AB'nin ipi mi? - Rıza Zelyut
Yaşadığımız yüzyılın temel gerçeğini artık herkes görüyor: Uluslararası çaptaki sanayi ve ticaret tekelleri, sınırları ortadan kaldırmaya çalışıyor. Her ülkede bulunan azınlıklar kullanılarak sınırlar çatlatılıyor ki sermayenin önündeki engel yok edilsin. Bu iş de demokratikleşme adı altında ambalajlanıyor. Türkiye'de Kürt sorununun öne çıkartılması da Ortadoğu'nun en kuvvetli devleti Türkiye'yi bir iki yerinden çatlatmaya yönelik çabaların sonucudur. PKK'nin muazzam para ve silah kaynağı, işte bu uluslararası tekellerdir.Uluslararası para tekelleri; Türkiye'yi şekillendirmek için Amerika-Avrupa çizgisindeki neo-con gazetecileri ve kendisine liberal-demokrat etiketi yapıştırmış üniversite öğretmenlerini kullanıyor. Prof. veya doçent unvanlı bu kişiler; tamamen ideolojik bir tavır içinde; Türkiye'nin geleneksel/tarihi/kültürel değerlerini yok etmeye çalışıyorlar. Bunların Kürtçü olmaları da Kürt sevdalarından değil; ABD-AB merkezli para kuruluşlarının emirlerinin böyle olmasındandır.discount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialiscialis forum link cialis bez receptacleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mgrenovation vejle renovation skive renovaarcoxia 90 mg wikipedia read arcoxia cena
Türkiye'de zorla azınlık yaratmaya uğraşan Avrupa Birlikçiler, bu uyarıyı değiştirdiler. Geçenlerde yapılan Kürt Konferansı'nda konuşan Hasan Cemal; hükümete ve halka 'Avrupa Birliği'nin ipine sarılın!' çağrısı yapmış. Başbakan Erdoğan'ın, 'aydın' diye öne çıkardığı bu kişilerin tümünün niyeti, isteği, hedefi bu...
Acaba şimdi sormazlar mı? Başbakan Erdoğan da bu çağrının hedefinde midir? Avrupa Birliği'nin ipi; Allah'ın ipinin (Kuran-ı Kerim) önüne mi geçirilmektedir? Başbakan da bu durumu kabullenmekte midir?
İŞBİRLİKÇİ AYDINLAR
Yaşadığımız yüzyılın temel gerçeğini artık herkes görüyor: Uluslararası çaptaki sanayi ve ticaret tekelleri, sınırları ortadan kaldırmaya çalışıyor. Her ülkede bulunan azınlıklar kullanılarak sınırlar çatlatılıyor ki sermayenin önündeki engel yok edilsin. Bu iş de demokratikleşme adı altında ambalajlanıyor. Türkiye'de Kürt sorununun öne çıkartılması da Ortadoğu'nun en kuvvetli devleti Türkiye'yi bir iki yerinden çatlatmaya yönelik çabaların sonucudur. PKK'nin muazzam para ve silah kaynağı, işte bu uluslararası tekellerdir.
Uluslararası para tekelleri; Türkiye'yi şekillendirmek için Amerika-Avrupa çizgisindeki neo-con gazetecileri ve kendisine liberal-demokrat etiketi yapıştırmış üniversite öğretmenlerini kullanıyor. Prof. veya doçent unvanlı bu kişiler; tamamen ideolojik bir tavır içinde; Türkiye'nin geleneksel/tarihi/kültürel değerlerini yok etmeye çalışıyorlar. Bunların Kürtçü olmaları da Kürt sevdalarından değil; ABD-AB merkezli para kuruluşlarının emirlerinin böyle olmasındandır.
Bunlar; son olarak; yine ABD-AB etkisindeki bir üniversitede toplanıp Türkiye'nin Kürt Meselesi adlı konferans düzenlediler. Toplantıyı düzenleyen olarak 'Empati Grubu' ve 'Helsinki Yurttaşlar Derneği' adlı iki dernek gösteriliyor. Soruyorum: Kimdir bunlar? Kaynakları nedir; kurucuları kimlerdir? Hangi yurttaşı, hangi milleti, hangi ülkeyi temsil etmektedirler. Konunun bu denli içinde olan birisi olarak ben bile tanımıyorum bunları...
YOL GÖSTEREN
Eskiden radyoda türkü okunurken bir duyuru çarpardı kulağınıza: 'Uzunhavaya, divan sazıyla Bayram Arıcı yol gösteriyor.'
Bizim sınır çatlatıcı Kürtçülere de Başbakan Erdoğan yol gösterdi. Hatırlayınız; Başbakan; 'Türkiye'de Kürt sorunu vardır!' diyerek büyük bir sosyolojik buluşa imza atmıştı. Bu müthiş keşfi özel üniversiteler; uluslararası para piyasasına işte böyle bir konferans düzenleyerek pazarladılar. Yani Kürt sorununun siyasi fikir babası ve bunu Türkiye'ye dayatan kişi Tayyip Erdoğan olmuştur. Kendisini; bu parlak fikri nedeniyle biz de hararetle kutluyoruz.
Gel gör ki; bu millet; kendisini bölmeye çalışan kişilere ve kuruluşlara asla pabuç bırakmadı ve onları da affetmedi. Basını ele geçiren yeni Ali Kemaller; bilsinler ki bu millet bir gün 'Yeter gayri!' diyecektir. İşte o zaman onlar için Kıyamet Suru çalmış olacaktır... Onların o gün sarılacakları bir AB ipi kalmayacaktır. Şimdilik ötüşsünler bakalım fideliklerinde...