Dış Politika15 Şubat 2006 00:00

Baydemir ve bölücülüğün kıblesi Washington - Hasan Demir

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir Washington''dayken ABD''nin Sesi Radyosu ve diğer platformlarda yaptığı konuşmalarda teröristler için yeni bir af istedi, "siyasi çözüm"den ve ABD''nin "Kürt meselesi" bahsinde Türkiye''ye "katkıda bulunmasından" yani "müdahale etmesinden" bahsetti.Biliyorsunuz Baydemir teröriste canlı kalkan olan, asker ve polis katilleri öldürüldüğü zaman onlar için "şehitlerimiz" diyen bir belediye başkanı. O şimdi gitmiş…Öteden beri bölücülüğün kıblesi haline gelmiş Washington''da, her gün bir markete Batı üretimi C4''leler bırakıp onlarca kişiyi katleden ve halkın bindiği otobüsleri alev topuna çevirip insanları canlı canlı yakmak için çırpınan Mossad eğitimli cinayet makinelerine af istiyor…. discount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialiscialis sample coupon cialis coupon card cialis manufacturer couponmicardisplus 80/25 mg click micardis plus 80 12.5 mg

Yetmiyor, gerçek Beka Vadisi Washington''daki hakiki Cudi Dağı Beyaz Saray''da oturan en büyük bölücü başı Bush''tan, "Türkiye''nin bütünlüğüne asit dökme ibriği" olan PKK''nın program ve stratejisi doğrultusunda, "Türkiye''ye katkıda bulun" diyor, yani, bir bölücü bir bölücüye, "Türkiye''yi bölmekte acele et" dâvetiyesi çıkartıyor…



Olup bitenleri sütunumuz ölçüsünde özetleyerek hep birlikte hatırlayalım.


I.Körfez Savaşı''nda Türkiye ABD''ye en büyük desteği verdi.
Lâkin savaş sonrası Irak''a uygulanan ambargo''dan en büyük zararı Türkiye gördü, meselâ ABD Ürdün''ün Irak''la ticaret yapmasına izin verdi, Avrupa Irak''la ticareti bir şekilde sürdürdü, amma Türkiye o güne kadar en büyük ticaret partneri Irak''la ticaret yapamaz ve Kerkük-Yumurtalık petrol boru hattını kullanamaz hale geldi. Yetmedi, ABD, Ankara''ya "Sen benim stratejik ortağımsın, Saddam ise bir diktatör, gel bir Çekiç Güç oluşturalım, Saddam''ı birlikte vuralım" dedi, Ankara''dakiler de bu zokayı yuttu.

Çekiç Güç Türkiye''ye çöreklendi.

Bu Çekiç Güç''le Irak''ın kuzeyinde bir "Güvenli Bölge" oluşturuldu.

Böylece Saddam o bölgeye giremeyecek, o bölgedeki Türk ve Kürtleri öldüremeyecekti. "36.Paralelin kuzeyi" olarak çizilen bu "güvenli bölge" ABD''nin "stratejik ortağım" dediği Türkiye''ye attığı ahlaksızca bir kazıktı.

Çünkü "güvenli bölge"nin sınırları aslâ 36 paralel olmamış, 36''ncı paralelin güneyinde kalan yani "güvenli bölge dışındaki" yerlerde oturan Kürtler "korunur" yani "güvenli bölge" gibi gösterilirken 36.paralelin içindeki Türk bölgeleri "güneyde" gösterilmiş, özetle, Kürtlerin tamamı ABD ve Türkiye''nin himayesine alınırken, Türkler Saddam''ın insafına terk edilmişti…

Atatürk''ün Ankara''sı bunu sîneye çekti…

Bu kadarla bitmedi…

Ve Çekiç Güç, Irak''ın kuzeyinde müstakil bir Kürt devleti oluşumu için hamilik yapmaya başladı. Kör gözüne parmak bir Kürt devleti oluşturmaya o kadar koyuldular ki, bu süreçte Türkiye''ye reva görülen aşağılamaları, bırakın daha dün, içinde ABD''nin de bulunduğu emperyalizmi denize dökmüş Türkiye''yi, bunları bir Afrika ülkesi bile içine sindiremezdi..

Ama sindirdiler…

Kimi başörtüsü ile uğraştı, kimi 28 Şubat kahramanı oldu…

36.Paralelin güneyindeki Kürtleri dahi kanatları altına alırken 36.Paralelin kuzeyindeki Türkmenleri Sadam tank paletleri altına terk eden Çekiç Güç''e ait bir C 130 tipi uçak, Türkiye''nin bilgisi dışında ne hikmet ve kime ne teslim etmek için bilinmez, Yüksekova karayoluna iniş yaptı. ABD''ye ait helikopterler PKK''nın en etkin bulunduğu köy ve mezralara değişik kereler iniş yaptı, kargolar bıraktı. Yakalanan ve ölü ele geçirilen teröristlerin üzerinden ABD orijinli son model silahlar Çekiç Güç döneminde çıktı.

Sonradan bir CIA operasyonu ile şehit edilen zamanın Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis''i taşıyan UH-60 helikopteri 17 Aralık 1992''de Kuzey Irak hava sahasında ABD''ye ait iki F-15 uçağı tarafından düşüşe zorlanacak şekilde taciz edildi.

ABD, Irak''ın kuzeyinde, Türkiye''nin imkânları ile bu tür operasyonları yaparken PKK''nın siyasi kanadı, 1995''in nisan ayında, Hollanda''nın Lahey kentinde bir "Sürgünde Kürt Parlamentosu" kuruyor, sözcüleri Ali Sapan, Diyarbakır''ı başkent ilân ettiklerini, Türkiye''de de Kürtlerin bir parlamentosu olması gerektiğini, bunun dışında bir çözümün kesinlikle kabul etmeyeceklerini açıklıyor, PKK''nın silahlı kanadı AGRK''da bu parlamentoyu ve bu kararları desteklediğini ilân ediyordu..

Söyleyin ey dostlar…

Osman Baydemir''in ABD''den "Türkiye''ye katkıda bulun" taleplerini, bu bilgiler ve bu geçmiş ışığında değerlendirmek gerekmez mi…