DANİMARKA-TRABZON-KARİKATÜR-PKK (I) - Mehmet Z. Öztürk
Müslüman coğrafyalarda peş peşe olaylar yaşanırken Trabzon'da bir papazın öldürülmesi doğal olarak bütün dikkatleri Türkiye'nin üzerine çekti. Aslında amaç tüm dikkatlerin Türkiye üzerine çekilmesiydi. Karikatür olayları ve Trabzon'daki kilise papazının öldürülmesi göründüğü kadar basit değil, bu organizasyonların tümü derin ve gizli planların bir sonucu. Bir önceki yazımızda belirttiklerimize ilave olarak karikatür senaryosu hakkında söylenebilecek çok şey var. Karikatür senaryosu bir yandan Türkiye halkını da kışkırtıp protestolara ve eylemlere yönelteceği gibi iç siyasi erki program dâhilinde yürütmeye çalıştığı "Dinler Arası Diyalog" projesinde dünya çapında öne çıkaracak bir potansiyele sahiptir.discount drug coupons site printable coupons for cialisescitalopram i alkohol escitalopram tbl escitalopram i alkoholabilify idippedut.dk abilify
Tabiî ki yaşanan bu olaylar Türk siyasetinin bir planı değildir. Fakat "dinler arsı diyalog" peşinde koşan hâkim iç siyasi yapı fırsatları değerlendirerek, çok uluslu bir kurgun başlattığı karikatür çatışmasından öncü ve başarılı olarak çıkabilmek ve ülke itibarını artırmak için girişimci olmak isteyecektir. İspanya Başbakanı ile birlikte yapılan ortak açıklama bu çabanın en belirgin örneğidir. Sonuçta; yaşanan olaylar neticesinde çözüm "dinler arası diyalog" programına dayandırılma ihtimalini de taşımaktadır. Aksi takdirde Hıristiyan toplumlar, kendilerine yöneldiğini düşündükleri Müslüman protestolarını karşı hareket, saldırı ve tehdit olarak algılayabilecek ve tepki olarak haklı savaş=kutsal savaş talep edebileceklerdir. Buna karşılık iyiden iyiye taciz ve tahrik edilen Müslüman toplumlar da eş zamanlı olarak cihat=Allah adına savaş talep edebilecekler demektir. Her ne kadar yükselen bu karşılıklı gerginlik toplumların sınırları içerisinde kalsa da, Tarihte bu yıkım ve kaos karşısında Alman filozof Kant'ın ortaya attığı "kalıcı barış" kavramına benzer güncel yaklaşım olan "dinler arası diyalog" benzer bir çözüm olarak sunulacaktır.
Danimarka karikatürle önce kargaşa ve çatışma başlatmıştı, şimdi adeta olayların sonraki safhasını daha da şiddetlendirmek için piyasaya sürülmek üzere bir kitabı hazır bekletiyor. Danimarkalı, yazar "Kaare Bluitgen"in yazdığı Hz. Muhammed'in hayatını anlatan kitap yaşanan olayları daha da artıracak nitelikte olduğu belirtiliyor.
Trabzon bu işin neresinde sorusu doğru ve haklı bir yere sahip. Trabzon'da bir kilise papazının öldürülmesi bir şekilde karikatür olayı ile ilişkilendi ancak bu ilişkinin kurulmasını sağlayan olay sıradan bir dizgi değil.
Konuyu değerlendirmeye başlamadan önce bir süre önce bize ulaşan bir bilgiyi, toplumda oluşan bazı önyargıları dozunda yok etmek ve ihtimaller zincirini okuyucunun kendisinin kurgulamasını sağlamak amacıyla aktarmakta fayda görüyoruz.
Yer, İstanbul Avrupa yakasında bir kilise papazının evi. Evde yabancı ve yerli davetliler var. Ev oldukça kalabalık ve davetliler çoğunlukla popüler kişiler. Davetliler oldukça açık ve ilginç kıyafetler içerisinde eğleniyorlar. İlerleyen zamanda eğlence giderek şekil değiştiriyor seks partisine dönüşüyor, misafirler eğlenirken papaz ise sadece izliyor. Bu bilgi ve görüntüleri aktaran kişi görüntüleri çok zor kaydettiğini, eğer bilinirse kendisine zarar verileceğini belirtiyor ve bu konudan o dönem için bahsetmememizi istiyor. Görgü tanığı sorularımızın karşılığında, papazın bu eğlenceleri sık sık düzenlediğini, yurt dışından misafir davet ettiğini, yurt içinden de belli çevrelerden bu eğlencelere çok fazla talep olduğunu belirtiyor.
Demek ki misyonerlik günümüzde sınır tanımıyor. Kimileri para ile kimileri bu tür etkinliklerle elde edilmeye çalışılıyor adeta. Konu günün spekülatif cinayeti ile doğrudan ilişkili değil, ama her ikisinin ortak noktası misyonerlik gibi gözüküyor.
Konunun Trabzon'la ilgili kısmına dönelim, bu boyut oldukça önemli. Uzun bir süredir olaylar zinciri Trabzon'u sürekli gündemde tutuyor. Ve hemen her olayın arkasında DHKPC ve PKK terör örgütlerine rastlıyoruz.
PKK/KONGRA-GEL terör örgütü, Trabzon'la çok fazla ilgileniyor. Daha önceki yazılarımızda PKK'nın Karadeniz bölgesi faaliyetlerinden sıkça bahsetmiştik. PKK terör örgütü, ideolojik nedenlerden ötürü bu bölge ile daha doğrusu Trabzon ile ilgilenmiyor. Terör örgütünün ilgisinin bu denli yüksek olmasının yegâne nedeni bölücülük. Doğal olarak Marksist-Leninist bir ideolojiye sahip olan bir örgütün daha çok ideolojisini yaymak amacı ile bu bölgeye uzanmak istediği düşünülürse de PKK terör örgütü için bu doğru bir tespit değil. PKK terör örgütü bölgede "Laz" etnik yapısın harekete geçirmek, bu sayede üzerinde oluşan yoğunluğu ve baskıyı azaltmak için bu taktik uygulamayı hayata geçirmek için çaba sarf ederken aynı zamanda ait olduğu çok uluslu kontrol ve güdüm sisteminin de amaçlarına hizmet etmektedir.
Devam edecek