“ Bu kadar terbiyesiz bir Başbakan görmedim ” - Bekir ÖZTÜRK
Bu yazıyı kaleme alırken Avrasya TV de çok kıymetli kardeşlerim Turgay ve Bahadırın o muhteşem programları TÜRK KAHVESİ’ ni seyrediyordum. Telefonla yayına Antalya’ dan katılan bir hanımefendi “ 35 yaşındayım, 10 yaşımdan bu yana aklım yetti yeteli bu kadar terbiyesiz bir Başbakan görmedim ” dedi. Çiftçinin tepkisinin çok normal olduğunu ifade eden katılımcı; “ Ben bu kadar kötü bir ekonomik tablo görmedim, Antalya da 30 yıldır ayakta kalmayı becermiş esnaflar bile bir bir kepenk kapattı. ” dedi. Bacasız sanayi diye tabir edilen Turizmin, Seracılığın önemli iki merkezinin durumu bu iken ektiği bir tohuma karşılık beş buğday tanesi hasat alan, mazotunun gübresinin borcunu ödeyemeyen Anadolu köylüsünün halini siz düşünün. O halde Buradan Sayın Başbakana bir uyarıda bulunalım. Sakın ola bu bahsettiğimiz köylülerin yanına gitmesin. Yan lış anlaşılmasın bunu köylülerin sağlığı için istiyorum. Mersin gibi bir senede birkaç kez hasat alınan, kışlı yazlı seracılık yapılan bir yerde sıkıntısını ifade eden çiftçiyi bu kadar azarlayan Sayın Başbakan, Allah muhafaza o köylülere güç kullanmak isteye bilir.kamagra kamagra 100mg kamagra gel
Basında çok fazla yer verilmeyen bu tabloyu Mersin den yayın yapan Gazeteci Haber internet sitesinden size aktardıktan sonra üzerinde bir değerlendirme yapalım. Söz konusu haberi kaynağından okumak için ;
http://www.gazetecihaber.com/detail.asp?haber_id=800 bağlantısını tıklamanız yeterli olacaktır.
Kemal Öncel (50) adlı Çiftçi, başbakan otomobilinden indiği sırada;
"Sayın başbakanım, bu çiftçinin hali ne olacak, anamızı ağlattınız" diye bağırdı. Polislerin müdahale ettiği çiftçi, "Öldük, bittik sayın başbakanım" diyerek bağırmaya devam etti.
Başbakan Erdoğan, polislerin uzaklaştırmaya çalıştığı çiftçinin yanına getirilmesini istedi. Başbakan Erdoğan ve çiftçi Kemal Öncel arasında geçen tartışma kameralara şu şekilde yansıdı:
Başbakan: Böyle bağırılmaz ki, terbiyesizlik yapma
Kemal Öncel: Terbiyesizlik yapmıyorum. Lütfen bana hakaret etmeyin
Başbakan: Artistlik yapma
Kemal Öncel: Artistlik yapmıyorum, ben sanatçı değilim
Başbakan: İyi bir sanatçısın
Kemal Öncel: Tarım bakanımızın anayasayı ihlal ettiğini biliyor musunuz?
Başbakan: Lan terbiyesizlik yapma.
Kemal Öncel: Lan mı?
Başbakan: Evet
Kemal Öncel: Lan mı? Canın sağ olsun
Başbakan: Şu anda çiftçiye ne verildiğinin farkında mısın?
Kemal Öncel: Ne zaman?
Başbakan: Şimdi
Kemal Öncel: Benim mahsulüm öldükten sonra mı? 2 senedir anamız ağlıyor
Başbakan: Hadi ananı al git buradan
Şimdi Sayın Başbakan bu vatandaşın serzenişine cevap vermeseydi, çok önemsenmezdi. Duymadı yada duymazdan geldi denirdi. Ama özellikle polislere yanına getirmesini söylediğinde üstadından almış olduğu “ Diyalog ” yeteneği ile konuya yaklaşacak zannedildi. Ancak yukarda ki diyalogdan da anlaşılacağı üzere Sayın Başbakan adeta Hükümeti ve şahsına verilen “ Dışarıya karşı pazarlayan, içeriye karşı pazarlayan ” sıfatına layık olma içgüdüsüyle sertleştikçe sertleşti.
Peki protestocu vatandaşın tepkisi yersiz miydi? Bunu Mersin de yaşayan bir insan olarak ( Başka illerimizde böyle olmaması temennilerimle ) % 100 haklı buldum. Çünkü gerçekten Mersin bitmiş vaziyette,
Bu yazıyı kaleme alırken Avrasya TV de çok kıymetli kardeşlerim Turgay ve Bahadırın o muhteşem programları TÜRK KAHVESİ’ ni seyrediyordum. Telefonla yayına Antalya’ dan katılan bir hanımefendi “ 35 yaşındayım, 10 yaşımdan bu yana aklım yetti yeteli bu kadar terbiyesiz bir Başbakan görmedim ” dedi. Çiftçinin tepkisinin çok normal olduğunu ifade eden katılımcı; “ Ben bu kadar kötü bir ekonomik tablo görmedim, Antalya da 30 yıldır ayakta kalmayı becermiş esnaflar bile bir bir kepenk kapattı. ” dedi. Bacasız sanayi diye tabir edilen Turizmin, Seracılığın önemli iki merkezinin durumu bu iken ektiği bir tohuma karşılık beş buğday tanesi hasat alan, mazotunun gübresinin borcunu ödeyemeyen Anadolu köylüsünün halini siz düşünün.
O halde Buradan Sayın Başbakana bir uyarıda bulunalım. Sakın ola bu bahsettiğimiz köylülerin yanına gitmesin. Yan lış anlaşılmasın bunu köylülerin sağlığı için istiyorum. Mersin gibi bir senede birkaç kez hasat alınan, kışlı yazlı seracılık yapılan bir yerde sıkıntısını ifade eden çiftçiyi bu kadar azarlayan Sayın Başbakan, Allah muhafaza o köylülere güç kullanmak isteye bilir.
Birde şu Hoş Geldiniz ve Güle Güle Trafik levhaları konusuna değinelim. Erdemli İlçesinin giriş ve çıkışına onlarca yağ damlayan bezlerle yetinmeyen bazı işgüzar yöneticiler, Kocaman kalıcı levhalarla “ hoş geldiniz ” ve “ Güle güle ” yazdırmışlar.
Umarım ki bu hezimete uğramış millet yapılacak ilk seçimde sizi o “ Güle güle ” yazısının yanına götürüp vedalaşmazlar.