Ekonomi2 Mart 2006 00:00

İMF'nin esiri olduk

Yabancılar IMFye borç kapatmak için sıraya girerken, Hükümet borçların vadesini uzatacak. Türkiye'nin IMF'ye 12.1 milyar dolar borcu bulunuyor. Brezilya ve MeksikaBREZİLYA ve Meksika'nın ardından Venezuela da dış borçlarını azaltmak için tahvillerini satın alacak. Üç ülkenin 25-30 milyar dolarlık tahvilleri geri alması, gözleri takas planı yapan Türkiye'ye çevirdi. Türkiye borç uzatıyorTÜRK Hazine'sinin planı ise Latin Amerika ülkeleri gibi rezervlerini kullanarak tahvillerini geri çağırmak yönünde değil. Aksine Türkiye ortamdan yararlanak tahvillerinin borcunun vadesini uzatmayı planlıyor. "Egemen kalınamaz"EKONOMİ uzmanı Prof. Dr. Sinan Sönmez ise Türkiye'nin ulusal çıkarları doğrultusunda bir ulusal programın acilen gündeme alınması edilmesi gerektiğini vurgulayarak "Başkasının parasıyla egemen kalınamayacağını" ifade etti. cialis walgreen coupon cheap cialis cialis coupon

IMF'in parasıyla egemen kalınamaz

Brezilya ve Meksika'nın ardından Venezuella da dış borçlarını azaltmak için tahvillerini satın alacak. Üç ülkenin 25-30 milyar dolarlık tahvilleri geri alması, gözleri takas planı yapan Türkiye'ye çevirdi. Türk Hazine'sinin planı ise Latin Amerika ülkeleri gibi rezervlerini kullanarak tahvillerini geri çağırmak yönünde değil. Aksine Türkiye ortamdan yararlanak tahvillerinin borcunun vadesini uzatmayı planlıyor.

Latin Amerika ülkeleri, 2000'li yılların başındaki ekonomik krizlerin ardından başlayan toparlanma sürecinin oturmasıyla birlikte, borç yüklerini hafifletme girişimlerini hızlandırdılar. Brezilya'nın başlattığı döviz cinsi dış borç niteliğindeki tahvilleri geri alma operasyonuna Meksika'nın ardından Veneuella da katıldı. IMF'ye borçlarını ödeyen Brezilya'nın 50 milyar doları aşan güçlü döviz rezervini kullanarak 15-20 milyar dolar seviyesinde bir tahvili geri çağırması bekleniyor. Brezilya, borç azaltma operasyonu 15 Nisan'da sonlandırılacak.

Meksika da toplam değeri 30 milyar dolar olan bir menkul kıymet havuzu içerisinden 5 milyar dolarlık global tahvillerinde erken itfaya gideceğini açıkladı. Venezuella Maliye Bakanlığı yetkilileri, dış borcun yaklaşık yüzde 15 azaltılmasının amaçlandığı operasyon çerçevesinde Mayıs ayına kadar yaklaşık 3.9 milyar dolar değerinde Brady tahvillerini geri almayı planladıklarını bildirdi.

Yani önümüzdeki dönemde Brezilya, Meksika ve Venezuella'nın tahvillerini çağırmaları üzerine piyasadan 25-30 milyar dolarlık gelişmekte olan ülke tahvili çekilecek. İşte bu ortam da Türkiye'nin tahvillerine yarıyor. Çünkü arzın azalması nedeniyle Türkiye'nin tahvillerine ilgi artacak beklentisi Türk tahvillerinin fiyatını yükseltiyor. Nitekim Türkiye'nin gösterge niteliğindeki 2030 tahvili buna bağlı olarak 158.7 dolara çıkarak rekor kırdı. Venezuella, bu operasyon çerçevesinde özel bir işlemle 1 Mart'ta nominal değeri yaklaşık 700 milyon doları bulan iskontolu Brady tahvillerini geri alacağını açıkladı.

IMF kanımızı emiyor

Brezilya ve Meksika'nın ardından Venezuella da IMF'ye olan borçlarının tamamını ödeyeceğini açıkladı. Böylece, Türkiye 12.1 milyar dolarla Fon'a en borçlu ülke konumuna gelecek. Brezilya, Meksika ve Venezuella'nın aldığı bu kararlar, IMF programı ve Avrupa Birliği müzakere sürecindeki gelişmelerin etkisiyle makroekonomik göstergelerde önemli iyileşme yakalayan Türkiye'yi IMF'nin en büyük borçlusu konumuna getirecek.Türkiye'nin IMF'ye 12.1 milyar dolar borcu bulunuyor. Brezilya meksika ve venaksine, Türkiye cari işlemler

44 yılda 48,6 melyar dolar kredi alındı

Türkiye, 44 yıllık süreçte IMF'yle 19 kez stand-by düzenlemesi gerçekleştirdi. Türkiye ilk stand-by'ın yapıldığı 1 Ocak 1961'ten bu yana 48.6 milyar dolar kredi alırken, bunun 39 milyar dolarını kullanılabildi. IMF geçen hafta 19. stand-by'ın iki gözden geçirmesine ilişkin 1.6 milyar dolarlık krediyi serbest bırakmıştı.

IMF'nin para kasası Türkiye

IMF'nin açıkladğı Türkiye'ye ilişkin borç geri ödeme takvimine göre Türkiye'nin 2007 yılında yapması gereken ödeme ise 7.8 milyar dolar düzeyinde bulunuyor. 2 Aralık itibariyle geçerli olan SDR kuru esas alınarak yapılan hesaplamaya göre, gelecek yılki ödemelerin büyük bölümü, Şubat, Mayıs, Ağustos ve Kasım aylarında yoğunlaşıyor.

2007-2009 ödemeleri

Türkiye'nin mevcut borçları üzerinden 2007 yılında IMF'ye yapması gereken geri ödemenin tutarı ise 5.1 milyar dolar olarak hesaplandı. 2006 yılının aksine borç ödemeleri aylık bazda 2007 yılında daha düzenli dağılacak. Mevcut takvime göre 2007 yılının en yüklü ödemesi 1 milyar 728 milyon dolarla şubatta yapılacak. Diğer ylardaki ödemeler ise 120 milyon dolarla 550 milyon dolar arasında değişiyor. Mevcut borç stoku üzerinden Türkiye'nin 2008 yılında IMF'ye 782 milyon, 2009 yılında ise 200 milyon dolarlık bir geri ödemesi gözüküyor. Ancak bu tutarlar yeni kredi dilimleri kullanıldıkça değişecek.

Türkiye borçların vadesini uzatacak

Türk Hazine'sinin planı ise Latin Amerika ülkeleri gibi rezervlerini kullanarak tahvillerini geri çağırmak yönünde değil. Aksine Türkiye ortamdan yararlanak tahvillerinin borcunun vadesini uzatmayı planlıyor. Nitekim bu operasyon çerçevesinde Türkiye'nin 2007-2010 yılları arasında geri ödemesi olan tahvilleri
"gönüllü" takas ile 25-30 yıllık vadelere yaymak yönünde. Hazine bu operasyon için konjönktürün uygun olmasını bekliyor. Uzmanlar ise Latin Amerika ülkelerinin tahvillerini geri çağırdığı bir dönemde Türkiye'nin harekete geçmesi gerektiğini savunuyorlar. Ancak bir diğer önemli nokta da ABD'deki faizlerin seyri. Uzmanlar bu tip bir operasyonun ABD'nin faiz politikasında değişiklik yapmamasına bağlı olduğunu belirtiyorlar. Devlet Bakanı Ali Babacan, Türkiye'nin bu planı hayata geçermek için uygun zamanı beklediğini açıklamıştı.

Borç alarak ekonomi yönetilmez

Prof. Dr. Sinan Sönmez, Türkiye'nin ulusal çıkarları doğrultusunda bir ulusal programın acilen gündeme alınması ve Ülkenin iç dinamiklerinin seferber edilmesi gerektiğini vurgulayarak "başkasının parasıyla egemen kalınamayacağını" ifade etti.

Prof. Dr. Sinan Sönmez, Türkiye'nin dağılmasına, çözülmesine yönelik olumsuz bir gidişin olduğunu ve sanki bundan başka bir alternatif yokmuş havası yaratıldığını belirtti. Sönmez, Devletin sıcak para giriş çıkışını kontrol edemediğini, sıcak paranın girişiyle birlikte ekonomik büyüme hızlandığı ancak hızlı çıkışlar olduğu zaman da muazzam bir tahribatın ortaya çıktığını belirterek, bu tahribatı en çok Latin Amerika, Güneydoğu Asya ve Türkiye'nin yaşadığını kaydetti.

Siyasi iradeye ambargo

Sönmez,"IMF tarafından mutlaka bu yasalar çıkacak deniyor. Bu ne biçim bir tablodur ki, önceden belirlenmiş bir tarih hükümete bildiriliyor. Siyasi iradeye, parlamentoya bundan daha güzel ambargo konabilir mi? Bunlar düpedüz dayatmadır.dayatmadır.IMF politikalarına karşı ulusal iktisat politikalarına yönelmek lazım. Ulus devletten, ulusal iktisat politikalarından bahsettiğiniz zaman sizi çağdışı olarak nitelendiren birtakım insanlar var. Bunlar işleyen düzenden, bir şekilde rant ya da çıkar sağlıyorlar."

Para politikası IMFİn elinde

Siyasal bağımsızlığı korumak için bağımsız iktisat politikası uygulanması gerektiğini belirten
Sönmez, "Türkiye bırakın yarınları, bugününü bile planlayamıyor. Para politikası ve maliye politikası, iktisat politikasının iki temel aracıdır. Türkiye'nin para politikasını IMF belirliyor.
Maliye politikası diye birşey yok ortada. Faiz ödemesinin, borç yönetiminin arkasına takılmış bir maliye politikası var." Sönmez'e göre; Borcun tümüyle ödenmesi, mevcut ekonomik koşullarda ve politikalarla olanaklı değildir. Yapılması gereken; borcun indirilmesi, azaltılması, iktisat politikaları ve sosyal politikaların üzerindeki kısıtın kaldırılmasıdır.