Siyaset18 Mart 2006 00:00

Güneydoğu sınırına yabancı kiracı.. - Uluç Gürkan

Bu sorulara, gönül rahatlığıyla evet, bu mümkün yanıtı veremiyorum. Ötesinde, günümüz dünyasında sınır arazilerinin işletmesini yabancıların kullanımına bırakmış bağımsız bir ülke olduğunu da sanmıyorum. Türkiye’nin bu konuda bir ilk olma hevesine gelince, gerçekten derin bir kaygıyla izliyorum. Melih Aşık dostumuz Milliyet gazetesindeki köşesinde günlerdir kamuoyunun dikkatini çekmeye çalışıyor.. Güneydoğu sınırındaki mayınlı araziler temizlenip tarıma açılacak. Ancak bunun bölge halkına hiç bir yararı olmayacak. Elde edilecek iki Kıbrıs büyüklüğündeki tarım arazisi yabancılara kiralanacak.acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadadiscount drug coupons click free discount prescription cardcialis forum link cialis bez recepta

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün Kızılcahamam toplantısında bu konuda AKP milletvekillerine verdiği bilgi, Melih Aşık’ı doğruluyor.

Bakan Gül, başlangıçta mayın temizleme işinin maliyetinin 40-50 milyon dolar düzeyinde hesaplandığını, ancak daha sonra maliyetin 500 milyon dolara kadar çıkacağının anlaşıldığını söylüyor. Maliyetteki bu artışın nedenini de şöyle açıklıyor:

Mayınlar 50 - 60 yıllık. Zaman içinde sel, rüzgar, kar gibi dış etkenlerden çok etkilenmiş bulunuyorlar. Şu an mayınların yeri değişmiş durumda. Bu nedenle teknik sorun yaşıyoruz. Elde bulunan haritalar işe yaramıyor..

Eldeki haritalar işe yaramayınca işin son derece zorlaştığını ve maliyetinin on katına çıktığını kaydeden bakan Gül, bu durumda yabancıların işin içine girmesini kaçınılmaz sayıyor:

500 milyon doları devlet bütçesinden karşılamamız mümkün değil. Bunu dışarıya vermek istemezdik ama kim alırsa ona vereceğiz. İhaleye çıkacağız. Mayınlı arazileri, temizlenmesi karşılığında kim isterse 49 yıllığına devredeceğiz.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, hükümetin bu iş için 13 Haziran 2005 tarihinde gizli bir kararname çıkardığını ileri sürüyor.

***

Hiç olacak iş mi?

Mayın temizleme işinde paralı yabancı şirketlerden çok daha ciddi bilgi birikimine sahip olan Türk Silahlı Kuvvetleri nerede? Niçin devre dışı kalıyor?

Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’in konuya ilişkin sorusunu yanıtlarken, mayın temizleme işini önce Kara Kuvvetleri ile görüştüklerini, askerin hem çok pahalı olduğu hem de yeni şehitler verilmesine yol açacağı endişesiyle işi yapmak istemediğini söylüyor. Ancak kısa bir süre sonra Milli Savunma Bakanlığı Genel Sekreteri Kurmay Albay Mustafa Küçükayan bir açıklama yaparak, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın, işi 35 milyon dolarlık bir bütçeyle yapabileceğini bildirdiğini, ancak bu paranın verilmediğini belirtiyor. Ordu şehit verecek diye böyle bir görevden kaçmaz diye de ekliyor.

***

Türk Silahlı Kuvvetleri, Güneydoğu sınırındaki mayınlı arazilerinin temizlenmesi işinde var mı, yok mu? Varsa, bu işi gerçekten 35 milyon dolarlık bir bütçeyle mi yapmayı öneriyor?

Bu soruların yanıtları Türkiye Cumhuriyeti için yaşamsaldır.

35 milyon dolar ile 500 milyon dolar arasındaki on katı da aşan maliyet yüksekliği, işin sadece parasal boyutudur. Onun ötesinde, hiç kuşkusuz çok daha önemli olan, maliyet yüksekliği gerekçesiyle Güneydoğu sınırında tarıma açılacak arazinin yabancılara, Ankara kulislerinde fısıldananlara inanmak gerekirse İsraillilere kiralanacak olmasıdır.

Böylesi bir olay kabul edilemez. Atatürk’ün gençliğe hitabesindeki gaflet ve dalalet vurgularıyla dahi açıklanamaz.