TÜRK SANCAĞININ ŞÂNINI CANINDAN AZİZ BİLENLER - Hüseyin Mümtaz
“Normal şartlarda” ve yerleşik geleneğe göre Orgeneral Büyükanıt 30 Ağustos 2006’da Genelkurmay Başkanlığı’na atanacaktır. Şemdinli olayı dolayısı ile Kara Kuvvetleri Komutanı hakkında soruşturma evrakı düzenlenmesininin tek nedeninin bu atamayı engellemek olduğu değerlendirmesine ise ne yazık ki katılamıyorum. Amaçlardan biri belki de budur. Ama özellikle öne çıkarılan bu “görünen amaç”, AB süreci ile içine sokulduğumuz sistemin “örtülü amacını” gizlememelidir. Çünkü Büyükanıt ile beraber iddianamede Van Asayiş Kolordu Komutanı Korgeneral Uğurlu, Hakkâri Tugay Komutanı Tuğgeneral Erdal Öztürk ve İl Jandarma Komutanı Albay Eren Kubat’ın da adları geçmektedir. Asker sorumlular hakkında açılan akçalı suistimal davalarının süratle sonuçlandırılıp; aynı durumdaki siyasilerin “zaman aşımından” affı şahaneye mâruz kalmaları kamuoyunu veya kimleri ne kadar rahatlatıyor bilmiyorum.new prescription coupons lilly cialis coupon online cialis couponscleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mg
Bu birinci aşama..
İkinci aşama, asker şahıslar hakkında artık sivil siyasilerden farklı olarak “mesleki tasarrufları” açısından da dava açılmaya başlanılmış olmasıdır.
Siz don-bebek-hortum hariç; ülkeyi Kore savaşına soktu, yahut AB yolunda rezil etti; kırmızı çizgilerimizi savunamadı, Kıbrıs’ı sattı türünden bir soruşturma açıldığını hatırlıyor musunuz?
Bu; AB sürecinde geldiğimiz, getirilmek istenildiğimiz nokta mı? İstediğimiz tam olarak bu mu? Nereye kadar uzanacak?
1985’de 15 yıl sürecek; Orgeneral Güreş’in tanımlamasıyla “düşük yoğunluklu bir çatışmanın” içine girdik.
2000’de PKK’nın beli “askeri açıdan” kırıldı.
O tarihten itibaren AB’nin desteği ile askeri alanda kaybettiği mevzileri siyasi alanda kazanmaya başladı.
Şu haber çok sıcak.. Bugünkü gazetelerde çıktı:(5 Mart 2006)
“PKK’LILARA SÜREKLİ AF.DHA - DİYARBAKIR - PKK'dan kaçıp güvenlik güçlerine teslim olanların, eğer silahlı eyleme katılmamışlarsa ceza almaktan kurtulmaları için bundan böyle 'pişmanlık' veya 'topluma kazandırma' yasaları gibi yeni bir yasa beklemesine gerek kalmadı. Örgütten kendi isteğiyle ayrılan bir PKK'lının avukatının temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 'herhangi bir suça iştirak etmeyenlerin, yürürlükte olan yeni TCK'nın 221/2 maddesine göre, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak ceza alamayacağı' sonucuna vardı.”
Fotoğrafın bütününü okuyabiliyor musunuz?
“Düşük yoğunluklu çatışmanın” taraflarından birine “sürekli af”..
Fakat diğerine soruşturma, yargılanma ve belki de mahkûmiyet..
Varacağınız sonuç elbette duruş noktanıza göre olacaktır.
Anayasa’nın 1-2-3 ve 66’ıncı maddelerine göre devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü korumak ve kollamak uğrunda başlığa bir bölümünü aldığımız yemini etmiş ve hâlâ, yıllar geçtikten sonra bile yemininize sâdıksanız; terfi-tayin tartışmalarına-dedikodularına hiç girmiyorum, yukarıda adı geçen üç general ve bir albay “kahramandır”.
Ettikleri yeminin gereğini yerine getirmektedirler.
Ve bunun için kovuşturulmaktadırlar.
Büyükanıt ne diyor; “Madem öyle yargılasınlar. Ben bu nedenden dolayı yargılanmaktan gurur duyarım. Üstelik çıkar o mahkemede avukatlığımı bizzat kendim yaparım. Çünkü bu benim için bir gururdur. Biz bu yola hayatımızı koyduk. Neye mi? Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığına. Bugüne kadar bu dava uğruna dağlarda çarpıştık. Mahkeme kürsüsünde de fikirlerimizi söyleriz." (Hürriyet. Oya Armutçu’nun haberi. 5 Mart 2006)
9 Uyum paketi, bilmem kaç İlerleme Raporu, Papa II’inci İnnocenti’nin dev heykeli önünde ve Beethoven’in 9’uncu Senfonisi eşliğinde imzalanan AB Anayasası’nın Türkiye’yi getirdiği süreç işte bu süreçtir.
Çorbada tuzu olanlar kına yaksın...
Türkiye süratle nihai hesaplaşmanın yaşanacağı günlere sürükleniyor.
Önce kendinize “12 yıldız mı, ay-yıldız mı?” sorusunu sorun ve ona göre duracağınız noktayı belirleyin.
Ya Atatürkçüsünüz ya AB’cisiniz..
İki arada bir derede durup her tarafı idare edeyim deme lüksüne sahip değilsiniz.
6 Mart 2006
“57’iNCİ ALAY ÇANAKKALE’DE, TRABLUSGARP’TA, FİLİSTİN’DE, SAKARYA’DA
57’inci ALAY KARABAĞ’DA, KARASU’DA, KERKÜK’TE, KIBRIS’TA
57’İNCİ ALAY HERYERDE
HEPİMİZ 57’İNCİ ALAYIN NEFERİYİZ”