BATI''nın Büyük Kürdistan dosyası (1): PKK ile hamileri yol ayırımında! - Sadi SOMUCUOĞLU
Sanki bir strateji değişikliği var gibi. Acaba yeni strateji, PKK''yı "Türkiye Federasyon"u hedefinden vazgeçirtip, Barzani liderliğindeki "Büyük Kürdistan" projesine katmak mı?Nevruz yaklaşıyor. Dönüm noktası hadiselerin yaşanacağının kuvvetli işaretleri var. Uluslararası maşa olan PKK sahneye sürülmeye devam ediliyor. Hem de tahkim edilmiş şekilde. Belki daha sonra karşısına çıkarılması planlansa da, şimdilik PKK''nın hemen yanı başında Barzani ve bölge halkının "dini" hassasiyetlerine hitap eden "yerli Hizbullahlar" başta, bilinen-bi-linmeyen bir yığın iç ve dış güçler devreye sokuluyor. Sadece ABD veya tek tek Avrupa ülkelerinin değil, kurucusu olduğumuz Avrupa Konseyi, ikinci büyük ortağı olduğumuz NATO, üyesi olmak için can attığımız AB''nin de içinde yer aldığı öyle geniş bir organizasyonla karşı karşıyayız ki, her biri çeşitli roller üstlenmiş. new prescription coupons free prescription cards discount online cialis couponsnaproxennatrium go naproxen kruidvatfusidinezuur voetschimmel read fusidinezuur acnesymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort a alkohol symbicort cenasitagliptin phosphate and metformin hydrochloride gedave.ro sitagliptin phosphate side effectsbuscopan link buscopan plus
Terörün, 2-3 yıl gibi kısa sürede nasıl siyasallaştırıldığına hep birlikte şahidiz. Ama çok önemli bir safhaya gelindiğini gösteren, bilinmeyeni çok yeni denklemler sözkonusu. Sanki malum planlar hızlandırıldı, öne çekildi. Neden? Çok sıkışan İsrail''i bir an önce güvenliğe kavuşturmak için mi? Çok "uyumlu" bazı yet-kililerimizin yıpranma sürecine girmesinden ve başta Türkiye, bölgedeki büyük uyanıştan mı? Büyük Kürdistan''ın senarist, yapımcı ve oyuncuları düğmeye bastı. Bu belli de, içimizde neler oluyor, kim hangi tarafta, ne yapıyor veya yapmıyor? Şu sahneleri nasıl yorumlamamız gerekiyor?
Öcalan bile şaşırdı
Teröristbaşının İmralı''dan Kandil''i idare etmesi, "demokrasi" nin gereği sayılmışken, şimdilerde hücre cezasına çarptırılıyor. İmralı İç Yönetmeliği değiştirilip, görüşmeleri kısıtlanıyor, gazeteleri artık Jandarma değil Savcılığa veriliyor. Ve bunlar kışkırtma bahanesi yapılarak, Güneydoğu karıştırılıyor. Herhangi bir Türk basın organı değil de, Amerikan haber ajansı AP, teröristbaşının kalp spazmı geçirdiğini yazıyor. Ortalık yine karışıyor, karıştırılıyor. Bir önceki görüşmede avukatlarına, "İmralı ABD''ye bağlı. Dünyanın ilk Guantanamo''su. İntihara sürüklenmek isteniyorum" gibi iddialarda bulunan teröristbaşı dahi, haberi AP''nin geçmesini "düşündürücü ve ilginç" buluyor. Bir dış komplo ile Türk-Kürt savaşının çıkartılmak istendiğini ileri sürüyor.
TSK''yı hedef aldılar
Ne ilginçtir, teröristbaşının en büyük hamisi AB''den ise tek ses çıkmıyor. AİHM, "yeniden yargılama" kararı verdiği halde, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi konuyu görüşmeyi erteliyor. Bugüne kadar her şeye "baş üstüne" diyen, teröristbaşı ile ilgili kararın da "gereğinin yapılacağı" nı söyleyen AKP iktidarı, şimdilerde ne olduysa, "yeniden yargılama mümkün değil" görüşünü savunuyor. Başka? Faili meçhuller ve örgüt içi operasyonların güvenlik güçlerine fatura edilmesi. Toplu mezarlar bulunup, Türkiye''nin AİHM eliyle cezalandırılması. Bunların "insanlık suçu" olduğu, Türkiye''nin "savaş" kurallarına uymadığının söylenmesi. Sadece AB değil, BM''nin de, Uluslararası Ceza Mahkemesi''ni kabul etmemiz için bastırması. Ve PKK''lı kitapçıyı değil, doğrudan TSK''yı hedef aldığı görülen Şemdinli bombası.
Sınıra muhafız
Tüm bunların üstüne Balkanlar''ı kan gölüne çeviren Miloşeviç''in, suç ortakları batılı devlet adamlarını ısrarla Uluslararası Ceza Mahkemesi''nde şahitliğe çağırırken, beklenmedik bir anda devreden çıkması veya çıkarılması!..Ne zamanlama, ne ilginç gelişme, belki de bir mesaj, değil mi? Daha? AB, Avrupa Konseyi ve BM''nin isteği üzerine, ülkemizdeki kanlı terör ve tehdit arttığı halde, sınırlardaki mayınları temizleme çalışmaları. Bu işin yapılması ve sınıra sıfır arazilerin işletilmesinin yabancılara verilmesi planları. Sınır güvenliğini jandarma değil, profes-yonel bir sivil sınır muhafız teşkilatının sağlaması hazırlıkları. Daha başka? Osman Baydemir''in, AB''den sonra ABD''de kabul görmesi. Diyarbakır Belediyesi''nde düzenlenen "Hasankeyf''i Yaşatalım" Sempozyumu''nda "tarihle bağlantısı kopan milletler yaşamaz" denip, çocuklara stand açtırılıp, "Tarihimiz için bir imza" kampanyası düzenlenmesi. Çok güzel. Ah bir de Avrupa Parlamentosu, "Özellikle Hasankeyf, Ani, Zeugma ve Akdamar gibi yerlerin değerlendirilmesi, Türkiye''nin etnik ve dini azınlıklara bakışını ispat eder" kararı almış olmasa!..Demek ki Hasankeyf ve diğerleri Türkiye''nin, Türklerin değil, "etnik azınlıkların" mış. Planın ilk bölümü çok açık. Sadece bir "millet" yaratıp, Güneydoğumuzu siyasi, ekonomik ve hukuki yöntemlerle koparma hesabı değil, devamında o "millet" e "soykırım" yapıldığı iftirasının yığınakları. Hasılı 1000 yıllık etle-tırnağın parçalanması, milli-üniter Türkiye Cumhuriyeti Devleti''nin çökertilmesi.
Humeyni modeli mi?
Bugüne kadar uygulanan yöntemlerle sonuç alamadılar. TSK''ya güç yetiremediler. Dahası 150 senedir bölge halkını ele geçiremediler. Belli ki, terör örgütü ve hamileri yol ayırımında. En önemlisi sanki bir strateji değişikliği var gibi. Acaba bu, PKK''yı "Türkiye Federasyon" u hedefinden vazgeçirtip, Barzani liderliğindeki "Büyük Kürdistan" projesine katmak mı?
PKK''nın yerine hangi güçler hazırlanıp, yedeklendi? Bu defa strateji ne? Teröre devam mı, yoksa terör ve kitle hareketleriyle birlikte, ipi yine dış güçlerin elinde olan "ekonomik kriz" ve "din" silahları mı kullanılacak? Güneydoğu''da, tüm bu güçler bir arada veya ayrı ayrı mı kullanılacak? Her halükarda, İsrail''e "yar ve yem edilmek" üzere!..
Truva Atları
Elbette ki bu büyük suikastı engelleyecek gücümüz var. Ama en önce içimizdeki Truva Atları, onların dışarıdaki patronları ile sahte "özgürlük, demokrasi, insan hakları, hukuk" gibi tuzaklarını deşifre etmemiz, sonra da "yeter" deyip, ayağa kalkmamız gerekiyor. İşte bu dosyada, ülkemize kurulan siyasi, ekonomik ve hukuki tuzaklarla, o "patronların" bir bölümünü tanıtmak istiyoruz.
Düğmeye basıldı
Bölücübaşı Öcalan''ın yakalanmasının ardından terör hızlı bir siyasallaşma sürecine girdi. Süreç son iki yılda tamamlanma aşamasına geldi. Belki de Büyük Kürdistan''ın senarist, yapımcı ve oyuncuları düğmeye bastı.