklama ilginç bilgiler, tespitler taşıyor.Abdülrezzak Uçarer adlı birisi, imzasız ihbar mektubu gönderiyor. Mektuptaki adres bile sahte... Sahte adresli adamın iddiasını Van Savcısı Sarıkaya, Türk ordusunun komutanlarını rüşvet, kaçakçılık; görevi kötüye kullanma gibi ağır suçlamalarda bulunmak için kullanıyor.AKP hükümeti döneminde trilyonlarca liralık ihale alan Mehmet Ali Altındağ'ın ihbarları; Van savcısı tarafından, siyasi bir içerik kazandırılarak askerin yıpratılması, geriletilmesi için rampa haline getiriliyor.levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetessitagliptin phosphate and metformin hydrochloride gedave.ro sitagliptin phosphate side effects
Bu yetmedi; AKP'li milletvekilleri; Van Savcısı'nın hazırladığı bu iddianameye sahip çıktılar.
Asker; iddianamedeki kesin hataların; savcının bilgisizliğinden değil; siyasi tercihinden kaynaklandığını belirtiyor. Yani; Van Savcısı Sarıkaya'nın Şemdinli olayları için hazırladığı iddianamenin hukuki değil siyasi bir iddianame olduğu Genelkurmay Başkanlığı tarafından ayrıntılarıyla ortaya konuluyor.
Genelkurmay'ın açıklamasında Savcı Sarıkaya, kasıtlı olarak elindeki belgelerin sadece bir kısmını değerlendirip hüküm kurmuştur. Bu işi yaparken, bu savcı, 'belli görüşün temsilcilerinin etki ve telkinlerinin altında kalmıştır'
Bu 'belli görüş' sahipleri kim olabilir diye düşündüğümüzde karşımıza şu kesimler çıkıyor:
AKP'nin tepe yönetimi...
Fethullahçı çevreler...
PKK'nin siyasetteki kolu...
Avrupa Birliği... Bu olaylar olurken AB'nin Türkiye Komiseri, askerin kontrol altına alınması için yeni adımlar atılması gerektiğini söylüyordu...
Savaş suçlusu yapacaklar
Genelkurmay Başkanlığı, Van Savcısı kullanılarak yaratılan komplonun hedefinin askerin içine nifak sokmak; ordunun terörle mücadele gücünü kırmak olduğunu söylüyor. Bu iddianamenin; PKK'nin genelde söyledikleri ile benzerlikler taşıdığını, dikkatli siyasetçiler de görüyor ve bunu açıklıyor.
Gel gör ki hedef biraz daha derindir. Çünkü; Güneydoğu'da PKK terör örgütü ile mücadele eden askerin faaliyeti sözkonusu edilerek ordumuzun subayları sanık sandalyesine oturtulmak isteniyor. Yani; Miloseviç benzeri isimler üretmek isteyen Avrupa Birlikçilere bizim hükümet, Ferhat Sarıkaya eliyle bir kanal açmaya çabalıyor. Bu konu gündeme geldiğinde AKP'lilerin söyledikleri ortada. Genelkurmay'ın açıklamasından sonra AKP Grup Başkan Vekili Sadullah Ergin; basına konuşurken; 'Askerin yedeği yoksa parlamentonun da yedeği yoktur. Bundan sonraki süreçte yargı faaliyetlerinin rahat şekilde yapılması için herkesin hassasiyet göstermesi gerekiyor' demesi bu işin rengini belli ediyor.
Şırnak'ta öldürülen köylüler(!) için jandarmaya bindiren AKP'li milletvekillerinin siz hiç Gabar Dağı'nda o köylülerce (!) şehit edilen jandarmaların hesabını soracaklarını söylediklerini duydunuz mu?
Soruyorum : Türkiye nereye gidiyor?