Siyaset20 Ocak 2006 00:00

Üzgünüz, kırgınız, kızgınız Paşalarım! - Aytun Çıray

Bu toprakların insanları çilekeş insanlardır. Hiçbir beklentileri olmadan kahraman Yörük ruhları bir çağrı bekler sadece.. İşini gücünü bırakır devletleri adına savaşırlar, kimi gazi olur kimi şehit. Sonra tekrar sorgusuz sualsiz dağlarına, topraklarına işlerinin başlarına dönerler. Tek istedikleri, tek bekledikleri sormadan uğruna öldükleri devletlerinin adaletli olmasıdır. Ama son yıllarda, aynı Osmanlı’nın son yıllarında olduğu gibi devletlerinin adaletine olan güvenlerini kaybediyorlar. Gittikçe içine kapanıyorlar, sık sık “Amerika ne derse o olur, biz figüranız” sözlerini duyuyorum ağızlarından. Tam bir teslimiyetçilik, ümitsizlik, güvensizlik ve sonunda tabii ki ilgisizlik ortaya çıkmış. discount drug coupons codesamples.in free discount prescription cardcialis forum cialis prodaja cialis bez receptaclaritin mazilo speeddatingmixers.co.uk claritin mazilocialis sample coupon cialis manufacturer coupon 2016 cialis manufacturer coupon

Toplumun siyasete ilgisizliğine kızıyoruz bazen.

Kendi kaderlerine sahip çıkmamalarına, bizim sesimize kulak vermemelerine bozuluyoruz.

Haklı mıyız?

Hayır!.. Bin defa hayır!

Ağaçtan düşenin halinden ağaçtan düşen anlarmış ya, ben de aynı duyguları yaşıyorum zaman zaman ve artık halkımızı çok iyi anlıyorum.

***

Bu toprakların insanları çilekeş insanlardır.

Hiçbir beklentileri olmadan kahraman Yörük ruhları bir çağrı bekler sadece..

İşini gücünü bırakır devletleri adına savaşırlar, kimi gazi olur kimi şehit.

Sonra tekrar sorgusuz sualsiz dağlarına, topraklarına işlerinin başlarına dönerler.

Tek istedikleri, tek bekledikleri sormadan uğruna öldükleri devletlerinin adaletli olmasıdır.

Ama son yıllarda, aynı Osmanlı’nın son yıllarında olduğu gibi devletlerinin adaletine olan güvenlerini kaybediyorlar.

Gittikçe içine kapanıyorlar, sık sık “Amerika ne derse o olur, biz figüranız” sözlerini duyuyorum ağızlarından.

Tam bir teslimiyetçilik, ümitsizlik, güvensizlik ve sonunda tabii ki ilgisizlik ortaya çıkmış.

***

Kıbrıs için şehit oluyorlar, birileri çıkıp “Yanlış yapmışız, haksızmışız” diyor.

PKK için halâ can verip can alıyorlar, PKK’lılara genel aftan söz ediliyor.

PKK’ya destek veren siyasiler AB’nin talebiyle dışarıya çıkarılırken alkışlarla karşılanıp, Başbakan Yardımcısı tarafından kabul ediliyorlar.

Hep hayal kırıklığı, hep aşağılanma…

***

Daha OYAK ile ortak olan Axa'nın "Ermeni Soykırımı" adına tazminat ödemesinin acısı geçmeden, aynı kazıklanmışlık duygusunu Erdemir’in satışında yaşadı miletimiz.

Bir gün Erdemir'in ARCELOR şirketine pazarlandığını duydular.

Müthiş bir tepki gösterdiler.

Bunun üzerine işin rengi değişti, Coşkun Ulusoy çıkıp milli heyecanları tetikleyen konuşmalar yaptı.
Sonra benim de yönetim kurulu üyeliğini yapma şerefine eriştiğim bu dev kuruluşumuz ihaleye çıkarıldı ve bir başka "milli" kuruluşumuz olan OYAK ihaleyi kazandı.

Hepimiz sevindik, hem gururumuz okşandı; böylece bir daha parayla pulla yapılamayacak Ereğli, İskenderun, Romanya fabrikaları "bizde" kalmış oluyordu.

Ancak bir de duyduk ki OYAK, Erdemir için ARCELOR şirketiyle anlaşmış, ortaklık onayı için Rekabet Kurumu'na başvurulmuş bile.

İnanılmaz bir taktikle tepkiler yatıştırıldıktan sonra bir de baktık ki Coşkun Ulusoy ve arkadaşları Erdemir’i, İskenderun Demir Çelik’i, Romanya’daki fabrikayı ve onlarca şirketi Arcelor’a pazarlamışlar bile.

Bir tek eksikleri kalmış gibi görünüyor ama pek yakında onu da tamamlarlar…

Ünlü bir paşamızın damadının tekrar yönetime atanması.

Brütüsleri bu kadar çok olan bir millet yıkılmasın da ne yapsın?