Bizim savaşçılar susuyor - Rıza Zelyurt
Neo-con terimi; Birleşik Amerika'da, 'yeni muhafazakar' denilen savaş yanlısı saldırgan siyasetçileri anlatıyor. Bunlara, 'şahinler' denildiği de oluyor.Bu neo-con takımı, şu anki Amerikan Başkanı Bush'un politik çizgisini şekillendirdi. Amerika'nın dış politikasını; silahlı güç ihraç etmeye dayayan neo-con zihniyeti; zorbalığı yasallık olarak tanımlayan bir çizgiye sahip.Amerika, zor kullanarak yabancı ülkelere demokrasiyi götürmeli... Bu demokrasi de elbette Amerikan malı olmalı ve ABD çıkarlarına hizmet etmeli... Bu yüzdendir ki Bush, Amerikan ordusunu kullanarak Afganistan'a girdi; peşinden Irak'a saldırdı. Amerikan kamuoyunu yönlendiren neo-conlar bu sürecin mimarları olarak Bush'u alkışladılar. cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciecialis coupons printable link discount prescription drug cardcleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mg
Gel gör ki zor kullanarak demokrasi ihraç etme girişimleri dünyada ABD'nin istediği gibi sonuçlar vermedi, vermiyor. Afganistan'da hala düzen kurulabilmiş değil. Hükümet, kukla görüntüsünde ve kırsal alanda hiç etkisi yok. Irak'taki durum buradan çok daha kötü. 130 bin kişilik Ameirkan ordusu ve Basra'daki İngiliz ordusu Irak'ta düzeni sağlayamadı. Bu durum; neo-conların Amerika'da, masa başında yaptıkları dünyaya nizam verme hesaplarının işe yaramadığını gösteriyor.
Onlar da hatalarını anlamış bulunuyorlar. Başta Karanlıklar Prensi Richard Perle olmak üzere, düşünür Francis Fukuyama, yazar George Will, gazeteci Andrew Sullivan, William Buckley, neo-con olarak eski görüşlerinden çark ettiler.
Şişinmeyin
Amerikan neo-con'ların Türkiye'deki kopyaları, 'Amerika çok güçlü. Oradan bir düğmeye dokunurlar; füzeler gelir Irak'taki isyancıları bulur, yok eder. Kimse Amerika'ya direnemez.' diyorlardı. Bunu derken de bizim halkımıza, 'Kızarsa, Amerika bizi de yerle bir eder!' anlamına gelen korkutucu propaganda yapıyorlardı.
ABD'nin Irak'a saldırısı kapıyı çaldığında; Amerikan neo-con'ların ülkemizdeki kalitesiz taklitleri; 'Türkiye, ordusunu ABD'nin yanında savaşa sokmalı. Irak'a biz de girmeliyiz.' anlamına gelecek sayısız yazılar yazıyorlardı. Hem de ne şişinmelerle...
Eseriniz ortada
Bugün ABD; Irak'ta bataklığa saplanmış gözüküyor. Bunu öngördüğümü; benim 2002-2003 tarihli yazılarımı okuyanlar görecekler. Eğer TBMM, 1 Mart 2003 tarihinde; hükümetin Irak'a asker gönderme içerikli tezkeresini reddetmese idi; şimdi halimiz çok çok kötü olacaktı. Amerika, ekonomisi sağlam olduğu için Irak macerasındaki kötü tabloyu kaldırabiliyor. Ya biz ne yapacaktık?
Amerikancı gazetecilerimiz, bu sorunun cevabını veremediler, veremiyorlar. Sadece cumartesi günü Hürriyet Gazetesi'nin neo-con'larından Ertuğrul Özkök, savunmaya çalıştı bu Amerikancı politikayı... O da kendi içinde bir yığın çelişkiye düşerek... Güya, eskiden Irak'a girmemize karşı çıkanlar, şimdi bunu istiyorlarmış?... Bu tespite yukarıdaki kargalar bile güler...
Kıblesini dolara çevirenlerin yazdıklarına itibar edenlerin sonu felaket olur. İyi ki TBMM; 1 Mart 2003'te bunlara değer vermemişti.