Küresel Şebekeler6 Şubat 2006 00:00

Küresel Provokasyon - Dr. Abdullah Özkan

Küresel emperyalizm, Batı basınını maşa olarak kullanarak İslâm Dünyasını provoke etmektedir. Özellikle Ortadoğu’da yeni bir kaos ve kargaşa ortamı oluşturulmak istenmektedir. Amerika Birleşik Devletleri’nin İran ve Suriye’ye yönelik tehditleri dikkate alındığında, bu kaos ve kargaşa ortamının ençok ABD’nin işine yarayacağı görülmektedir.Batı basınının yayınları ve yetkililerinin tavrı birşeyin daha iyice netleşmesini sağlamıştır. Batı dünyası, İslâm dinine, Müslümanların kutsal değerlerine “öteki” olarak bakmakta, dışlamaktadır.Bu aşağılık bir bakışaçısıdır. Kendi kutsalından başka kutsal değer tanımayan bu zihniyet, Haçlı zihniyetinin ta kendisidir.“Medeniyetler İttifakı” diye çırpınanlara sormak gerekir, İslâmî değerleri aşağılayan, küçük düşüren, yok sayan Batı medeniyeti ile mi “ittifak” yapılacak?Batı medeniyeti kendisini “merkez” kabul etmekte; emreden, buyuran, tahakküm eden bir konumda görmektedir.Böyle bir zihniyetle yapılacak ittifakın faturasının ağır olacağı şimdiden bellidir. Bu nedenle Medeniyetler ittifakı peşinde koşanların, bu son olaydan ders alarak durumlarını yeniden gözden geçirmeleri gerekmektedir. coupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cardsarcoxia 90 mg wikipedia read arcoxia cenaabilify link abilifykamagra kamagra wikipedia kamagra gel

Son günlerde Avrupa basınında Peygamber Efendimize yönelik alçakça bir saldırı kampanyası yürütülüyor. Bu çirkin saldırı İslâm dünyasını ayağa kaldırırken, Avrupalı yetkililer, yapılan çirkinliğe “basın özgürlüğü” safsatasının arkasına sığınarak sessiz kalıyorlar.
Dünyanın hiçbir yerinde bir dinin peygamberine yönelik saldırı, basın özgürlüğünün kapsamına girmez. Bütün gazeteci cemiyetlerinin, basın konseylerinin, iletişim etik kurullarının belgelerine bakın orada aksine hiçkimsenin dini, ırkı, cinsiyeti nedeniyle kınanamayacağı, eleştirilemeyeceği, hiçbir dini değer ve kutsalın tahkir edilemeyeceği açıkça vurgulanır.
Öyleyse Peygamber Efendimize yönelik saldırı hiçbir şekilde basın özgürlüğü ile savunulamaz. Peygamberimizin sözde karikatürlerini yayınlayan tüm basın kuruluşları suç işlemiş durumdadır. Avrupalı yetkililere düşen görev, bu alçakça yayınları durdurmak, engellemek olmalıdır. Onlar da bu alçaklığa seyirci kalarak suç işlemektedirler.
Özellikle son bir haftadır bu konuda gelişen olaylara bakıldığında, olayın sadece bazı gazetelerde Peygamber Efendimize hakaret eden karikatürlerin yayınlanmasından ibaret olmadığı görülmektedir.
Olay çok boyutlu küresel bir provokasyon niteliği taşımakta ve İslâm alemini tahrik etmeyi amaçlamaktadır.
Batı basınının yayınlarından sonra doğal olarak İslâm dünyası ayağa kalkmış, bu alçakça yayınları protesto eden geniş çaplı gösteriler düzenlemiştir. İslâm dünyasında gösteriler arttıkça, Batı basınında sözde karikatürlerin hızla başka gazetelerde de yayınlanması dikkat çekicidir.

Küresel emperyalizm, Batı basınını maşa olarak kullanarak İslâm Dünyasını provoke etmektedir. Özellikle Ortadoğu’da yeni bir kaos ve kargaşa ortamı oluşturulmak istenmektedir. Amerika Birleşik Devletleri’nin İran ve Suriye’ye yönelik tehditleri dikkate alındığında, bu kaos ve kargaşa ortamının ençok ABD’nin işine yarayacağı görülmektedir.
Batı basınının yayınları ve yetkililerinin tavrı birşeyin daha iyice netleşmesini sağlamıştır. Batı dünyası, İslâm dinine, Müslümanların kutsal değerlerine “öteki” olarak bakmakta, dışlamaktadır.
Bu aşağılık bir bakışaçısıdır. Kendi kutsalından başka kutsal değer tanımayan bu zihniyet, Haçlı zihniyetinin ta kendisidir.
“Medeniyetler İttifakı” diye çırpınanlara sormak gerekir, İslâmî değerleri aşağılayan, küçük düşüren, yok sayan Batı medeniyeti ile mi “ittifak” yapılacak?
Batı medeniyeti kendisini “merkez” kabul etmekte; emreden, buyuran, tahakküm eden bir konumda görmektedir.
Böyle bir zihniyetle yapılacak ittifakın faturasının ağır olacağı şimdiden bellidir. Bu nedenle Medeniyetler ittifakı peşinde koşanların, bu son olaydan ders alarak durumlarını yeniden gözden geçirmeleri gerekmektedir.
Aynı şey, “dinlerarası dialog” projesini hayata geçirmek isteyenler için de geçerlidir. Batı medeniyeti kendi dinini üstün saymakta, başka dinleri ise küçümsemekte, aşağılamakta hatta çoğu zaman yok saymaktadır.
Böyle bir zihniyetle hangi dialoğu gerçekleştirmek mümkündür? Hem en mükemmel din olan İslâm , başka bir din ile hangi temel üzerinde dialog kuracaktır? Dialog kurmak yerine insanlığın tek kurtuluş reçetesi olan İslâm dininin daha iyi tanıtılması, yaygınlaştırılması, güzelliklerinin ön plana çıkartılmasına çalışılması daha doğru bir tutum olmaz mı?

Amerika Birleşik Devletleri’nin yürüttüğü “Küresel İmparatorluk Projesi”, Amerikan emperyalizmine karşı çıkabilecek tüm güç merkezlerini yok etmeyi hedeflemektedir. ABD’nin Afganistan ve Irak’a saldırması, şimdi de İran’ı hedef tahtasına koyması, İslâm Dünyası’ndan duyduğu rahatsızlığın göstergesidir.
İslâm dünyasına yönelik küresel provokasyonda ABD ile AB ele yürümektedir. Küfrün tek millet olduğunu, bu tablo bir kez daha ortaya koymaktadır.
Küfre karşı tek yumruk olmak, tek yürekte birleşmek görevi ise tüm İslâm dünyasına düşmektedir.