(3G) GLADİO-GLADİATÖR-GAZETECİ - Mehmet Z. Öztürk
Yıllardır bir gladio şarkısı devam etti durdu bu ülkede ve nedense şimdi yeniden koro halinde söylenmeye başlandı. Geçmişte gladioyu yazanlar aynı zamanda derin devleti de, kontr-gerillayı da deşifre ediyorlardı kendilerince ve şimdi yine derin devletin peşindeler. Nedense yine bir derin devlet furyası başladı. Bu iki konu ya da kavram artık markalaştı, bu isimle kitap yazarsanız çok okuyucu ediniyorsunuz. Üstelik birde reklâmını iyi yaptıysanız satışlar hayli yüksek.Kitap dünyasına bakarsanız aynı konuyu anlatan farklı yazarların kitapları aynı zamanda piyasaya çıkıyor. İlginç ve şaşırtıcı… escitalopram i alkohol escitalopram tbl escitalopram i alkohol
Örnek verilecek olursa bunlardan bir tanesi Çılgın Türkler kitabı. Kitap gerçekten çok güzel bir dille yazılmış, içindeki bilgileri yazar tarihin tozlu raflarından almış ve zihinlerdeki unutulmuş veya hiç konulmamış yerine yerleştirmeyi hedeflemiş. Bu kitap üstüne düşen görevi yapıyor. Ama aynı konuda başka kitaplarda var. Bu kitapla aynı zamanda ortaya çıktılar, bu kitaplarda biraz kopyacılık var, biraz “ben daha iyisini yazarım” var ve en önemlisi Çılgın Türklerin yarattığı rüzgardan faydalanıp yer edinebilme çabası var.
Aynı konu derin devlet konulu kitap içinde geçerli. Bu kitapları okuduğunuzda anlatılanlar karşısında yazar ya da anlatıcı için ne kadar çok şey biliyor dersiniz. Eğer biraz araştırırsanız aslında yazılanların/anlatılanların eksik olduğunu fark ediyorsunuz, araştırmayı daha derinleştirip de elde ettiklerinizle kitabı kıyaslarsanız aslında yazanın/anlatanın gaz sancısı çektiğini fark ediyorsunuz. Bunun bir nedeni okuduğunuz kitapla sizin elde ettikleriniz arasındaki “o farkın” yazılamayışı -yazılmayış nedeni akıllarda sorular oluşturduğu kadar acaba bir şeyler kasıtlı olarak saklanıyor mu dedirtiyor- sancının diğer nedeni ise yazılanları/anlatılanları bir yere dayandırma çabasında ortaya çıkıyor.
Bunun için en uygun kurban seçildiğini fark ediyorsunuz. Bu kurban her zaman olduğu gibi kitaba en fazla pirim yaptıracak nitelikte olmalı. Ve malum olduğu üzere bu tür kitaplara bir bakıyorsunuz ki her şey derlenip-toparlanıp TSK’nin boynuna asılıyor, aynen bir yafta gibi.
Hemen bir “derin devlet” kitabı önermek istiyoruz. İçinde gladio var, para ilişkileri var, din örgütleri var, gizli organizasyonlar var vb. Bu kitap Talat Turan’ın İleri yayınlarından çıkardığı gerçek derin devlet kitabı. Bize göre aksak bir iki paragraf var ama ilgilenenler için oldukça iyi bir kaynak.
Kitap, yazar, gazeteci ekseninde devam eden bu “gladio-derin devlet-kontrgerilla” deşifrasyonları bu gün giderek şiddetleniyor.
Akla şu soru geliyor, ne oldu da yeniden alevlendi bütün bu konular, neden deşifrasyonlar başladı?
Temelde bunun nedeni; Türkiye’nin içine süratle çekilmek istendiği çatışma ortamının giderek yayıldığı kıtalar arası bir konuma sahip olması ve şu anda Ortadoğu coğrafyasında planlanalar için Türkiye’nin kıvama getirilmek ve ayar yapılmak istenmesi.
Bütün bunların olabilmesi için ülke içinde elverişli siyasi ortamların yaratılması gerekiyor.
Kürenin sahibi olduğunu düşünenler, kürenin ana güçleri ve kürenin çok para sahipleri bu işin temel aktörleri. Bu aktörleri doğrudan bu işleri yaparken ne yazık ki açık ve net olarak göremiyoruz. Bu aktörler ellerindeki muhtelif araçları rahatça kullanabildikleri gibi bizleri bu araçlarının gerekliliğine, masumiyetine, sorun çözebilirliğine rahatlıkla inandırabiliyorlar.
Bizim bunlara inanmamızı sağlayan ise azı yabancı, çoğu yerli olan dublörler ve bunların fırlatılmasını sağlayan rampalardır.
Bu noktada katliam başlıyor zaten, beynimiz, zihnimiz iğfal ediliyor, kasıtlı olarak aynı kaynaktan onlarca farklı bilgi bombardıman ediliyor ve biz nerede ise şuurumuz kaybediyoruz. Eğer büyük bir karalılıkla geri çekilip hem de uzak ara geri çekilip konumuzu değiştirsek aslında bunun topyekun bir saldır olduğunu görebiliyoruz.
Mehmet Ali Ağca cezasını tamamlayarak dışarı çıktı, suçunun bedelini ödedi ama hala “milli katil” olarak adlandırılıp saldırıya uğruyor. Peki, yıllardır milletin zihnini, şuurunu katleden gladio’nun gladyatör gazetecileri ne zaman “katil” olarak tescillenecek.
Hiçbir zaman…
Patronaj yapı, rampa medya, dublör siyasetçi kürenin efendilerine hizmet ettikçe, bu imkanı elde bulundurdukça hiçbir zaman.
Gladioyu anlatanlar neden bu tarafları deşifre etmezler?
İşini mi kaybeder? Kafasını mı? Parasını mı?