Uşakların Roketleri - Bülent Esinoğlu
Türk Devletini, Türk Ordusunu ve Türk Halkını Amerika’nın İran’a yapacağı askeri bir harekatın gerekliliğine inanır hale getirmek için çalışmalar medyada hızla devam etmektedir. Cumhuriyet gazetesi bunun önderliğine soyunmuş gibi görünüyor. Emperyalizmi görmezden gelerek laiklik savunusu görüntüsünde İran aleyhinde yayınlarına devam ediyor. Anladığım kadarı ile Milliyet Gazetesinden Yasemin Çongar’da bu işin ihbarcılığını yapıyor. “Yasemin Çongar Amerika’dan bildiriyor” dendimi akan sular duruyor. Tam bir Amerikalı gibi yorumlar gönderen Yasemin bu işi iyi yapıyor. Amerikalı patronlarından sık sık aferin alıyordur. Bir Amerikalıdan daha iyi Amerikalı olduğundan benim şüphem yok.Ne hikmet ise Milliyetin Amerika’dan köşe yazarı diye tuttuğu kişiler hep bu nitelikleri taşıyor. Talat Halman’da bu nitelikleri ile çok meşhur idi. Ancak hep Amerika’nın yanında olunca Türk halkı nezdinde irtifa kaybetti. Kırk yılını Amerika’da geçiren Talat Halman ile ilgili bir “Roket” hikayesi var. Yasemin Çongar’ın roketlerine çok benziyor.symbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cena
Makine Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Orta Doğu Teknik Üniversitesi Vişnelik Tesislerinde “Mutsuzluk ile sonlanan AR-GE öyküsü” isimli bir söyleşi tertipledi. Öykünün Kahramanı Nuri Saryal idi. 1976 yılında kısa menzilli roket çalışmaları yapmışlar. Çok küçük ödenekler ile önemli başarılar elde etmişler. Ordunun ve Üniversitenin destekleri olmuş. Rektör Kurdaş önemli yardımları olmuş. Yetmiş kez denemişler. Sonuçlar çok iyi. İyi ama Milliyet Gazetesinde o zaman Amerika’da yaşayan köşe yazarı Talat Halman imzalı bir yazı çıkmış. Elde edilenleri küçümseyen ve olumsuzlaştıran bir yazı. Arkasından Amerika’dan aralıklı olarak roket uzmanları gelmiş. Her biri bir hikaye anlatıp gitmiş. Saryal hocayı Almanya’ya göndermişler. AG-GE deki diğer kişiler dağılmış. Roket konusu da yirmi yıl süre ile rafa kaldırılmış. Amerika’daki bir Amerikalı gibi düşünen köşe yazarı bu işi bitirmiş.
Gene Milliyet Gazetesinde, gene Amerika’da yaşayan bir köşe yazarı bu kez roketini İran-Türkiye ilişkilerine atıyor. Neymiş efendim İran Türkiye için tehditmiş. Neymiş efendim sorun uluslar arası imiş v.s. Eğer sorun ise Emperyalistler (ABD+AB) ile İran arasında bir sorundur. Emperyalistlerin çıkarlarını mazlum ülkelerin de çıkarı imiş gibi göstermek dürüstçe bir yaklaşım olamaz. Hanım kızımız oturmuş Amerika adına çözüm arayışına. “Akıllı Yaptırım” öneriyor. Ambargo öneriyor. İstihbarat yardımı öneriyor (Zaten Amerikanın kendisi İran’a ambargo uyguluyor) Buna bizi de katmaya çalışıyor. İran ticari gemilerine denizlerde engelleme öneriyor. Kızım aynı silahlar Amerika’da da var. Aynı önerileri İran’a niye yapmıyorsun?
İran bizim gibi yarı sömürge ülke değildir. Bağımsızlığına düşkün, köklü devlet geleneği olan bir ülkedir. Dünya ülkelerinin başının belası değildir.
Molla iktidarı diye küçümsenen İran, ülkesine karşı tehditlerde bağımsızlığına sıkıca sarılıyor
Eğer İran’dan açık bir tehdit var ise ki yok. Biz İran ile aramızdaki sorunları kolaylıkla çözeriz. Eğer emperyalist ülkeler karışmaz ise.
Eğer sen Amerika ile mercimeği fırına verirsen İran’ın bunu seyretmeyeceği malum. İhanet edersen bedelini ödersin.
ABD ve onun uşakları Amerikan saldırısını meşrulaştırmak için elinden geleni yapacak, ancak Türk Halkının sağ duyusu bunu çözecek.