Ortadoğu28 Şubat 2006 00:00

Şii 'ölüm mangaları' ve iki görgü şahidi - İbrahim Karagül

Irak'ta ABD, İngiltere, Şiiler ve Kürtler'in kontrolünde bir Irak. ABD, İngiltere ve İsrail istihbaratının örtülü operasyonlarıya şekillenen bir mezhep çatışması. Yine ABD/İngiltere ve İsrail istihbaratının etkisi altında bulunan bazı Sünni örgütler ve bazı Şii gruplar. Mezhep çatışmasını sorgularken, mezhepçilik tuzağına düşmeden gerçekleri açıkça konuşabilmeliyiz. Çok zor olsa da, bizleri öfkelendirse de... Kimlerin, işgalci güçlerin hangi planlarına alet olduğunu da ortaya koyabilmeliyiz. Irak'ı üçe bölme planını, Orta Irak'taki Sünnileri Ürdün'le birleştirerek Büyük Haşimi Krallığı kurulması planını, Güney'deki Şiiler'i Kuveyt'le birleştirme planını, Musul ve Kerkük'ü de içine alacak Kürt Devleti planını, önyargısız, gerçek aktörleri öne çıkararak tartışabilmeliyiz. Ürdün Prensi Hasan'ın, Yediot Ahranot gazetesine söylediği; "ABD Büyük Haşimi Krallığı kurmak istiyor" sözünün ne anlama geldiğini de. micardisplus 80/25 mg micardis haittavaikutukset micardis plus 80 12.5 mg

Irak'ı mezhep çatışmasına sürükleyen, camileri ve din adamlarını hedef haline getiren, ülkeyi İslam'ın kutsalları üzerinden kirli bir savaşa iten, ülkeyi üç parçaya ayırmaya yönelik ABD/İngiliz planının bir parçası olan Samarra'daki El Askeriye Türbesi'ne yönelik saldırıdan bir gece öncesine dönelim. İki görgü şahidi bakın neler anlatıyor:

Birinci şahid: Camiye çok yakın bir mahallede oturuyorum. Samarra'da akşam 20:00'den sabah 06:00'ya kadar sokağa çıkma yasağı var.. Bombalamadan bir gece önce, hava kararmak üzereyken cami çevresinde anormal bir hareketlilik vardı. Irak Ulusal Muhafızları'nın (ING) cami çevresindeki gürültüsü sabaha kadar devam etti. Saldırganlar, ING tarafından sarılan camiye nasıl girebildi, bombaları nasıl yerleştirdi ve nasıl kaçabildi?

İkinci şahit: Caminin hemen yanında internet-kafe işletiyorum. Bilgisayarlarımın çalınmaması için de işyerimde yatıyorum. Akşam 20:30: ING ve Amerikan askerleri geldi. İşyerimde kalmamı ve bölgeden çıkmamamı istediler. 21:00: Bölgeden ayrıldılar. 23:00: Geri geldiler ve cami çevresinde devriye gezmeye başladılar. Bu sabaha kadar sürdü. Sabah 06:00: ING bölgeyi terk etti. 06:30: Amerikan askerleri bölgeyi terketti. 06:40: İlk bomba patladı. 06:45: İkinci bomba patladı...

Bu nasıl olabilir? Çepeçevre sarılan türbeye kim nasıl bomba koyabilir? 24 saat koruma altında olan türbe, bir gün öncesinden neden kordon altına alındı? Saldırıyı ABD askerlerinin ya da onların gözetimindeki güçler tarafından yapıldığı ortada değil mi? Irak Ulusal Muhafızları kimin kontrolünde, Amerika'nın değil mi? 110 bin polis ve polis komandosu kimin kontrolünde?

Irak'ta üç güç var: Amerika'nın kurduğu ve eğittiği Irak ordu ve polisi. İran'ın eğittiği Bedir Tugayları. İsrail'in eğittiği Kürt birlikleri. Irak ordusu tasfiye edildi ve bu üç güç ortaya çıkarıldı. Şimdi kardeşler birbirini boğazlıyor. Bu üç güç, Sünni Araplara karşı bir çok alanda ortak hareket ediyor. Bu üç güç ayrıca işgale karşı duran Şiilere de dersini veriyor.

Birleşmiş Milletler'in Irak'taki insan hakları temsilcisi John Pace, Irak'taki iki haftalık incelemesinden sonra şu bilgileri veriyor: Sadece Ekim ayında Bağdat morguna bin 100 ceset getirildi. 900 tanesi işkence ile öldürülmüş. Ayda ortalama 780 ceset geliyor. Bunlardan 400'ü kafalarından kurşunlanmış olarak. (Ve bunlar Sünni) 2003 Ağustos ayında Muhammed Bagır El Hakim'e yönelik saldırıdan sonra kurulan Şii Ölüm Mangaları'ndan söz ediyor. Irak İçişleri Bakanlığı'nın devlet içinde devlet olduğunu söylüyor. Abdülaziz El Hakim'in liderliğindeki Irak İslam Devrimi Yüksek Konseyi'nin kontrolünde bulunan bakanlığın, Bedir Tugayları'nın elinde olduğunu, İçişleri Bakanı Bayan Cabir'in örgütün eski başkanı olduğunu hatırlatıyor. 110 bin polis ve askerin Bedir Tugayları'nın kontrolünde olduğunu, ölüm mangalarının bu güçlere mensup olduğunu, Kurtlar, Akrepler ve Kaplanlar adlı karşı direniş örgütleri kurulduğunu, trafik polislerinin bile ölüm mangası olarak görev yaptığını anlatıyor.

Irak'ta ABD, İngiltere, Şiiler ve Kürtler'in kontrolünde bir Irak. ABD, İngiltere ve İsrail istihbaratının örtülü operasyonlarıya şekillenen bir mezhep çatışması. Yine ABD/İngiltere ve İsrail istihbaratının etkisi altında bulunan bazı Sünni örgütler ve bazı Şii gruplar. Mezhep çatışmasını sorgularken, mezhepçilik tuzağına düşmeden gerçekleri açıkça konuşabilmeliyiz. Çok zor olsa da, bizleri öfkelendirse de... Kimlerin, işgalci güçlerin hangi planlarına alet olduğunu da ortaya koyabilmeliyiz.

Irak'ı üçe bölme planını, Orta Irak'taki Sünnileri Ürdün'le birleştirerek Büyük Haşimi Krallığı kurulması planını, Güney'deki Şiiler'i Kuveyt'le birleştirme planını, Musul ve Kerkük'ü de içine alacak Kürt Devleti planını, önyargısız, gerçek aktörleri öne çıkararak tartışabilmeliyiz. Ürdün Prensi Hasan'ın, Yediot Ahranot gazetesine söylediği; "ABD Büyük Haşimi Krallığı kurmak istiyor" sözünün ne anlama geldiğini de.

Türkiye'nin son krize yaklaşımı cesurcaydı. Irak Başbakanı ve geleceğin en önemli Şii aktörü Muktada Sadr Türkiye'ye geliyor. Türkiye'nin bölgede gerçek bir ağırlığı var. İran, S. Arabistan ve Suriye ile görüşerek krize somut çözümler önerebilir. Ama daha fazlası yapılmalı. İslam Konferansı Örgütü, sadece bu gündemle derhal toplanmalı!