Ortadoğu28 Şubat 2006 00:00

Irak’ta yine tahrik, yine tahrik!!! - Hasan Ünal

Bu olmadı. Saddam yönetimi zamanında ezilen Şiiler bile Amerika’ya karşı silaha sarılmasalar bile, siyaseten karşı bir tavır sergilediler. Amerika’nın demokrasi getirme yalanını hiç kimse yutmadı. Ve Amerikalılar gördüler ki, Irak’ı terkettikleri anda Şiilerin öncülüğünde ve Amerikan karşıtı bir Irak yönetimi kurulacaktır.İşte o andan itibaren Amerikalılar ve İsrail Irak’ı bölme planlarını devreye soktular. Irak Şii, Sünni ve Kürt bölgeleri olmak üzere üçe bölünmeliydi. Bütün kalması Amerika ve İsrail karşıtı bir yapılanma anlamına geliyorsa, bölünmesi daha mantıklıydı. Ve Irak mutlaka üçe bölünmeliydi. Öyle bir durumda, Şiiler ve Sünniler sürekli olarak birbirleriyle uğraşacaklar; Kürtler kuzeyde rahat edecekler ve oluşan yeni durum İsrail’in işine yarayacaktı.sitagliptin phosphate and metformin hydrochloride read sitagliptin phosphate side effects

Geçen hafta Irak’ın yakın tarihi açısından çok tehlikeli günler yaşandı. Samarra’daki El Askeri türbesine yapılan alçakça saldırının ardından başlayan olaylar bir anda Şii-Sünni savaşı gibi göründü. O günden beri gerek Şii gerekse Sünni uleması tarafından yapılan itidal çağrıları bir miktar işe yaramış gibi. Toplu katliamlar azaldı. Ancak her an yeni tahrikler gelebilir.
Aslında Irak’ta Şii-Sünni savaşı çıkartmak amacıyla yapılan tahrikler yeni değil. İşgalin ardından beklenmeyen direnişin patlak vermesi ve giderek dalga dalga yayılması üzerine ilk provokatif eylemlere şahit olmuştuk. Şii din adamı El Hekim’in beraberindeki yüz kişiyle birlikte camide bombalanarak öldürülmesi bunlardan biriydi.
Sonra irili ufaklı pek çok hadiseye daha şahit olundu. Ancak hemen hepsinde Şiilerin Sünnilere saldırması ve toplu katliamlara girişilmesine rastlanmadı. Bu defaki saldırının ardından sanki Şii-Sünni savaşı başlamış gibi göründü; ancak henüz bunu söylemek için erken. Fakat yeni tahriklerle birlikte, ortalık toz duman olur ve Şiiler ile Sünniler birbirlerinin boğazlarına sarılırsa, o zaman durum değişir.
Tahriklerin neden yapıldığı belli. Amerika Irak’ı işgal ederken belirli beklentiler oluşturmuştu. Güya halkın büyük bir bölümü hatta belki de hepsi Amerikan askerlerini alkışlar ve çiçeklerle karşılayacaktı. Bu olmadı. Saddam yönetimi zamanında ezilen Şiiler bile Amerika’ya karşı silaha sarılmasalar bile, siyaseten karşı bir tavır sergilediler. Amerika’nın demokrasi getirme yalanını hiç kimse yutmadı. Ve Amerikalılar gördüler ki, Irak’ı terkettikleri anda Şiilerin öncülüğünde ve Amerikan karşıtı bir Irak yönetimi kurulacaktır.
İşte o andan itibaren Amerikalılar ve İsrail Irak’ı bölme planlarını devreye soktular. Irak Şii, Sünni ve Kürt bölgeleri olmak üzere üçe bölünmeliydi. Bütün kalması Amerika ve İsrail karşıtı bir yapılanma anlamına geliyorsa, bölünmesi daha mantıklıydı. Ve Irak mutlaka üçe bölünmeliydi. Öyle bir durumda, Şiiler ve Sünniler sürekli olarak birbirleriyle uğraşacaklar; Kürtler kuzeyde rahat edecekler ve oluşan yeni durum İsrail’in işine yarayacaktı.
Bu yüzden sürekli olarak Şiiler ile Sünnileri birbirlerine düşürmek için tahrikler yapılıyor. Bu analiz tahrikleri yapanların gerçek adreslerini de ortaya koyar. Unutmamak gerekir ki, Irak ya üçe bölünür ya da bölünemez. Bir başka deyişle, Irak’ta bir Şii-Sünni savaşı çıkarılmaz ve bu iki ana grup Araplık ve Müslümanlık temelinde bir arada kalmayı başarırlarsa, o takdirde, bunların önderliğinde ve bütün Irak’ı denetimi altına alacak bir hükümet kurulur. Kuzeyde kendilerini devlet olarak organize eden Kürtlerin bağımsızlık hayalleri sona erer.
Amerika İran’ı havadan vurmaya hazırlanıyor. Muhtemelen böyle bir bombardımandan evvel Irak’taki birliklerini de çekecek. Çekilmeden evvel bir Şii-Sünni iç savaşı çıkarsa Amerika açısından müthiş bir başarı olur. Çünkü çekilen Amerika’nın yerine Şii ve Sünni gruplar birleşerek kuzeydeki Kürt yapılanmasıyla uğraşmak yerine, birbirlerine girmiş olurlar. Bu tahriklerin arkasında Amerika olduğundan şüphe duymamak gerekir.
Şii-Sünni savaşı çıkartmak için bu kadar fütürsuz ve pervasız hareket edebildiklerine göre, İran’a saldırı da yaklaşıyor demektir. Bize gelince, Irak’ta çıkacak bir iç savaş sadece bölgeyi değil aynı zamanda bizi de zora sokar. Şu anda tahmin edemeyeceğimiz kadar istikrarsızlık yaratır.
Kuzeydeki Kürt yapılanmasına hem meşruiyet kazandırır hem de fırsat. Eğer AKP hükümeti Kürt devleti kurulması ve İran’ın vurulmasını istemiyorsa, şimdi harekete geçmeli. Kendi tabirleriyle ‘inisiyatif’ almalı ve İran’ı da yanına alarak Şiileri bu tahriklere karşı uyarmalı. Madem ki Ortadoğu’da etkin olmak istiyorsunuz, haydi bakalım...