Siyaset13 Şubat 2006 00:00

The Tayyip bunu hep yapıyor!

Başbakan Erdoğan, hakkını arayan işçiyi, memuru, emekliyi, çiftçiyi, esnafı azarlamayı, başbakanlık koltuğuna oturduğu günden beri sürdürüyor...Erdoğan'dan incilerMERSİNDE yaşanan "Lan" lı, "Ananı al git" sözleri, Erdoğan tarafından yakın geçmişte kullanılan kimi ifadeleri yeniden anımsattı. İşte Erdoğan'dan İnciler:28 Kasım 2004 Çiftçiye: "Çiftçinin durumu ne olacak" diye bağıran köylüye: Yahu bu millet yatıp kalkıp size mi çalışacak?24 Eylül 2005 YÖK ve üniversitelere:Erdoğan YÖK Başkanı Teziç'i eleştirirken kafasını göstererek: Burası basmıyor. Hayatta iki koyun bile güdemez.22 Ekim 2005CHP'ye: Müttedi iddiasını ispatlamakla mükelleftir. İddiasını ispatlayamayan...Oraya üç tane nokta koyuyorum.10 Ekim 2005 DOKTOR ve iş isteyen vatandaşa: Doktoru getirip de çivi ile çakacak halimiz yok. Ben iş bulma kurumu da değilim.Yok öyle avantaya alıştınız. levitra and diabetes diabetes sexuality treatment sexual dysfunction in diabetescleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mg

1 Nisan 2005 Satılık böbrek dövizi açan hastaya:

Bak! "Satılık böbrek var" diye ilan vermiş. Kusura bakma hemşehrim, burası sakatatçı dükkanı değil.

5 Şubat 2006 Eğitim politikalarını eleştirenlere :

Bizde yüzde 30 meslek lisesi, yüzde 3'ü imam hatip. Etmeyin ya! Sanki hepsi imam hatip 'anasını satayım'.

Uzmanın görüşü

"Sözcük hazinesi kısır"

DİL Derneği Başkanı Sevgi Özel, Erdoğan'ın zaman zaman, hatta Meclis çatısı altında bile "argo" konuştuğunu belirterek, "Benim kanım Başbakan'ın sözcük hazinesi kısır. Doğaçlama konuşurken, söz varlığının kısıtlılığı ortaya çıkıyor. Basın danışmanları metin hazırlayıp verdiğinde biraz daha düzgün konuşuyor" dedi.

Erdoğan bunu hep yapıyor

Erdoğan'ın Mersin'deki "lan" lı tavrı büyük tepki topladı.Erdoğan'ın bu tavrı yeni değil. Erdoğan, hakkını arayan işçiyi, memuru, emekliyi, çiftçiyi, esnafı azarlamayı başbakanlık koltuğuna oturduğu günden beri sürdürüyor.

BAŞBAKANRecep Tayyip Erdoğan, Mersin'deki merkez ilçe kongresi öncesinde, çiftçi olduğunu söyleyen bir vatandaş tarafından protesto edilmesi sonrası yaşananlar dün de gündem maddelerinin ana konusu oldu. Yapılan eleştirilerde Başbakan'ın sık sık bu tavırları sergilediği ve bu söz ve tavırların bir yöneticiye yakışmadığı yönündeydi. ''Değil Başbakan, bir vatandaşın "Lan" lı, "Ananı al git" sözleri bir TV'de yayınlasa okuruluş RTÜK tarafından kapatılır " diye Erdoğan eleştirildi.

Geçmişte yaşananlar

Erdoğan, dert yanan vatandaşın sorunları dinleneceğine ağıza alınmadık sözler söylemeyi tercih. etti. Erdoğan'ın bu tavrı yeni değil. Erdoğan, hakkını arayan işçiyi, memuru, emekliyi, çiftçiyi, esnafı azarlamayı başbakanlık koltuğuna oturduğu günden beri sürdürüyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, daha önce de bölgelerinin geri kaldığını söyleyen bir vatandaşa " Devlet yatıp kalkıp, seni mi kalkındıracak? " diyerek azarlamıştı.

İş isteyen ber gence ise " Ben İş Bulma kurumu muyum " diye cevap vermişti. Gübre ve mazaot fiyatlarının attığını, ürünlerinin para etmediğini belirten çiftçiyi ise " Yok öyle avantaya alıştınız " diye azarlamıştı. Pancar üreticisinin " Pancar fiatlari ne olacak? " sorusuna " Pancari birak medeniyete bak " diyerek pancar üreticilerini şehirli olmamakla suçlamıştı. Basın da sık sık Erdoğan'ın paylamalarından nasibini alıyor. Eleştirel bir soru sorulması durumunda Erdoğan'ın verdiği cevap" Haddinizi bileceksiniz oluyor.

Neler yaşandı?

Son olay ise Mersin'de yaşandı. Mersin'de öfkeli bir çiftçinin tepkisiyle karşılaşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, çiftçiyi önce yanına çağırdı, ardından "lan terbiyesizlik yapma" diyerek yanından uzaklaştırdı. Erdoğan, AKP Merkez İlçe Kongresi'nin yapıldığı Edip Buran Spor Salonu'na gelişinde Kuyluk beldesinde çiftçilik yapan 43 yaşındaki Kemal Öncel'in protestosuyla karşılaştı.

"Anamızı ağlattınız be. Aşk olsun size aşk olsun. Tarım Bakanı anayasayı ihlal ediyor. Yetmedi mi? Öldük, bittik sayın Başbakan'ım. Hangi yüzle geldin buraya?" diye bağıran çiftçi, korumalar tarafından engellenip uzaklaştırılmak istendi. Sol kolunun ameliyatlı olduğunu söyleyen çiftçi, kendini engelleyen korumalara da bağırdı.

Önce yanına çağırdı

Başbakan Erdoğan, polislere, "Bırakın yanıma gelsin. Derdini bana anlatsın" diyerek engel oldu. Çiftçi üzeri aranırken, "Bende bir şey yok. Rahat olun" dedikten sonra, yanına gittiği Erdoğan'a "Devletimin Başbakanı" diye hitap etti. Daha sonra çiftçiyle Başbakan arasında şu konuşmalar geçti:

Başbakan: Böyle bağırılmaz ki, terbiyesizlik yapma.

Çiftçi: Terbiyesizlik yapmıyorum. Lütfen bana hakaret etmeyin.

Başbakan: Artistlik yapma.

Çiftçi: Artistlik yapmıyorum, ben sanatçı değilim.

Başbakan: İyi bir sanatçısın.

Çiftçi: Tarım Bakanımızın anayasayı ihlal ettiğini biliyor musunuz?

Başbakan: Lan terbiyesizlik yapma.

Çiftçi: Lan mı?

Başbakan: Evet

Çiftçi: Lan mı? Canın sağolsun.

Başbakan: Şu anda çiftçiye ne verildiğinin farkında mısın?

Çiftçi: Ne zaman?

Başbakan: Şimdi.

Çiftçi: Benim mahsulüm öldükten sonra mı? İki senedir anamız ağlıyor.

Başbakan: Hadi ananı al git buradan.

Yumurtalı protesto

Ancak Başbakan'a tepkiler bununla da sınırlı kalmadı. Cumhuriyet Meydanı'nda Başbakan'ı bu kez yumurtalı protestocular bekliyordu. Hükümetin tarım politikasına karşı sloganlar atan protestoculardan dokuzu gözaltına alındı. Eylemcilerin Mersin Halkevleri üyesi oldukları öğrenildi.

Korumaların tavrı

Çiftçi Öncel, Başbakan'ın bu sözünden sonra korumaların da kendisini uzaklaştırması üzerine "suya muhtaç olduk. Lan diye hitap etme. Ayıp be" diyerek Erdoğan'ın yanından ayrıldı.

Mersin'de Başbakan Erdogan tarafindan azarlanan protestocu çiftçi Kemal Öncel, Skytürk kanalina konuştu ve Başbakanin iki korumasi tarafindan dövüldügünü öne sürdü. Televizyon görüntülerinde Başbakan'in korumalari tarafindan arabaya bindirilip görütüldügü görülen Kemal Öncel, korumalarin kendisini bölgenin karakoluna degil, başka bir karakola götürdügünü; bir odaya kapatip agir hakaretler eşliginde darp ettigini öne sürdü.

Doktor raporu aldigini, yürüme güçlügü çektigini söyleyen Öncelsavciliga şikayette bulundugunu açikladi. Öncel, korumalar tarafindan göz altina alindiktan sonra savcilik tarafindan tutuksuz yargilanmak üzere serbest birakilmişti. Öncel, dört yıl önce de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde dönemin DYP lideri Tansu Çiller, Meclis Grubu'nda konuşurken "Sayın Başbakan Kuyuluk Belediye Başkanı'nı lütfen görevinden alın" diye bağırmıştı. Öncel, Şık'ın yolsuzluk yaptığını kendisinin ekmeğiyle oynadığını öne sürmüştü.

Erdoğan'ın öfkesi Meclis'te

CHP'li Sevigen: "Çiftçinin anasına ne demek istediniz?" dedi.

CHP Istanbul Milletvekili Mehmet Sevigen, Başbakan Recep Tayyip Erdogan'ın Mersin'de protestocu bir çiftçiyle diyaloglarını bir soru önergesiyle Meclis'e taşiyarak, "Sayin Başbakan 'lan'ne anlama geliyor?" sorusunu yöneltti. Sevigen, Erdoğan'a "Yoksullaştık anamız alıyor" diyen çiftçiye "Hadi ananı al git buradan" demekle çiftçinin anasına ne demek istediğini sordu.

Sevigen, TBMM Başkanlığına'na verdiği soru önergesinde, siyaset yapan insanların tahammüllü olması gerekirken Başbakan Erdoğan'da "son günlerde ortaya çıkan kişilik değişikliğinin had safhaya çıktığını" belirterek, "Herşeye kızan, bağıran, hakaret eden konumdadır. Kendisini seçen, Başbakan olmasını sağlayan, maaşını veren, sağlık giderlerini karşılayan vatandaşlara (kısaca siyasetçinin patronu olan) halka saldırması, hakaret etmesi, halkın tahammül sınırlarını zorlamaktadır" dedi.

Lan ne anlama geliyor

"Psikologlar bile Başbakandaki bu sık kişilik değişikliklerini açıklayamamaktadırlar" diyen Sevigen, Başbakan Erdoğan'a, "Sayın Başbakan 'lan'ne anlama geliyor? Siz ailenize kızdığınız zaman (kardeşinize, oğlunuza) lan gibi kelimeler kullanır mısınız? Atatürk, 'Köylü milletin efendisidir" diyor. Siz ise Atatürk'ün milletin efendisi dediği köylüye 'lan'diyorsunuz. Bunu hangi mantıkla açıklıyorsunuz? " diye sordu. Sevigen, daha önce milletvekilleri ile yaptığı kapalı bir toplantıda, kendisine yanıt verdiği için bir milletvekiline " lan " dediği iddialarını da sordu. Başbakan Erdoğan'a, " Sizce Ana ne anlama geliyor? " sorusunu yönelten Sevigen, Erdoğan'a sorularını şöyle sürdürdü:

" Ana kutsal mıdır? Size 'Yoksullaştik anamiz agliyor'diyen çiftçiye 'Hadi ananı al git buradan'demekle çiftçinin anasına ne demek istediniz? Size birisi böyle hitap etse hoşunuza gider miydi? Sizin için hangi değerler önemlidir? Örneğin ana önemli midir? Peygamberimiz Hz. Muhammed'i terörist gibi gösteren karikatür bütün dünyayı ayağa kaldırdı. Çünkü bu büyük bir suç ve günahtı. Oysa bütün dinlerde ve İslamiyet'te analarda peygamberler kadar kutsaldır. Sizinde çok iyi bildiğiniz gibi 'Cennet anaların ayakları altındadır'. Karşinizdaki kim olursa olsun, hangi suçu işlemiş olursa olsun, o şahisin anasina hakaret etmek suç ve günah degil mi? Bu hitaptan dolayi başta kendi anneniz olmak üzere bütün annelerden özür dilemeyi düşünüyor musunuz? " CHP'li Sevigen, Başbakan Erdogan'a, " İnsanlara hakaret etmek sizi rahatlatıyor mu? " diye sorarken, " Bütün bu davranışlarınızdan, sözlerinizden rahatsızlık duyuyor musunuz? Eğer rahatsızlık duyuyorsanız kurtulmak için bir psikologa baş vurmayı düşünüyor musunuz? " sorusunu da yöneltti.

Erdoğan diline egemen olamıyor

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan'ın, Mersin'de bağırarak protesto eden ve "Anamızı ağlattınız" diyen bir kişiyi, "Lan terbiyesizlik yapma" diyerek azarlaması, Erdoğan tarafından yakın geçmişte kullanılan kimi ifadeleri yeniden anımsattı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Genel Kurul'da bütçe üzerinde yaptığı konuşmada, CHP Lideri Deniz Baykal ile muhalefet milletvekillerine verdiği yanıtlarda da argo cümleler kurmuştu. Başbakan Erdoğan'ın TBMM tutanaklarına geçen sözlerinden ilgi çekici bölümler, konuşmanın akışına uygun sıralamayla, özetle şöyle:

"-Eğer, bu fotokopileri ben çıkarmaya başlarsam, cemaziyülevveliniz çok kötü, çok kötü!..

-Kaldı ki 'ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol'ifadesi benim ifadem değil; bu ifade Mevlana'ya ait bir ifadedir ve 'yarası olan gocunur', niye gocunuyorsun. Niye gocunuyorsun...

-...Yattınız kalktınız, sadece, Bakanıma belden aşağı vurmaktan başka bir iş yapmadınız... ve aynı şeyleri konuştunuz, aynı ifadeleri kullandınız. Oğlundan başladınız, eşinden çıktınız. Bir edep var, adap var ya!..

Nasıl bunu yaparsınız ya?! Nasıl yaparsınız?!

-Müddei, iddiasını ispatla mükelleftir. İddiasını ispatlayamayan... Oraya işte ben üç tane nokta koyuyorum... Üç tane nokta koyuyorum.

-Sizlerin yaptırdığı kamuoyu araştırmaları da bana geliyor, onları da görüyorum ve durumunuz felaket, felaket!.. Rahat ola, rahat... El kol hareketi yapma... El kol hareketleriyle bir yere varamazsınız. Bu millet el kol hareketleri yapanları hep sandığa gömdü, sizi yine gömecek.

-Bak ben hep bütçeyi konuşuyorum... Hep ben bütçeyi konuşuyorum dikkat edin, bütçenin dışında konuşmuyorum; ama, biraz sonra o dille de konuşabiliriz!

-(CHP Balıkesir Milletvekili Ali Kemal Deveciler'e): Biraz sabırlı ol, biraz sabırlı ol... Canım gülüm benim, biraz sabırlı ol, onu da söyleyeceğim.

-(CHP Mersin Milletvekili Mustafa Özyürek'e) Bak, Mustafa Bey, Sayın Özyürek, çok ileri gittin; sana burada şimdi bir şey söyleyeceğim, şimdi bir şey göstereceğim sana... Sayın Özyürek, bu ayağa kalkma, bu tür hareketler, bunlar çirkin.

-Biz sizin iktidarınızda bazı kurumları nasıl dejenere ettiğinizi çok iyi biliriz; beni konuşturmayın!"

"Anasını satayım"

Başbakan Erdoğan, geçen İstanbul'da Zeytinburnu İlçe Teşkilatı'nın kongresinde meslek liselerine ilişkin yaptığı konuşmada da, "Dünyanın en gelişmiş ülkelerinde yüzde 70'i meslek lisesi mezunu. Bizde ise meslek lisesine geçit yok.

Bizde yüzde 30 meslek lisesi, yüzde 3'ü imam hatip. Etmeyin ya! Sanki hepsi imam hatip 'anasını satayım'... Etmeyin ya!

Türkiye'de kendine ait bir güç var ve bunlara 'istemezük'diyorlar" demişti.

"Sözcük hazinesi kısır"

Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel, Erdoğan'ın zaman zaman, hatta Meclis çatısı altında bile "argo" konuştuğunu belirterek, "Benim kanım Başbakan'ın sözcük hazinesi kısır.

Öfkelenince diline egemen olamayabiliyor ve en iyi bildiği sözcükleri söylüyor. Sert argo sözcükler söylediği için, genellikle benzer tepkiler alıyor" dedi. Özel, yıllardır siyasileri izlediğini, argonun bu kadar yoğun kullanıldığı politik dile bu dönemde rastladığını kaydetti. Başbakan'ın çok öfkelendiği zaman amacı aştığını söyleyen Özel, bunu ise söz varlığının kısıtlı olmasına bağladı. Özel, "Aynı sözcüklerle konuşuyor ya da çok eski sözcüklere yaslanıyor.

Doğaçlama konuşurken, söz varlığının kısıtlılığı ortaya çıkıyor. Basın danışmanları metin hazırlayıp verdiğinde biraz daha düzgün konuşuyor" dedi.