Küresel Şebekeler21 Ocak 2006 00:00

Bir İtirafçının Mektubu Uyuşturucu Şebekesini Aydınlatıyor - HaberObjektif

Haberobjektif'de yayınlanan ve Yapraklar'a çalışan G.D'nin itiraf mektubu; Türkiye'de ve yurtdışında 200 adet kaptagon üretim merkezinden; Yapraklar ailesinin PKK, Hafız Esad, Masonlar, İsviçve ve Hollanda bağlantılarından; Cavit Çağlar, Asil Nadir ve Cengiz kod adlı bir paşaya satılan kokainden; Mehmet Ağar, Mesut Yılmaz, Tansu Çiller'in Yaprak ailesinden aldıkları haraçlardan bahsediyor. Beylikdüzü'nden Hollanda'ya; İsviçre'den Suriye'ye uzanan bir şebeke yetkililerin dikkatine sunuluyor. cialis forum link cialis bez receptaescitalopram i alkohol escitalopram tbl escitalopram i alkoholsymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenaabilify abilify alkohol abilifycialis sample coupon cialis coupon card cialis manufacturer coupon

"Ben on iki yıldır, Yaprak ailesinin ve Dilek ailesinin finans işlerini yapmaktaydım. Bulgaristan’daki Yapraklara ait 7 kaptagon fabrikasından ve sahte dolar ile euro basma olaylarından elde edilen gayrimeşru paraları Bulgaristan’dan İsviçre, İngiltere ve İsveç’e birebir götürüp Yapraklar’ın istedikleri şahıslara teslim ediyordum.

Bu şahıs genellikle İsveç vatandaşı olan Kazım İnal’dı. Zamanla bana olan güvenleri çok fazla oldu. Yapraklar bana Türkiye’de, Kıbrıs’ta ve Suriye’de görev verdiler. Kimsenin inanmayacakları olaylara şahit oldum ve kimsenin kazanamayacağı paralar kazandım. Asla benim onların uyuşturucu üretimi ve dağıtımıyla ilişkim olmadı. Ben uyuşturucudan alınan paraların yurtdışına ulaşımıyla ilgiliydim.

Ama bu insanlardan ayrılmaya karar verdim. Rotterdam’da çok rahat yaşamaktaydım. Doğduğum vatanıma ve insanlığa Yaprak ailesinin verdiği zarardan dolayı ayrıldım. Ve bu insanlık dışı ticaret hakkında bildiklerimi siz adalet merciinde bulunan abilerime bildirmeyi bir subay evladı olarak borç bildim. Bana gelecek zarar umurumda değil. Bu vatan hainlerinin ipliğini artık pazara çıkaracağım.

Beni buna iten iki olay var; birincisi son günlerde Osman Yaprak ve ailesi çok ileri giderek kaptagona eroin katarak (007) isimli yeni zehir üretmeleridir. Eroin katılmış bu yeni yaprak kaptagondan bir tane içen insan eroin bağımlısı oluyor. İkincisi ise geçenlerde Türkiye’deyken televizyonlardan ve gazetelerden duyduğum haber oldu.

Bu haber şuydu:

Bir Mehmetçiğimiz PKK’nın askerimize yaptığı baskında yaralanıyor, diğer Mehmetçikler şehit olmuş. Yaralı Mehmetçiğimiz ailesini cep telefonundan arıyor ve yaralı olduğunu, vücudunu hissetmediğini, az sonra şehit olacağını ve annesinin üzülmemesi gerektiğini söylüyor, o arada silah sesleri geliyor ve Mehmetçiğimiz şehit oluyor. Bu haberi dinledim; ağladım, ağladım.

BEN BİR SUBAY EVLADIYIM

"Bir subay evladı olarak kanıma dokundu, bu kararı aldım. Çünkü kaptagon, eroin ticaretinin yüzde 30’luk bölümü haraç olarak Yaprak ailesi tarafından PKK’ya aktarılmaktadır. Bildiğim, unutmadığım her şeyi yazıyorum. Mehmetçiklerimiz kahpece şehit edilmesin, vatan üzülmesin. Tüm gerçekler bunlar:"

1990 yılında Yaprak Ailesi; M. Ali Yaprak, Osman, Ömer, Mustafa, Sadettin ve Ali Yaprak’tan oluşmaktaydı. Bu aile tamamen uyuşturucu üretimine yöneliktir. Bu dönemde medikal ticareti altında eroin üretiminin olmazsa olmaz maddesi olan Asit Anhidrit’i meşru ve gayrimeşru Türkiye’ye getirip, eroin üreten herkese bunu toptan satan ailedir.

Daha sonra kardeşlerden Osman Yaprak, yaprak kaptagonunu üretmeye başlıyor. Alman patentli olan kaptagon, yaprak kaptagonu yapan fark, Osman Yaprak’ın kaptagona kattığı bir sıvıdan kaynaklanmaktadır. Bu sıvı kaptagona aşırı uyarıcı ve kafa yapıcı özellik katıyor. Bu katkı maddesini Osman Yaprak Yahudi asıllı olan Nesim Hasan’dan almaktadır.

Nesim Hasan (Nisa) İstanbul Eyüp’te fabrikası olan, eski Nelson çoraplarının sahibi Yahudi asıllı şahıstır. Yaprak kaptagonu halen; Türkiye, Bulgaristan, Kıbrıs, Suriye, Gürcistan’da 200 üretim merkezinde Yapraklar’ın kontrolünde sürmektedir. 200 adet kaptagon üretim merkezinden 19 tanesinde 007 denen eroinli kaptagonlar Osman Yaprak’ın emriyle üretiliyor.

Hala üretimin başında olan Osman Yaprak, Nisa’dan aldığı bu katkı maddesinin içeriğini bilmemektedir, çözememektedir. Bu katkı maddesinin sırrını sadece hala satışını yapan Nesim Hasan bilmektedir. Osman Yaprak, 1995 yılına kadar bu üretimi kendisinin yaptığını kardeşlerinden de sakladı. Nisa’dan katkıyı alıyor, kaptagona ekliyor ve meşhur kaptagon ortaya çıkıyordu.

Osman Yaprak sözde, bu sihirli kaptagonu George lakaplı bir Almandan aldığını söylüyor, ayrı bir üstünlük ve para kazanıyordu. George aslında Osman Yaprak’tır. Osman Yaprak ürettiği kaptagonu en büyük abisine ve Hidayet ailesine veriyor. Bu malı bunlar Birleşik Arap Emirlikleri’ne ve diğer Arap ülkelerine pazarlıyorlardı.

Hidayet ailesi Kilisli Kürt asıllı PKK’lı bir ailedir. Abdullah Öcalan Suriye’de kaldığı müddet içerisinde bütün örgütü buradan aldığı yüzdeyle ayakta tuttu. Şöyle ki; Apo Suriye’yi terk edene kadar her yıl 7-8 milyar dolar kaptagon ticaretinden para aldı. Para; Yaprak ailesi, Hidayet ailesi, Rıfat Esad (ölen Hafız Esad’ın kardeşi), Abdullah Öcalan (APO) arasında pay ediliyordu. APO Suriye’deyken ve daha sonra yaprak kaptagonunun ticaretinden elde edilen para yıllık 32,5 milyar dolardır. Hala yılda ortalama 20 milyar dolar civarında sürmektedir.

BEYLİKDÜZÜ'NDE ÜRETİYOR BEYLİKDÜZÜ'NDE BÜYÜYORLAR

Yapraklar bu kaptagonu 40 metre karelik üretim merkezlerinde, 200’e yakın yerde şu anda yapıyorlar. Bunlardan 100’e yakını İstanbul Beylikdüzü ve Silivri civarındadır. Yapraklar’ın yaptıkları ev ve villaların genelde bodrum katlarıdır. Bulgaristan’da 7 üretim merkezi var; bunlardan 3 adedi Adil Dilek’in kontrolünde, 20 adet Kıbrıs’ta var. Kıbrıs’ın sorumluları Sadettin Yaprak ve Sadettin Dilek’tir.

Bugüne kadar Yaprak ve öz amcaoğulları olan Dilek’ler PKK’ya göz hakkı haraç 170 milyar dolar verdiler ve vermeye devam ediyorlar. M. Ali Yaprak her ne kadar çete reisi konumunda lanse edilmişse de, çetenin ele başları George (Osman Yaprak) ve Avukat olan Mustafa Yaprak’tır. Osman Yaprak abisi M. Ali Yaprak’tan kaptagon satma bayiliğini iptal edip çenesi düşük diye Antep’e mahkum etmiştir.

Ona yıllık yüzde veriyorlardı. Çeneni tut, Antep’ten çıkma diyorlardı. Bu şeker hastası olan M. Ali Yaprak’ın ve oğlu Ahmet’in gücüne gidiyordu. Kendileri başka kaptagon ürettiler. Sonra en küçük kardeş Ali’de Antep tayfasını seçti. M. Ali Yaprak (en büyük abi) ve Ali Yaprak (en küçük kardeş) kaptagon satarken yakalanıp cezaevine girdiler. Cezaevinde; cezaevinin güçlü mahkumlarınca çok kopartıldılar ve orada sorguya alındılar.

Çete reisi Osman Yaprak ve Mustafa Yaprak cezaevinde çok konuşup, çetenin sırrını veriyor diye baş gardiyanla anlaşarak, korkunç para indirerek öz abileri M. Ali

Yaprak’ın şeker hastalığı ilacı insülini kestirip, şeker komasından ölmesini sağladılar. Ne hikmetse en küçükleri Ali Yaprak’ta cezaevinde öldü(?) bu olayın farkında olan M. Ali Yaprak’ın oğlu Ahmet Yaprak’la amcalarının arası kanlı bıçaklı açıktır.

200’e yakın 40’ar m2 kaptagon üretim merkezlerinin organizesinin şu anda Osman Yaprak ve Ömer Yaprak İstanbul’dan yönetiyorlar.

Çetenin hukuki ve mali işlerine Mustafa Yaprak bakmaktadır. Diğer isimler Adil, İskender, Sadettin Dilek kardeşler (mahkeme kararıyla soy isimlerini Yaprak’tan, Dilek’e çevirmişlerdir) Osman Yaprak’ın öz amcaoğullarıdır. Sadettin Dilek, Mehmet Gesoğlu (Geyisoğlu) İstanbul’daki diğer çete üyeleridir.  

FLORYA'DA YATIYOR BEYLİKDÜZÜ'NDE ÜRETİYORLAR

Akıllara zarar nakit, mal, gayrimenkul, 5 yıldızlı oteller, 5 yıldızlı tatil köyleri, inşaat, hava taşımacılığı, medikal, kimya gibi 200’e yakın şirket ve anonim şirketin ortaklarıdırlar. İstanbul Florya- Otlukbeli Sokak No: 41 Villa Karmen- içte ve dışta yüzme havuzlu, aynı sokakta No:56 Villa Yıldız çete üyelerinin yaşadığı malikanelerdir. 

Usame Bin Laden ikiz kuleleri vurmadan önce Osman Yaprak’la iki Gürcü ve Diyarbakırlı Hacı lakaplı bir eroin taciri kanalıyla diyaloga geçti. Usame Bin Laden Amerika’ya aklın alamayacağı kadar eroini sokup ABD’yi zehirlemeyi planladı. Osman Yaprak’a ortaklık ve Amerika’ya nakliye teklif etti. Fiyatta ve peşinatta anlaşamadılar.

Kolombiya’dan tomruklar içinde üç konteyner kokain geldi. Osman ve Mustafa Yaprak bunları Cavit Çağlar, Asil Nadir ve Cengiz kod isimli bir emekli paşaya sattı. Bu üç şahıs kokainleri iç piyasaya sattı ama parasını Yapraklar’a vermedi, dirsek gösterdi. Malın asıl sahibi Kolombiya’dan geldi. (Aralarında Hollanda uyuşturucu mafyasından insanlarda vardı) Olayın aslını öğrendiler.

Yapraklar’dan paranın bir kısmını aldılar. Ayrıca bu üç şahsın kellesine 30’ar milyon dolar ödül koyup gittiler. Her an, Cavit Çağlar, Asil Nadir ve Cengiz Paşa’nın ölüm haberleri duyulabilir.

Yapraklar Kapalı Çarşı faiz piyasasının da hakimi. Yapraklar’ın parasını Yılmaz Katmerci denen şahıs faize veriyor. İstanbul’da, Antalya’da bu sayede anormal otel ve gayrimenkul sahibi oldular. Bunları şirketleri ve üzerlerine olan değerler araştırılsa insanın aklı durur. Bu sayede bu ticaret ispatlanmış olur.

Korkunç derecede bürokrasiye, emniyet ve istihbarata rüşvet veriyorlar. Bu şahıslara Gülten Tatlı, Semiha Yankı ve Ankaralı Gül isimli kadın tacirlerinden artist ve manken getirtiyorlar. Ataköy Marina’daki yatta ve 5 yıldızlı otel ve tatil köylerinde mankenlerle onları ağırlıyorlar. 
 

UYUŞTURUCUDAN KAZANDIKLARI PARALARLA BEYLİKDÜZÜ'NDE VİLLALAR YAPIYORLAR 

Son 3 yılda Beylikdüzü’nde üç bin konut villa yaptılar. Çeşme Sheraton Oteli bunların iş bitirme merkezi, bunların malı. 27 adet, sahillerde 5 yıldızlı tatil köyleri var. Üç kere kaçırılıp fidye vermek zorunda kaldılar. 1. İbrahim Şahin, 2. Abdullah Çatlı, 3. Müfit Sement. 

Birinci kaçırmada M. Ağar 10 milyar dolar, Tansu Çiller 10 milyar dolar, İbrahim Şahin 250 milyon dolar bunları koparttı. Paraları Mustafa Yaprak tırlarla taşıdı.

Ankara (Necati Bey Caddesi-Özel Harekat Binası), İstanbul’da Taksim İlkyardım Hastanesi’nin az aşağısındaki şimdiki kapalı benzinlikte para teslimatı devam etti. İtiraf kaseti devam etti. Mesut Yılmaz Başbakan olunca M. Ağar’dan korunmak için 10 milyar dolarda Mesut Yılmaz’a verdiler. Hala Mesut Yılmaz’ın yeğeni, Osman Yaprak’ın Florya Corner’daki Global’de çalışıyor. Hayali ihracatta yapıyorlar. 

Yaprak, Dilek, Hidayet, Gesoğlu (Geyisoğlu) ailelerinin yaptığı kaptagon ve uyuşturucu ticaretiyle PKK bugünkü güçlü durumuna geldi. On binlerce askerimiz, polisimiz ve sivil halkımız şehit edildi. Bu namussuzların kaptagon ticareti, itibarlı ve varlıklı yaşantıları ve ihanetleri devam ediyor. Kopartılma olaylarındaki itiraf kasetlerinde bu ticaretin maddi çerçevesi ve PKK ile olan bağ meydana çıkınca, bu aileler paralarını yurtdışına çıkarmaya başladılar.

Amerika, Virjin Adaları, İsviçre, İngiltere, Fransa ve İsveç’e para kaçırıp biriktiriyor ve mason teşkilatlarıyla parayı çalıştırıp, treding yaptırıyorlar, paraları burada da katlandıkça katlanıyor. 1990 yılında eczanede satacak ilaçları olmayan, dandik gözlük satan bir ihanet şebekesi nasıl bu hale dönüştü bilgilerinize sunulmuştur. Türk ve insanlık adaleti olarak, insanlık suçu işleyen ve vatana ihanet eden bu korkunç zengin imparatorların, doğrudan ayrılmadan, hukuken cezalarını verin lütfen efendim" 

(Haberobjetif sitesinde yayınlanan mektubua; sitedeki sorun nedeniyle BHD Haber ve Kuvva- i Milliye sitesinde de bulabilirsiniz.)