Dış Politika28 Ocak 2006 00:00

Ilımlı İslam Projesi ve kültürel emperyalizm - Dr. Abdullah Özkan

Amerika Birleşik Devletleri’nin uygulamaya koyduğu “Büyük Ortadoğu Projesi” askeri ve siyasi bir proje gibi gözükse de, en önemli ayaklarından birini kültür oluşturuyor.ABD, bir yandan askeri işgallerle, silahlı operasyonlarla emperyal zorbalığını devam ettirirken, diğer yandan da kültürel operasyonlarla “Amerikan değerlerini” yaygınlaştırmayı, kültürel emperyalizmi yerleştirmeyi amaçlıyor. Kültürel emperyalizmin öncelikli hedefinde inanç yeralıyor. İnanca yönelik tahrip edici faaliyetlere önem veren ABD’nin, özellikle İslam dininin özüne zarar verecek icraatları teşvik ettiği, destek verdiği dikkat çekiyor.ABD’nin İslam’a yönelik olumsuz faaliyetleri “ılımlı İslam projesi” çatısı altında toplanıyor. ABD bu proje ile İslam’ı tahrip etmeyi, özünde olmayan uygulamaları sokmayı, halkı yanlış yönlendirmeyi amaçlıyor. Bu faaliyetler için çok büyük bütçeler ayırıyor.escitalopram i alkohol escitalopram tbl escitalopram i alkoholsymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenasitagliptin phosphate and metformin hydrochloride gedave.ro sitagliptin phosphate side effectscialis sample coupon cialis manufacturer coupon 2016 cialis manufacturer coupon

Amerika kültürel emperyalizmi, askeri operasyonlarının, silahlı işgallerinin olmazsa olmaz bir parçası olarak görüyor.
Mesela, önce askeri işgal gerçekleşmiş ise ardından Amerikan değerlerinin işgal edilen o yerde yaygınlaştırılması operasyonuna hız veriliyor. Amerikan değerlerinin yaygınlaşması aynı zamanda o ülke insanlarının kendi inanç değerlerinden, kültürel bağlarından kopmaları anlamına geliyor.
ABD bazen askeri işgalden önce kültürel emperyalizm silahını kullanmayı tercih ediyor. Belki biraz uzun süreli bir operasyon olsa da, ABD hedef seçtiği ülkenin insanlarına kendi değerlerinin en üstün değer olduğunu benimsetmeyi amaçlıyor.
Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında her iki unsur da bir arada kullanılıyor. ABD, kimi ülkeleri askeri işgalle “hizaya getirmeye” çalışırken, kimi ülkeleri “içten fethetmeyi” daha kazançlı buluyor.
Amerika Birleşik Devletleri’nin uygulamaya koyduğu Büyük Ortadoğu Projesi’nin kapsamında yer alan ülkelerden biri de Türkiye… ABD’nin ülkemize yönelik operasyon tarzının, Amerikan değerlerinin yaygınlaştırılarak kültürel emperyalizmin hakim kılınması şeklinde olduğu görülüyor.
Özellikle Ilımlı İslam Projesi’nin Türkiye üzerinde yoğunlaşması dikkat çekiyor.  Amerikan yönetimi, ılımlı İslam projesi’nin hayata geçirilmesinde işbirlikçi sivil toplum örgütleri ile medyayı etkin olarak kullanıyor.
Türkiye’de ne yazık ki bugün kamuoyunu etkileme gücünü elinde bulunduran pekçok önemli yayın organı “Amerika’nın sesi” gibi yayın yapıyor. ( Hatta bunlardan biri, ABD’den yayın yapan ve Beyazsaray’ın propaganda aracı olan “Amerika’nın sesi” televizyonunun bültenini yayınlıyor!.. Eh yani, pes doğrusu…)

Kimi sivil toplum örgütleri de Pentagon’un dağıttığı yüklü maddi imkanlardan yararlanarak adeta din düşmanlığı yapıyor, halkın değerlerine kin besliyor, Amerikan değerlerinin toplumda yaygınlaşması için elinden geleni yapıyor.
Bugünlerde ABD’nin ılımlı İslam projesi’nin yeni uygulamaları tekrar gündeme gelmeye başladı. Mesela kadınların başı açık olarak erkeklerle birlikte namaz kılması fitnesine bir kısım medyanın hararetle sahip çıkması oldukça anlamlıdır.
Amerikan değerlerinin yaygınlaşması için çaba harcayan kimi yayın organları, bir yandan “İslam düşmanlığı” yaparken, diğer yandan da İslam’ı tahrip eden uygulamalara destek veriyorlar.
Başörtüsüne, İmam-Hatip okullarına, Kur’an kurslarına açıkca cephe alan ve çocukların kendi dinlerini öğrenmelerinden rahatsızlık duyan kimi yayın organları, İslam’ın özüne zarar vermeye yönelik faaliyetler konusunda aslan kesiliyorlar! Azınlıkların dini özgürlüklerini savunan bir kısım medya, çoğunluğun din özgürlüğü sözkonusu olunca üç maymunu oynamayı tercih ediyor…
Amerika’nın ılımlı İslam projesi’ne karşı kamuoyunun oldukça duyarsız davranması da düşündürücüdür. Belki de en önemli yara, kamuoyunun böylesine dejenere edilmesi, değerlerine, inancına, kültürüne sahip çıkamaz hale getirilmesidir.  Bunda mevcut iktidarın payını da gözardı etmemek gerekir diye düşünüyorum…