YENİ BİN YILDA GLADİO’NUN ÇOCUKLARI - Mehmet Z. Öztürk
Devam eden derin devlet, gladio, kontrgerilla açıklamaları ile ortada dolaşan yazılar neticesini vermeye başladı. Aslında amacımız bu tartışmaların içinde yer almak değildi, sadece bu yeni ifşaatın sonun nereye varabileceğini, neleri amaçladığını ortaya koyabilmekti. Daha doğrusu bu sık sık değindiğimiz “psikolojik harekat” çalışmalarının bir unsuru olduğunu ortaya koymaktı.Genel olarak bakıldığında ülke bin yılın başında derdin bir “ekonomik harbe” maruz kalmış bu durum ona sadece “ekonomik kriz” olarak tanımlanmıştı. Süreç böyle başlamıştı. Bu çabaların amacı çok uluslu PKK terör örgütünün son dönemde sağladığı zafiyet ortamında toplumu biraz daha manipüle edebilmek, onu gerçeklerden ve olgulardan uzaklaştırmaktır. Toplum son 5-6 yılda yaşananlardan dolayı haklı bir gerilim içerisine girmiştir. Bu gerilimin sağladığı koşullara bağlı olarak, ülke üzerindeki kurgulanan entrikalarda daha fazla ortaya çıkarak belirginleşmeye başlamış ve buna karşılık toplumun ortak akıl ve düşünce ile elde ettiği “birleşik karşı koyma” eylemselliğini artmıştır.coupons for cialis 2016 coupons for prescription drugs prescription drug cardsnaproxennatrium site naproxen kruidvatarcoxia 90 mg wikipedia site arcoxia cena
Bu siyasi yapı her şeyden önce ülkenin genel durumu içersinde bir kurtarıcı rolü ile meydana çıkmış, her alanda dış ilişkilerine ve yabancılarla iş birliğine bakıldığında adeta bir “Mesih” edasına sahiptir. Buna paralel olarak toplum süratle “dinler arası diyalog sentezine” alıştırılmaya başlanmış ve ciddi bir şekilde pratik olarak uygulamaya geçirilmiştir.
1999 yılında, bir önceki yıl terörist başı Abdullah Öcalan yakalanarak ele geçirilmesi ile çok uluslu terör örgütü PKK tamamen zayıflatılmış ve fonksiyonlarını yok edilmiştir. Örgüt elemanları süratle teslim olma eğilimine girmiş, örgütün sözde yönetim kadrosu içinde derin çatışmalar ve iktidar kavgaları başlamıştır.
Bu gün, 5-6 yıl önce elde edilen bu başarı yokmuş gibi PKK/KONGRAGEL terör örgütü birden eylem alanında yeniden ve yoğun olarak adını duyurmaya başlamıştır. Örgütün kazanımı bu kadarla kalmamış daha ileri giderek devletin resmi kademesine yerleşmiş olan Diyarbakır Belediye Başkanı ve aynı zamanda PKK terör örgütü mensubu Osman Baydemir, cezaevinden tahliye edilen Leyla Zana, Hatip Dicle, Ahmet Türk gibi militan kadrolar ile birleşerek örgütü siyasal yapıya kavuşturmayı elde edebilmişleridir.
Şimdi bir galadio parçası olan bir B’NAİ B’İRTH’den (ahid çocukları) bahsedelim.
Bu gün 60 ülkede örgütlü bulunan B’nai B’rith 1843 yılında kurulmuştur. Yaklaşık 280.000 üyesi ile en büyük Yahudi kuruluşudur. Dünyada uluslar arası olayları yönlendirebilecek ve şekil verebilecek biri güce sahip olduğu inkar edilemez bir gerçektir.
Bu gladio parçasının kendi ifadesi aynen şöyledir;
“Dünyadaki diplomatlar, başkanlar, krallar ve Vatikan’la yakın ilişki içerisindeyiz. Washington’dan, Kudüs’ten ve tüm dünyadan liderler Yahudiliği ilgilendiren konularda bizi aralar… B’nai B’rith kuruluşundan bu yana Birleşmiş Milletlerde çok önemli rol oynamaktadır. BM’de sürekli mevcut olan tek Yahudi kuruluşuyuz… Ayrıca giderek önem kazanan Avrupa Birliği bünyesinde de yer almaktatız...”
2. dünya savaşı sırasında Alman firmalarında zorla çalıştırılan Yahudiler için akrabaları uzun yıllar tazminat alabilmek için uğraşılmış ama bunun neticesinde bir tek cevap bile alamazlarken, devreye giren B’nai B’rith 3.3 milyar mark tazminatın ödenmesini sağlamıştır. Bu örgüt bunu yeterli bulmamış, New York Times gibi gazetelerde bu alman firmalarının yaptıklarını tam sayfa ilanlar ile baskılar sağlayarak 10 milyar mark tazminat ödenmesini karara bağlatmıştır.
B’nai B’rith 2000 yılında Miami’de “Demokratikleşme-Diktatörlük ve Sivil Yönetim-Askeri Yönetim Karşılaştırmaları konulu bir toplantı düzenlemişleridir.
Bu örgüt hakkında daha bir çok bilgi ve ayrıntı yazabilir ve bu örgüt sadece bir örnek. Biz, son 5-6 yıllık olayları kısaca değerlendirerek geldiğimiz şimdiki durumla ilişkilendirmeye çalıştık.
Bu gün gladio’nun çocukları olan “gladyatör gazeteciler” ülkede yaşanan son gelişmelere rağmen hala TSK’ni gladio’nun üyesi gibi gösterirken bu gerçekleri neden saklıyor olabilirler?.