Dış Politika6 Mart 2006 00:00

Etrafımızda Yeni Tehditler Gelişiyor - Bülent Esinoğlu

Onlar “seçilmiş travma” da dese, “paranoya”da dese “körü kürüne inanç”ta dese yurtsever aydınlar ülkelerine karşı görevlerini çekinmeden yapacaklardır. Haçlı İrtica’nın, yani Batıdan saldıran emperyalizmin ortaya koyduğu tehditleri analiz etmek ve halkını bilgilendirmek gibi bir görevleri vardır. Bazı tehditler var ki,  Türk Halkı artık bunların farkında. Esas ana paket tehdit GOKAP’tır. Tayyip Erdoğan’ında eş başkanı olduğu Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey  Afrika Projesi tehditlerin genel kapsamını oluşturur. Bu tehdide Avrupa’nın da dolaylı desteği vardır. Bir ülke düşünün ki o ülkenin meclisinin kararı olmaksızın başbakanı başka bir devletin projesinde görevli. Düşünün ki bir devlet memuru devletinin izni olmadan CIA’da çalışıyor. Böyle bir durumda biz bu memura ne sıfat verirdik? Neyse bugünkü görevimiz tehditleri analiz etmek olduğuna göre onu yapalım.levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetesnew prescription coupons sporturfintl.com online cialis couponsdiscount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription carddiscount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialiscialis forum cialis prodaja cialis bez receptacialis walgreen coupon site cialis coupon

Önce gelişmekte olan yeni tehditleri söyleyelim ve bunlar üzerinde duralım. Bunlardan birincisi Aktif Çaba (Operation Active Endeovour) adı ile anılan  Amerikanın Kara Denize girmesi projesi. NATO’nun girmesi olarak konuşulan ancak her hali ile sırıtan bu girişim aslında Türk-Rus ilişkilerini berhava edecek bir girişimdir. Burada şunu hatırlatmak isterim ki Trabzon niye bu kadar karıştı şimdi  daha iyi anlaşılıyor. Ancak Amerikanın Kara Deniz’e girme işi yalnızca Trabzon’u ilgilendirmiyor. Ukrayna’daki gelişmeler Amerikanın Kara Deniz sevdası için çok önemli. Ukrayna’da 26 Mart’ta yapılacak seçimler çok önemli. Eğer Amerikancı bir başbakan bulurlar ise bu işin önemli bir kısmını geçmiş olacaklar.

Ukrayna seçimleri Boğazların kaderini de belirleyecek. Ancak, Çanakkale ve İstanbul Boğazlarını tehdit eden yalnızca Ukrayna’daki seçimler değil, Bulgaristan’da inşa edilmekte olan yeni ABD üsleridir. Amerikanın Kara Denize çıkması demek Kafkasların kan gölüne dönmesi demektir.

Bu gün söyleyeceğimiz ikinci tehdit, İsrail’in NATO’ya girecek olmasıdır. Aslında GOKAP’ın devamı olan, yani ana paketin muhtevasında olan bir projedir. Bunun manası şudur, Türkiye’nin İran’a karşı kullanılmasında Meclise ihtiyaç kalmayacaktır. NATO’da alınan kararlar uluslar arası hukuka uygun olduğuna göre (Amerikan talimatlarına uygun diye de okuyabilirsiniz). Buna diğer emperyalist blok (AB) de zaten hazır.

Üçüncü tehdit ise şudur. Kerkük-Hayfa petrol hattı boru çapı da genişletilerek inşaatına devam edilmektedir. Bunun iki manası vardır. Biri Kerkük-Ceyhan petrol boru hattına ihtiyaç ortadan kalkacaktır. İkinci manası da, Kerkük petrolü ABD’nindir. buna kimse el uzatamaz.

Söylenen bu üç tehdit yeni gibi görünmekle beraber hiç de yeni değildir. Ama biz yeniymiş gibi düşünelim.

Kıbrıs’tan gelen tehdidi söylemeye gerek yok. İstanbul’un  Konstantinopolis yapılması yani Ekümenlik tehdidi duruyor. Emperyalistlerin Ermeni Soykırımı Yalanı yoluyla sürdürdükleri tehdit devam ediyor. PKK’yı ABD’nin Türkiye’yi istikrarsızlaştırmak için kullandığını herkes zaten biliyor. Misyonerlik faaliyetleri Batının hiç vazgeçmediği faaliyettir. Gizli siyasi faaliyetin ana çekirdeği misyonerlik faaliyetidir. Özelleştirme başlı başına bir tehdittir. Türkiye’nin içi boşaltılmaktadır. Özelleştirme sadece bir yağma değildir. Daha önemli yanı ülkeyi parçalamanın başka bir ifadesidir.

Efendim bunlar tehdit değildir. Siz uluslar arası ilişkileri (Amerikanın talimatlarını) tehditmiş gibi koyuyorsunuz diyorsanız, bana paranoyadan başka bir şey kalmıyor.