Siyaset3 Mart 2006 00:00

Ey üniversiteli gençlik! - Rıza Zelyurt

Türkiye bugün; yeniden kuşatma altına alınmış. Ülkemiz; borçlandırılarak beyaz Batılı Hıristiyan emperyalizminin yağmalamasına açılmış. Amerikancılar; ülke yönetiminin en tepesine çıkmışlar. Halkımız, alt kimliklere ayrılmış gibi gösterilerek birbirine düşürülmek istenmiş. Üst kimlik; ana kimlik; kurucu kimlik olan Türklük; sıradan bir etnik kimlik düzeyine indirilmek istenilmiş. Avrupa Birliği'ne girmek sevdasıyla; bölücü eylemlere karşı devleti, ülkeyi koruyan kalkanlar indirtilmiş. Ülkeyi iç çatışmaya itmek için; dinde farklılıklar da kışkırtılmış... Amerikancı İslam çizgisi; geleneksel Türk İslamı'nın yerine geçirilmiş ve türban din haline sokulmuş.Gece gündüz çalışmasına karşın; halkımızın yoksulluğu giderek derinleşmiş. Çiftçi, toprağını ekemez duruma getirilerek kendisini besleyemez bir Türkiye yaratılmış. Böylece çocuklarını doyuramayan aç bir millet olmamız becerilmiş. Soyumuzun geleceği bu yolla tehlikeye atılmış.cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciesitagliptin phosphate and metformin hydrochloride read sitagliptin phosphate side effectskamagra link kamagra gel

Sen; bizim en büyük umudumuzsun... Bunu biliyor musun?
Sen, birçok engeli aşarak üniversiteye ulaşmış birisin... Ülkemizin en üst eğitim kurumunda okuyorsun... Bilmelisin ki bu milletin birinci umudusun.
Okuyacaksın, araştıracaksın, bulacaksın, yapacaksın ve ülkeni daha yukarılara taşıyacaksın.
Milletleri millet yapan, ülkeleri üst basamağa tırmandıran üniversiteli gençliktir... Bu yüzden senin görevin herkesin görevinden daha ağırdır...
Sen ki, tarihi binlerce yıl öncelere uzanan bir milletin torunusun. En eski çağlarda bile demir dağları eriterek yeni kapılar açmış dedelerin. Asya'nın ortasından Avrupa'nın ortalarına kadar egemen olmuş ataların. Asya'da, Avrupa'da onlarca kavim senin kimliğinde birleşmiş. Anadilin Türkçe dünyanın en yaygın dili olmuş... Bugün bile Büyük Okyanus'tan Atlas Okyanusu'na kadar Türkçe konuşarak gidebilirsin...
Dedelerin sana çağdaş bir devlet teslim etmiş. Bu devletin temeline laikliği, sivil hukuku, akılcı dünya görüşünü, toplumcu devlet anlayışını yerleştirmiş. Büyük Atatürk, yaptığı devrimlerle milletimizin kimliğini çağdaş uygarlık mührü ile mühürlemiş.

YA BUGÜN?...
Türkiye bugün; yeniden kuşatma altına alınmış. Ülkemiz; borçlandırılarak beyaz Batılı Hıristiyan emperyalizminin yağmalamasına açılmış. Amerikancılar; ülke yönetiminin en tepesine çıkmışlar. Halkımız, alt kimliklere ayrılmış gibi gösterilerek birbirine düşürülmek istenmiş. Üst kimlik; ana kimlik; kurucu kimlik olan Türklük; sıradan bir etnik kimlik düzeyine indirilmek istenilmiş. Avrupa Birliği'ne girmek sevdasıyla; bölücü eylemlere karşı devleti, ülkeyi koruyan kalkanlar indirtilmiş. Ülkeyi iç çatışmaya itmek için; dinde farklılıklar da kışkırtılmış... Amerikancı İslam çizgisi; geleneksel Türk İslamı'nın yerine geçirilmiş ve türban din haline sokulmuş.
Gece gündüz çalışmasına karşın; halkımızın yoksulluğu giderek derinleşmiş. Çiftçi, toprağını ekemez duruma getirilerek kendisini besleyemez bir Türkiye yaratılmış. Böylece çocuklarını doyuramayan aç bir millet olmamız becerilmiş. Soyumuzun geleceği bu yolla tehlikeye atılmış.

DERMAN SENDEDİR
Düşman gerek ordularıyla, gerek medya aracılığıyla yaydığı çürütücü kültürü ile Türkiye'yi tehdit ediyor. İşbirlikçiler su başlarını tutmuşlar. Durum kötü ama kurtuluş ışığımız var: O ışık siz üniversiteli gençlersiniz...
Bilmelisiniz ki sorumluluğunuz sadece ders kitapları ile sınırlı değil. Olayların analizini yapmak; ülkemizin sürüklendiği uçurumu görmek; buna karşı çıkmak ve mücadele etmek senin görevin. Büyük Atatürk'ün dediği gibi, 'Kendi çıkarını düşmanın çıkarı ile birleştirmiş siyasetçiler' ortaya karşı durmak da senin işin. Çünkü sen en akıllı, en eğitimli, en idealist kesimimizi oluşturuyorsun.
Sakın ola ki; 'Benden önce bu ülkenin ordusu var, polisi var, adliyesi var.' demeyesin. Görev onlardan önce senin... Çünkü bu kurumlar bile gün gelir battal edilebilir. Ama senin atalarından gelen çelik gibi sağlam ruhun çürütülemez; teslim alınamaz.
Ey Türk kızı, Türk oğlu! Sakın ola ki sorunların ağırlığı, imkanların azlığı seni yıldırmasın. Senin içindeki güç; bu engelleri aşmana yetecektir.