Kurtlar Vadisiyle İkinci Kavgam Operasyonu - Selim Somçağ
Kurtlar Vadisi filminin Türk halkının çuval olayından ötürü Amerika’ya duyduğu öfkeyi bilinçaltı düzeyinde ortadan kaldırmaya yönelik bir psikolojik operasyon olduğu millî cephede çok yazıldı, söylendi. Tabiî bu operasyonun başarı şansı hiç yok, çünkü bir kere Türk halkının Amerikan yönetimine duyduğu tepkinin yalnızca çuval olayından kaynaklandığı tespiti son derece yanlış. Biz siyasî tarihî binlerce yıl geriye giden, çeşitli devletler hatta imparatorluklar kurmuş, büyük göçler, sayısız savaşlar, zaferler ve bozgunlar yaşamış bir halkız. Bu boyutta bir siyasî ve toplumsal tecrübenin Çinliler dahil başka hiçbir modern millette bulunmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu sebeple Türk halkında derin bir siyasî kavrayış ve sağduyu vardır. Bu eğitimle kazanılan bilgi ve kültürden farklı, onun kadar hızlı ve kıvrak olmayan, fakat daha köklü ve sağlam bir irfandır. Bunu Türkiye’nin dağdaki çobanında da görebilirsiniz. micardisplus 80/25 mg click micardis plus 80 12.5 mg
Batılıların Türk halk irfanını, Türklerin siyasî sağduyusunu anlaması zordur, çünkü Batı toplumlarının halkında bizdeki boyutta bir toplumsal tecrübe yoktur. Avrupa’nın büyük milletlerinde bir ölçüde oluşan halk irfanını da modern kapitalizmin popüler kültürü ve tek tip eğitimi ezip geçmiştir. Amerika gibi tarihî perspektifte dünkü çocuk sayılacak bir milletin kırk kapıdan devşirme halkında ise böyle bir irfanın izini bile aramak abestir. Amerikan popüler kültür ve medyasının bombardımanının da etkisiyle, zaten köklü bir kültür temeli olmayan bu halkın dünyayı kavrayışı çok yüzeysel, hatta çocukça bir düzeye gerilemiştir. Buna paralel olarak Amerika’nın temel felsefesinin de pragmatizm olması şaşırtıcı değildir. Dolayısıyla Amerikalı bir konuyu kolay kolay derinlemesine ve diyalektik olarak farklı ve çelişen cepheleriyle göremez. Her soruna sadece en üst katmandaki en göze görünen cephesinden yaklaşır, oradan yola çıkarak en düz mantıkla ürettiği bir çözüme kör değneğini beller gibi yapışarak ilerler, bu sayede önce bazı kısmî başarılar elde ettikten sonra, meselenin gözardı ettiği cephelerinin devreye girmesiyle de kafasını duvara toslar. Bunun en tipik siyasî-askerî örnekleri Vietnam ve Irak’tır.
İşte Amerikan psikolojik savaş uzmanlarının Türkiye’de yükselen Amerikan karşıtlığını çuval olayına indirgemeleri de, bunu kendi çocuksu, dış dünyadan habersiz halklarının Vietnam sendromunu Rambo filmleriyle tedavi ettikleri(!) gibi Kurtlar Vadisi filmiyle ortadan kaldırabileceklerini sanmaları da bu dargörüşlü Amerikan zihniyetinin tipik ürünleridir. Amerikan devleti daha düne kadar bizim olan, atasözlerimize girmiş Bağdat’ta kadın, çocuk demeden, hem de bizim gibi Müslüman olan sivil insanların başına bombalar yağdırırken, Irak Türklerine etnik temizlik uygularken, PKK’ya kucak açarken, hizmetkârı peşmergelerin bürolarını kendi hazırladığı İskenderun’dan Kars’a kadar Türk topraklarını kapsayan Kürdistan haritalarıyla donatırken Türk halkı Amerikan karşıtı olmadı da, çuval olayıyla mı oldu?
Peki o zaman bu Kurtlar Vadisi operasyonunu Amerikan aptallığının bir ürünü olarak görüp gülmekle mi yetinelim? Hatta “Bu film aslında Türk halkında Amerikan karşıtlığını arttırıyor, gidin görün” mü diyelim? Hayır, çünkü bu operasyonun ikinci bir cephesi var. Bu daha önce “Türkiye’de Hitler’in Kavgam kitabı best-seller oldu” yalanıyla tezgâhlanmak istenen operasyonun devamı. (Bu konuyla ilgili olarak şu yazılarıma bakınız: “Hem İslâmcı, Hem Hitlerci" ve "Kavgam Operasyonu Sürüyor”.) Türkiye’nin BOP çerçevesinde bıçak sırtında olduğunu unutmamak lâzım. Türkiye ne kadar NATO üyesi, AB adayı olursa olsun, ne denli Amerikancı iktidarlar tarafından yönetilirse yönetilsin, sonuçta bir Türk ve İslâm ülkesi, ayrıca bölgenin en modern ve güçlü devleti. BOP’un ideolojik arka planı ise medeniyetler çatışması iddiasıyla Müslümanların Batı uygarlığının düşmanı ilân edilmesi ve hedef tahtasına konması. Dolayısıyla şu anda BOP’un aleti yapılmak istenen Türkiye her an, özellikle de bu dayatmaya fazla direnecek olursa BOP’un doğrudan hedeflerinden biri haline de gelebilir. Tabiî bunun için önce Amerikan, sonra Batı kamuoyunun Türkiye’nin “kötü” bir ülke olduğuna ikna edilmesi, Türk milletinin Batılı halklar nezdinde düşmanlaştırılması gerekiyor. ABD’ye sığınan Fethullah Gülen’e yakın olarak bilinen TİMAŞ yayınevince çıkartılan ve aslında Amerikalı uzmanlarca yazıldığı deşifre edilen Metal Fırtına kitabının şişirilmesi de, zaman zaman hafif tertip millî profil vermeye çalışan, aslında tamamen ABD denetimindeki bir gazetenin yalan haberiyle başlatılan Kavgam operasyonu da bunun için düzenlenmişti. Bu operasyonlarla Amerika’nın bölgemize yönelik emperyalist saldırısına ve iktidarın bu konudaki aymaz tavrına karşı Türk halkında canlanan millî tepki köktendinci ve Hitler hayranı, ırkçı akımların ürünü olarak gösterilerek karalanmak isteniyordu. Halbuki Türkiye’nin dünyada anti-semitizmin bulunmadığı ender ülkelerden biri olduğunu herkes biliyor. Zaten Türklerin tarih sahnesine ilk çıktıkları andan beri ırkçılık düşüncesine sahip olmamaları en dikkat çekici özelliklerinden biridir.
Şimdi aynı tezgâh Kurtlar Vadisi filmiyle tekrarlanmak isteniyor. Ayrıca bu sefer iş daha ciddî, çünkü daha önce operasyonun Amerika bacağı Washington Times gibi tetikçiliğiyle bilinen ve Amerikan kamuoyunda fazla etkili olmayan bir gazeteden yürütülürken, bu seferki operasyon kanalı Amerika’nın bir numaralı gazetesi New York Times. New York Times’da bugün yayınlanan Şebnem Arsu imzalı bir yazıyla operasyon başlamış durumda. Muhtemelen Türk ya da Türk asıllı olan Şebnem Hanım, yazısına filmde Amerikalıların ne denli zalim, hunhar ve psikopat kişilikler olarak tasvir edildiğini ballandıra ballandıra anlatarak başlıyor. Amaç gayet açık: New York Times okurunu filme, daha doğrusu filme gişe rekoru kırdırdığını iddia ettiği Türk halkına düşman etmek. Tabiî bunun hemen ardından çuval olayına değinmeden edemiyor (Bir kere Amerikan kafası işin canalıcı noktası olarak çuvalı tespit etti ya, artık Amerika’nın bize yönelik her piskolojik savaş adımında bu çuvalı dinleyeceğiz. Galiba bu konuyu Türk halkı unutsa bile Amerikalı uzmanlar unutamayacak!) Yazının amacı Amerikan okurunda Türk halkına karşı tepki uyandırmak olduğu için, okura Türklerin Amerika’ya yok yere tepki gösterdiği mesajının verilmesi lâzım. Bu yüzden Şebnem Hanım çuval olayını çarpıtarak anlatıyor; Amerikalı askerlerin Türk askerlerini “isyancı zannederek” tutukladığını iddia ediyor. Bilindiği gibi 11 Türk subayı bir Türk karakolunun Amerikalı asker ve peşmergelerce kuşatılmasıyla esir alındı. Yani bu kişilerin Iraklı isyancı zannedilmesi asla söz konusu değil. Zaten böyle bir iddiayı şimdiye kadar Amerikan medyası bile ileri sürmemişti. Ama ne gam, bunu New York Times okuru nereden bilecek ki? Çuval olayı gerçek yüzüyle aktarılsa Amerikalı okurun gözünde Türklerin “sebepsiz ve gereksiz” bir Amerikan aleyhtarlığı hummasına tutulduğu mesajı verilemeyecek, çünkü Amerikan yönetimi askerine yaptırdığı şerefsiz ve ahlâksız çuval operasyonunu kendi halkına da izah edemez. Onun için Pentagon’un uzmanları yazıyı böyle bir yalanla süslemeyi uygun buluyor, bu fabrikasyon Şebnem Hanımın eline tutuşturuluyor, hanımefendi de parasını alıp asparagasın daha inandırıcı olması için Türk adını ve imzasını New York Times’a, daha doğrusu Pentagon’a satmakta sakınca görmüyor.
Filmdeki şu ayrıntıya yazıda yer verilmesi önemli : Amerikan Yahudisi bir cerrah Amerikalıların elindeki savaş esirlerinin böbreklerini alıp Londra, New York ve İsrail’e gönderiyor. Böylece Türklerin anti-semitizmi bir kere daha kanıtlanıyor ve Türksevmez cephenin Amerika’dan İngiltere ve İsrail’e doğru genişletilmesi hedefleniyor. Görüldüğü gibi Kurtlar Vadisi operasyonu bu yönüyle daha önceki Metal Fırtına ve Kavgam operasyonlarının devamı ve aynı merkezin imâlatı. Zaten bu merkez o kadar budala ki, neredeyse bu yazıya imzasını atmış. Yazının sonlarında Türkiye’deki Amerikan aleyhtarlığından söz edilirken buna delil olarak geçen yıl Metal Fırtına ve Hitler’in Kavgam kitaplarının best-seller olduğu iddiasına yer veriliyor. Zavallı Pentagon uzmanları Türkiye’de bu yapay gündem maddelerinin ne kadar hızla unutulduğunun farkında değiller. Halbuki bu işlerin arşivini tutan bizim gibi birkaç meraklı dışında Türkiye’de herkes Metal Fırtına’yı da, Kavgam balonunu da çoktan unuttu gitti. Ama Pentagon uzmanları unutmuyor, çünkü bu operasyonların çalışmaları hâlâ bilgisayarlarından, çekmecelerinden, mantar panolarından onlara bakıyor.
Gelelim kıssadan hisseye: “Bu film bizim milleti etkilemez, bir şey olmaz, hatta gidin görün, iyi gelir” yaklaşımı yanlıştır. Filmin asıl zararlı yönü açıkladığım gibi Amerikan, hatta Batı kamuoyunda Türkleri düşmanlaştırmasıdır. Buna meydan vermemeliyiz. Türk halkının millî hak ve çıkarlarına sahip çıkma silkinişinin Batı kamuoyuna ırkçı, köktendinci, anti-semit bir hareket gibi gösterilmesi bize büyük zarar verir. Bu bakımdan Kurtlar Vadisi operasyonunu iyice kurcalamalı, deşifre etmeliyiz. Millî medya New York Times yazısında adı geçen ve filmdeki bu psikolojik savaş unsurlarını yazdığı öne sürülen Bahadır Özdener adlı şahsı bularak sıkıştırmalı ve Metal Fırtınanın yazarlarına yapıldığı gibi maskesini düşürmelidir. New York Times’ı başta çuval olayı olmak üzere yazıdaki gerçek dışı unsurlardan dolayı protesto etmeli, Amerikan kamuoyuna ulaşma yolları bularak bütün bunların tertip ve düzmece olduğunu onlara da anlatmaya çalışmalıyız. Amerikan halkı ayrı, bir avuç para babasının çıkarlarına hizmet eden neo-con iktidarı ayrıdır, ve zaten Amerikan halkının çoğunluğu da artık bu ikitidarı desteklememektedir.
Son olarak Türkiye’yi yönetenlere sesleniyorum: ABD’nin bölgemize yönelik emperyalist planlarına karşı Türk milletine yakışacak kararlı, dik başlı bir tavır alamadınız, hatta şimdi “ABD ile beraber Suriye ve İran’a saldırsak olur mu acaba?” diye düşünür gibisiniz. Belki bazılarınızın kafası beşikten mezara kadar Amerika ile beraber davranmaya şartlanmış, belki bazılarınız korkuyorsunuz, ya da Hitler Almanyasında “Yahudi ve komünistleri ihbar edersem Naziler bana dokunmaz” diyen sosyal demokratlar kadar dargörüşlüsünüz. Bunları anlarım. İyi ama, önce Metal Fırtına, ardından Kavgam asparagası, şimdi de Kurtlar Vadisi! Amerika işi gücü bırakmış, kendi kamuoyuna mütemadiyen Türk düşmanlığı aşılamakla, Türk milliyetçiliğini dünya kamuoyunda anti-semitizm, Hitlercilik olarak mahkûm etmekle uğraşıyor. Bunu ne amaçla yapıyor olabilir dersiniz? Bunlar Türkiye’ye yönelik orta vadeli bir hasmane plana kamuoyu desteği sağlamanın adımları değilse nedir? Acaba bu konuda harekete geçmeyi, büyük müttefike “Ayıp oluyor, bu kışkırtmaları bırak, Amerikan kamuoyuna Türk düşmanlığı aşısı yapmaktan vazgeç” demeyi düşünmez misiniz? Düşünmüyorsanız Türkiye Cumhuriyetinin başında işiniz ne?