Siyaset1 Mart 2005 00:00

Hayır komplo değil - Yiğit Bulut

Geçtiğimiz haftalar içinde bu köşede paylaştığımız bir yazının başlığını hatırlayarak başlayalım: '... 2005 psikolojik savaşın tepe noktası...' Evet, 2005 psikolojik savaşın tepe hem de en tepe noktası. Nereden mi biliyorum? Son günlerde yaşanan ve hızı gitgide artanlardan... Bu yazıyı yazarken önüme bir e -posta düştü, içeriği aynen şöyle: "...Amerikan medyasında, hemen hemen her gün, AKP ile ilgili olumsuz haberler yer almaya başladı. Türk-Amerikan ilişkilerinde gerginliğe yol açan Wall Street Journal'daki makaleden sonra Middle East Quarterly dergisi de AKP hükümetini İslamcı çevrelerle yakın ekonomik ilişkiler kurmakla suçladı. escitalopram i alkohol nguoiviendong.net escitalopram i alkoholcleocin 150 mg read cleocin 300 mgabilify abilify alkohol abilify

Ortadoğu uzmanı Michael Rubin tarafından kaleme alınan yazıda, AKP'nin mali yapısının 'karanlık ve kaygı verici' olduğu vurgulanırken, Rubin, Türkiye aleyhinde çıkan bu yazıların yayımlanmasının bir rastlantı olmadığı görüşünde: 'Hayır bir rastlantı değil, ama burada herhangi bir planlı hareket de söz konusu değil. Türkiye'deki gelişmeleri birçok insan izliyor ve bu konular uzun zamandır diplomatik çevrelerde sessizce tartışılıyor. Türkiye'nin kaygılanması gereken şu: (Türkiye'de) bir şeyler değişti. Söz konusu değişim, basından da kaynaklanıyor. Türkiye'deki komplo teorilerinin artışı, endişe verici düzeyde. Komplo teorileri hem gerçekçi değil, hem de uzun vadede zarar verici. Türk basını veya AKP'deki liderlerin belki de fark etmediği bir şey var: Amerikalılar, yalanlara veya Amerika karşıtlığına her zaman tepki göstermeyebilir. Ancak bu, bunları görmediğimiz veya kızmadığımız anlamına gelmiyor..."
Sevgili dostlar, yukarıdaki yazı ve içindeki tezler, üzerimizde şekillenen psikolojik oyunun sadece küçük bir parçası. Saldırı noktası da çok net: her şey komplo, aman uzak durun! Hayır, komplo değil. Komplo olarak Türk kamuoyuna tanıtılmak istenmesi, siyasi otoriteye saldırılıyormuş gibi davranılarak, Türk halkına 'Aman siz ayrı durun' denilmesi, işte esas komplo bu...
Peki bu oyun neden? Son birkaç yıl içinde Türk halkında sırtındaki yüklere karşı inanılmaz bir uyanış ve karşı konulamaz bir sorgulama var: '...ABD neden bu bölgede? Trabzon'a neden yerleşmek istiyor? TSK mensuplarının başına neden çuval geçirildi? Kuzey Irak'ta göz göre göre neden bir devlet kuruluyor? Türkiye haftada ne kadar faiz ödüyor? Bu faizi kimlere ödüyor? Kemal Derviş Türkiye'ye geldiğinden beri ne kadar borçlandık? Türkiye sıcak para girişine dayanan sahte cennet modeli ile kalkınabilir mi? İçimizdeki, bizden gibi davranan ama bizden olmayanlar kimler?..' Bu sorular daha çok uzatılabilir. Bu noktada önemli tespit, şimdi bunların hepsi 'komplo' diyerek karşı saldırı ile önüne geçilmeye çalışılan dinamiğin artık engellenemez olduğu ve 'ABD, AB, İsrail ve üzerimizde emel sahibi olanları' rahatsız ettiğidir...
Sonuç: İşin ekonomik yanına çok çarpıcı bir örnek; IMF, Türk bankalarının yabancılar tarafından denetlenmesi ve Türkiye'de zora düşen bankaların yeniden TMSF'ye alınarak tasfiye edilmesi için bastırıyor. Basınımızın bazı güzide yorumcularına göre 'buna karşı çıkmak' ve 'Sonuçları kötü olur' demek bir komplo... Hayır, komplo falan değil. Bal gibi Türk mali sistemi 'sahiplik', 'denetim' ve 'karar' açısından yabancıların eline geçiyor... Bu gidiş 'hayırlı' değil ve bu gidişe 'Dur' demek her vatan evladının boynunun borcu...
Not: Bu arada yabancı hayranı dostlarımızın gerçek vatanları neresi olduğunu bilmediğimiz için 'Vatanlarına hizmet etmiyorlar' diyemeyiz...