Ortadoğu25 Şubat 2006 00:00

Kışkırtmada ABD parmağı!

Irak’ın Samarra kentindeki El Askeriye Türbesi’nin bombalamasına tanıklık eden iki Iraklı, olayda ABD güçlerinin ve Irak askerlerinin parmağının bulunduğunu söyledi. Patlamadan bir gece önceki gelişmelere tanıklık eden Iraklıların yanı sıra türbenin korumaları da, Irak askeri üniforması giyen 4 kişinin gözlerini bağladığını ve bombaları yerleştirdiğini kaydetti. ‘Askerleri gördüm’ “Baghdad Blogger” adlı internet sitesinde yer alan ilk tanığın ifadesi şöyle: “Caminin çok yakınında bir yerde oturuyorum ve bombalamadan saatler önce neler gördüğümü kelimesi kelimesine anlatacağım. Burada akşam saat 20.00’dan sabah 6.00’a kadar günlük sokağa çıkma yasağı uygulanır. Ama bombalamadan bir gece önce, tam hava kararırken caminin etrafında olağanüstü bir hareketlilik vardı. Irak askerlerinin arabalarının gürültüsünü sabaha kadar duydum. Şunu sormak istiyorum; sürekli Irak askerleri tarafından kuşatılmış olan bu alana teröristler nasıl girdi ve nasıl polis tarafından ele geçmeden kaçmayı başardı?”coupons for cialis 2016 coupons for prescription drugs prescription drug cardscialis manufacturer coupon drug coupon drug coupon cardabilify link abilifymicardisplus 80/25 mg micardis haittavaikutukset micardis plus 80 12.5 mg

‘Amerikan bağlantısı var’
İkinci tanık ise şöyle konuştu: “Benim adım Muhammed El Samarray. Caminin yakınlarında bir internet kafe işletiyorum. Bilgisayarların çalınmasından korkutuğum için dükkanda yatıyorum. 20.30’da Irak askerleri ve Amerikan askerleri, dükkanda kalmamı ve dışarı çıkmamamı söyledi. 21.00’da bölgeyi terk ettiler. 23.00’da geri geldiler ve sabaha kadar devriye gezdiler. Ertesi gün sabah 06.00’da Irak askerleri bölgeyi terk etti. 06.30’da Amerikan askerleri bölgeyi terk etti. 06.40’da ilk patlama gerçekleşti. 06.41’de de ikinci patlama.”
Sünnilerden kınama
Bu arada Irak’taki Sünni Vakfı, Şii türbelerine ve Sünni camilerine yönelik saldırıları kınadı. Irak El Kaidesi’nin de içinde bulunduğu Mücahit Konseyi ise, türbe ve cami saldırıları nedeniyle Irak hükümetini ve İran’ı suçladı.
Konseyin yaptığı açıklamada, “Sünniler ve camilerine karşı bu açık saldırıya karşı duracağız. Mücahitler, olayların kafir Caferi hükümetinin ve ihanet güçlerinin İran’daki Safevi devletiyle işbirliğinin sonucu olduğu kanısında. Bunların amacı, Müslümanlara karşı işlenen suçları gizlemeye çalışmaktır” denildi.
Şiddet sürüyor
Kışkırtmanın ardından Irak’ta şiddet olayları devam ediyor. Son gelişmeler şöyle:
  • Basra’da bir Şii milletvekilinin 3 çocuğu kaçırıldı.
  • Bağdat’ın farklı mahallelerinde 13 ceset bulundu.
  • Irak İmar ve İskan Bakanı’nın konvoyuna, saldırıya uğrayan türbenin bulunduğu Samarra’dan geçerken taşlı saldırı düzenlendi.
  • Samava’da 1000 kadar kişi protesto gösterisi yaptı.
  • Önceki gün iki ayrı bölgede düzenlenen bombalı saldırılarda 7 ABD askeri öldü.
  • Bağdat ve çevresinde gündüz saatlerinde de sokağa çıkma yasağı uygulanmaya başlandı.
  • Bağdat’ın güneyindeki Latifiye’de silahlı kişiler bir evi basarak 5 Şii erkeği öldürdü.
  • Basra’da bir cami yakınlarında önceki gece bomba yüklü araçla saldırı düzenlendiği, kuzeydeki Tuzhurmatu’da ise bir müezzinin kurşunlanarak öldürüldüğü bildirildi.
  • Nasıriye’de bir Sünni camisinin vaizi kaçırılarak öldürüldü.
    Öte yandan, ABD ordusu tarafından yapılan açıklamada, dün sabah El Kaide örgütünün liderlerinden birinin öldürüldüğü ileri sürüldü.
    Öldürülen kişinin patlayıcı uzmanı Ebu Esma olduğu açıklandı.

    Türkiye’nin temasları
    Türkiye’nin Irak Özel Temsilcisi Büyükelçi Oğuz Çelikkol ve beraberindeki heyet, dün Bağdat’a giderek çeşitli temaslarda bulundu. Cumhurbaşkanı Celal Talabani ve Başbakan İbrahim Caferi ile birer saat görüşen Çelikkol, daha sonra aralarında Irak İslam Devrimi Yüksek Konseyi Başkanı Abdülaziz El Hekim ve Sünni lideri Tarık El Haşimi’nin de bulunduğu pek çok grubun lideriyle bir araya geldi. Dışişleri Bakanlığı’ndan Irak’taki son olaylara ilişkin yapılan açıklamada, saldırılar kınanırken, “Teröre başvuranların hedefinin, Irak’ta etnik bir çatışma başlatmak olduğu görülmektedir. Bu oyunu bozmanın etkin yolu, tahriklere kapılmama, misillemeden kaçınma ve ulusal uyumun pekiştirilmesidir” denilmişti.