Ekonomi5 Mart 2006 00:00

Küresel sermayenin taşeronu Koç, Tüpraş'ta işgalci!

TÜPRAŞ’ın yüzde 51 hissesinin Koç Holding’e satılmasına karşı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun verdiği karar halen uygulanmıyor. Karar 2 Şubat’ta kamuoyuna açıklandı. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ise 30 gün içinde kararın gereğini yerine getirmediği gibi, Koç Holding de yargı kararına rağmen TÜPRAŞ’la ilgili birtakım yatırım kararları, iyileştirmeler açıklıyor. Petrol-İş Başkanı Öztaşkın, Koç Holding’in Danıştay kararı yokmuş gibi hareket edemeyeceğini söyledi. Ayrıca kararı uygulamak ve gereğini yerine getirmekle yetkili ÖİB, Danıştay kararının kendilerine 27 Şubat’ta tebliğ edildiğini açıkladı. Petrol-İş Sendikası’nın kamuoyuna açıklanma tarihi üzerinden yaptığı TÜPRAŞ’ın kamuya iade edilmesi hesabana karşılık 30 günlük süre için ÖİB’nin 27 Şubat tebliğ tarihini dikkate alması bekleniyor. discount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription cardescitalopram i alkohol escitalopram tbl escitalopram i alkoholsitagliptin phosphate and metformin hydrochloride sitagliptin phosphate monohydrate melting point sitagliptin phosphate side effectsrenovation vejle renovation skive renovaabilify idippedut.dk abilify

Petrol-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın, Koç Holding’in kamuoyunu etkilemeye dönük açıklamalar yaptığına dikkat çekti. Açıkladıkları yatırım kararlarının da kendi aldıkları kararlar olmadığına işaret eden Öztaşkın, “TÜPRAŞ özelleştirilmeden önce alınan yatırım kararlarını kendileri almış gibi açıklıyorlar. Bu yatırımların ödenekleri yatırılmış, gerekli krediler alınmıştı. Kamuoyunu yanıltıcı bilgiler veriyorlar. Sadece Batman ve Kocaeli rafinerilerinde yatırım yapmak için tavsiye kararı almışlar, ortada Koç Holding’in yapacağı bir yatırım yok” diye konuştu. Koç Holding’in Danıştay’ın kararı yokmuş gibi hareket edemeyeceğini vurgulayan Öztaşkın, “Bu karar uygulanmak zorunda. Yoksa anayasaya göre suç işlemiş olurlar. Uygulanmaması halinde; kararı uygulamayan Özelleştirme İdaresi Başkanı’nın yasalara göre görevden alınması gerekir. Sürecin tamamlanmasını bekliyoruz. Yargı kararının uygulanmasının takipçisi olmaya devam edeceğiz. Sendikamız ve TÜPRAŞ işçileri eylemlere devam edecek. Gerekirse üretimi durduracağız” diye konuştu.
Petrol-İş Sendikası Avukatı Gökhan Candoğan, yasadaki ifadenin kararın tebliği ile ilgili olmadığını, yargı kararının en geç 30 gün içinde uygulanmak zorunda olduğuna dikkat çekti. Candoğan’a göre, 2 Şubat’ta açıklanan böylesi önemli bir kararı bekletip 30. gün uygulayalım denemez. Kararın öncelikle gereğinin yerine getirilmesi gerekiyor. Candoğan, bu karara karşın Koç Holding’in ödediği paranın başka yere kullanıldığı, personelle atamalarıyla ilgili işlemler gibi uygulamaların yargı kararına rağmen yapıldığına dikkat çekerek, “Kararın uygulanması için 30 günlük süre uygulaması var. 27 Şubat’ta tebliğ edilmişse, 2 Şubat’ta açıklanmış olduğu için 27 Şubat’ta tebliğin hemen ardından da uygulanabilirdi” diye konuştu.
ÖİB kararını vermeli
Kamu İşletmeciliğini Geliştirme Merkezi (KİGEM) Vakfı Genel Sekreteri Ayla Yılmaz, Koç Holding’in TÜPRAŞ’ta yargı kararına rağmen durduğuna dikkat çekti. Yılmaz’a göre asıl gündeme getirilmesi gereken ise kararın muhatabı olan Özelleştirme İdaresi Başkanlığı. Koç Holding, ÖİB’nin bu konudaki kesin kararını açıklamamasından yararlanarak duruyor. Kendi adına bir uyarı gelmediği için Koç Holding işine devam ediyor. Yılmaz, “Koç, kamuoyu önünde kendini haklı çıkarmaya dönük iyileştirmeler, yatırımlar yaparak kendini farklı konumda göstermeye çalışıyor. Ancak asıl önemli olan ÖİB’nin yargı kararını bir an önce uygulamaya koyarak kesin kararını açıklamasıdır” diye konuştu.

ÖİB’NİN ‘BİZE GEÇ ULAŞTI’ AÇIKLAMASI
Özelleştirme İdaresi Başkanı Metin Kilci, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun Tüpraş’ın yüzde 51 hissesinin blok olarak özelleştirilmesine yönelik ihale için 2 Şubat’ta verdiği yürürlüğü durdurma kararının 27 Şubat itibariyle tebliğ edildiğini bildirdi. Kararın ise bir ay içinde uygulanması gerekiyor. Kilci Borsa’ya gönderdiği açıklamada Petrol-İş Sendikası’nın, Tüpraş’ın yüzde 51 oranındaki kamu hissesinin özelleştirilmesi için yapılan ihaleyi sonuçlandıran İhale Komisyonu’nun 12 Eylül 2005 tarihli kararıyla, ihale şartları belgesinin yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle açtığı iki ayrı davada, Danıştay 13’üncü Dairesi’nin reddettiği yürürlüğü durdurma isteminin, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından 2 Şubat 2006’da verilen kararlarla kabul edildiğini hatırlattı. Kilci, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun bu iki yürürlüğü durdurma kararıyla, TÜPRAŞ’ın satışına yönelik Özelleştirme Yüksek Kurulu kararının yürürlüğünün durdurulması istemini reddeden kararın İdareye 27 Şubat’ta tebliğ edildiğini kaydetti. Kilci davaları ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay 13’üncü Dairesi’nin esastan inceleyarak nihai karar vereceğine dikkat çekti.

İŞÇİLER KARAR İÇİN BASTIRIYOR
Petrol-İş Ankara Şubesi üyeleri TPAO önünde yaptıkları eylem ile TÜPRAŞ’ın özelleştirilmesinin durdurulması ve kamuya iadesi yönündeki kararın uygulanmasını istediler. Petrol-İş Ankara Şubesi üyeleri önceki akşam TPAO önünde flamalarla, alkış ve sloganlarla toplandılar. Eyleme TÜMTİS Ankara Şubesi üyeleri ile KESK, DİSK, Hak-İş ve Türk-İş temsilcileri de destek verdi. TÜPRAŞ’ın satılmasının vatana ihanet olduğu vurgulanan eylemde, mesai çıkışı TPAO önünde biriken emekçilere de katılım çağrısı yapıldı. Eylemde açıklama yapan Petrol-İş Ankara Şubesi Başkanı Mustafa Özgen, verilen mücadele sonunda ikinci kez TÜPRAŞ’ın özelleştirilmesinin durdurulduğuna dikkat çekerek, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun TÜPRAŞ’ın özelleştirme ihalesinin yürürlüğünü durduran kararının gerekçesinde, TÜPRAŞ’ın özelleştirilmesinde kamu yararının görülmediği sonucuna ulaşıldığını ifade etti. Özgen, kararın kamuoyuna 2 Şubat günü açıklandığını belirterek, kararın üzerinden bir ay geçmesine rağmen hâlâ yargı kararının neden uygulanmadığını Başbakan’a sorduklarını vurguladı. Özgen, Anayasa’nın ihlal edilidiğini ve uygulama kararını alan kamu görevlilerinin, siyasi sorumluların mali, idari ve cezai açıdan kişisel olarak sorumlu olacaklarını dile getirdi.
Özgen, “30 gün beklenmeksizin yargı kararının uygulanması gerekirken konu ile ilgili somut bir adım henüz atılmamıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliği, hukukun üstünlüğü olarak tanımlanmıştır. Yargı kararları tartışılamaz” dedi. TÜRPAŞ’ta yürütmeyi durdurma kararının uygulanmaması halinde anayasal rejimin tehlikeye gireceğine dikkat çeken Özgen, kararın kesinlikle uygulanması gerektiğinin altını çizdi. Özgen, Koç grubuna da seslendiklerini, yangından mal kaçırırcasına imzaladığı devir sözleşmesinin sonucunun böyle olacağını bilmeleri gerektiğini dile getirerek, Koç grubunun TÜPRAŞ’ta işgalci konumda olduğunu kaydetti.

TÜPRAŞ İŞÇİSİNDEN SEZER’E FAKS
TÜPRAŞ’ın kamuya iadesini isteyen işçiler, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Özelleştirme İdaresi Başkanı’na faksla mesaj gönderdi. İşçiler, Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararının uygulanmasını istedi. TÜPRAŞ ihalesini yargıya taşıyan Petrol-İş Sendikası’na üye işçiler, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e gönderdikleri mesajda, Danıştay kararının uygulanmaması için formül arandığını belirtti. Sezer’e, “Hukuk devleti temel ilkesini en yüksek değer olarak kabulünüz herkeste saygı uyandırıyor” diye seslenen işçiler, Cumhurbaşkanı’ndan TÜPRAŞ’la ilgili yargı sürecini izlemesini talep etti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Özelleştirme İdaresi Başkanı Metin Kilci’ye gönderilen ortak mesajda ise, hangi gerekçeyle olursa olsun kararın uygulanmamasının kamu görevlileri ve siyasiler açısından mali, idari ve ceza i sorumluluklar doğurduğuna işaret edildi.
 
Enerjide özelleştirme ısrarından vazgeçin’
Türk-İş Genel Sekreteri ve Türkiye Enerji, Su ve Gaz İşçileri Sendikası (Tes-İş) Genel Başkanı Mustafa Kumlu, “Enerji savaşlarının yapıldığı günümüzde enerjide özelleştirmenin ülkenin geleceğini karartmak anlamına geldiğini” belirterek, enerjide özelleştirmeden vazgeçilmesini istedi.
Tes-İş Başkanlar Kurulu’nun açılışında konuşan Kumlu, hükümetin IMF’den borçların faizlerinin ödenmesi için ülkenin en güzide kuruluşlarını özelleştirme adı altında heba ettiğini söyledi. TEDAŞ özelleştirmelerinin 2006 yılı programında olduğunu da hatırlatan Kumlu, “Enerji bir ülkenin can damarıdır. Hükümetin görmezden geldiği bir konu var ki, o da enerjide özelleştirmenin diğer özelleştirmelere benzemeyeceğidir” dedi. Ülkenin coğrafi açıdan stratejik konumda bulunduğunu ve enerjinin de son derece stratejik bir sektör olduğunu kaydeden Kumlu, kaygılarının sadece özelleştirme nedeniyle işsiz kalacak üyeleri için değil, ülkenin geleceği olduğunu vurguladı.
Özelleştirme düşüncesiyle yıllardır tek çivi bile çakılmayan termik santralların kaderine terk edildiğini, ülkenin enerjide yüzde 70’ler düzeyinde dışa bağımlı hale getirildiğini ifade eden Kumlu, enerjide özelleştirme değil, tersine var olan tesislerin bakım ve onarımı ile ihya zamanı olduğunun altını çizdi. Yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelim isteyen Kumlu, eylem ve davalarla bugüne kadar enerjide özelleştirmeyi önemli ölçüde engellediklerini, bundan sonra da her türlü mücadeleyi vereceklerini bildirdi.