İran, bizim kalkanımızdır - Rıza Zelyurt
Birleşik Amerika, Irak'ta oynadığı oyunu, şimdi İran için yeniden sahneye koyuyor. Irak yönetimini demokratik olmamakla, kimyasal silah üretip dünyayı tehdit etmekle suçlamıştı Bush yönetimi. Şimdi aynı gerekçeler İran için piyasaya sürülüyor. İran da Amerika'nın bu kötü niyetini biliyor; o yüzden baş eğmiyor.İran için ABD, en başından beri temel rakiplerden birisi oldu. Çünkü, İran yönetimi, ABD'nin bölgede kurduğu hegomonyanın kendisini er geç tehdit edeceğini biliyordu. Üstüne üstlük Şii İran, Sünni krallıklarla işbirliği halindeki Amerika yüzünden kendisini bu İslam coğrafyasına açamıyordu.İran'ın ABD'ye rakip gözüyle bakmasının bir diğer nedeni de Amerika'nın bölgenin haydut devleti olan İsrail'i koruyup kollamasıydı. İsrail'in saldırgan politikasının arkasında bulunan temel güç aslında ABD idi; bunu İran biliyordu. Bu yüzden İran yönetimi ABD'yi birinci düşman ilan etmiş ve ona 'Şeytan Amerika!' demeye başlamıştı. ABD'nin kötü olduğu 25 yıldan fazladır halka yukarıdan aşağı doğru aktarılan temel slogan oldu.
Gerçeği görelim: Türkiye; er-geç ABD ile çatışma konumuna gelecektir. Çünkü, ABD; bizim bölgemizde tek güç olarak kendisini görüyor. Burada güçlü ordu, tek parçalı devlet istemiyor. Bölgede kargaşa yaratıp buraların düzenleyicisi gibi ortaya çıkmak ABD'nin temel taktiğidir. Bunu görürsek; amacın Türkiye'yi kargaşaya itmek olduğunu da görürüz.
Ayrıca Amerikan yönetimi ve bunları yöneten neo-con'lar; Türkiye'yi aday haydut devlet olarak görmektedir. Bush Doktrini ile açığa vurulan bu gerçeği görmezden gelmek kendi kendimizi kandırmaktan başka şey değildir.
Amerika, bir yandan İran'ı tehdit ederken;bir yandan da Türkiye'yi zorluyor. Son olarak ABD donanmasının yasalara aykırı olarak Karadeniz'e açılma girişimi gündeme geldi. Türkiye'nin Montrö Antlaşması ile elde ettiği Boğazlar'ın kontrolü hakkını bile bu dost Amerika kabul etmek istemiyor.
Öte yandan; ABD'nin İran'a saldırmasında Türkiye'nin yardımına ihtiyacı yok. Gel gör ki Bush yönetimi inatla Türkiye'yi bu hukuksuz işlerinde yanında hareket etmeye zorluyor. Irak'ta yaşadığımız süreç; bunun en açık kanıtıdır.
ABD; şimdi İran için de Türkiye'yi zorlayacaktır. Bu durum, bölgemizi daha büyük bir istikrarsızlığa atacak, kaybeden en önemli ülke de Türkiye olacaktır. Çıkacak bir savaşın bir parçası olmasak da yitiren biz olacağız. Çünkü, ekonomik atılımımız duracak, ihracatımız, turizmimiz darbe yiyecektir. Tehlikeli ilan edilecek bu bölgeye yabancı yatırımcı da yönelmeyecektir.
İşte ABD'nin yapmak istediği de budur. Türkiye'nin iki ayağı üzerinde durmasını engellemek. Hep ABD yardımına muhtaç halde tutmak...
Bu olumsuz gelişmeyi engellemenin yolu da ABD'nin İran'a saldırmasını engellemekten geçiyor. Dikkat ediniz; İran'dan sonra sıra Türkiye'de olduğuna göre İran bizim kalkanımız konumundadır.
İran'a kalkan olursak aslında kendi geleceğimizi korumuş olacağız.
Hükümet acaba bu gerçeği görerek ona göre ince bir politika uygulayabilecek mi?