Ekonomi8 Ocak 2006 00:00

Kompleksli alışverişe son verelim - Kemal Çapraz

Çocukluğumuzda Yerli Malı haftaları düzenlenir, bizde okullarımızda büyük bir heyecanla bu haftayı kutlardık. Hatta, “Yerli malı yurdun malı, her Türk onu kullanmalı” diye de bir tekerlememiz vardı. Küçük yaşlarda yerli mallarını kullanmanın önemi okullarımızda anlatılır, kendi sanayimizin gelişmesine dikkat çekilirdi. Şimdi bir çok insanın “globalleşen dünyada bu söylediniz haftalar olur mu? Sözlerini duyar gibiyim.” Bu sözleri de söyleyenlere hak vermemek elde değil. Ama işin gerçeği böyle mi? Bunu incelemek değerlendirmek lazım. Ulusal Sanayici ve İş Adamları Derneği’nin başlattığı “Yerli malı ve Tutum” haftasının yapılması ve “Yerli malı” kullanılması kampanyasına canı gönülden katılıyorum. new prescription coupons lilly cialis coupon online cialis couponsdiscount drug coupons site printable coupons for cialiscleocin 150 mg read cleocin 300 mgclaritin mazilo claritinekombo claritin mazilo

Yukarıda belirtilen soruların cevabını Ulusal Sanayici ve İşadamları Derneği’nin onursal Başkanı Kemal Özden veriyor: “ Türkiye’nin en büyük gazetesinin başyazarı ‘Bu tip haftalar Küba’da dahi kalmadı’ diye yazdı. Peki gerçek bu mu? İnternet’te kısa bir gezinti dahi bu yalanın mumunu söndürmeye yeter. Bırakınız İngiltere’de İngiliz ürünü, Fransa’da sadece ticari ürünler değil, hizmet ve kültür alanındaki kararlı ulusalcı tavrı, dünyanın en zengin ülkesi kabul edilen Amerika’da dahi bu haftalar federal yasayla, (herhangi eyalette değil, tüm ülkede) güvence altına alınmıştır. USİAD’ın arşivi “Bahçe ürünleri Alman damgasını taşırsa kalitelidir” veya “Yeni Zelanda ürünü tercih edilmelidir” gibi broşür ve yazılarla doludur. Her biri o ülkenin kendi ulusal sanayi ürünlerini kullanma bilincini yurttaşına kavratmaya çalışıyor”

Kemal Özden’in tespitleri çok önemli. Piyasayı dolaştığınızda göreceksiniz, bir çok Türk firması bile yabancı isim taşıyor. Bazı firma sahipleri arkadaşlarıma sordum. Niçin yabancı marka ismi koyuyorsunuz diye... İnanın beni çok şaşırtan bir cevap aldım. “Türkçe isim koyduğumuzda mallarımızı satamıyoruz. İnsanımızda bir aşağılık kompleksi oluşmuş, illa yabancı mal kaliteli olur imajı var. Onun için yerli isim koymuyoruz” dediler.
Ülkemizdeki bu yabancı malların hayranlığı ülkemizdeki sanayiyi çökertiyor kimsenin haberi bile yok. Bugün oyuncak sektörü çökmüş durumda. Gözlük sektörü çökmüş durumda. En iddialı olduğumuz tekstil sektörü bile can çekişiyor. Tabi bu mallar ülkemiz de tüketilmeyince bu malları üreten firmalar tek tek kapanıyor. İşsizlik sürekli artıyor. Dövizimiz sürekle dışarı gidince dışa bağımlı bir ülke haline geliyoruz.

ATATÜRK ÖNCÜLÜK ETMİŞTİ
Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün direktifleriyle kurulan Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti ile 1929 yılında yerli malı haftası başlatılmıştır. Cemiyetin bir numaralı üyesi Mustafa Kemal.. Kemal Özden bu konuda da ilginç açıklamalar yapıyor. Özden şöyle diyor: “1929 yılının Aralık ayının ikinci haftasında çıkan Cumhuriyet Gazetesinin sekiz sütuna manşeti, “Yemin ettik yerli malı kullanmaya…” Amerika’da benzer kampanyanın başlangıç tarihi bizden yedi yıl sonra 1936’da, “Buy American” sloganıyla ortaya çıkmış.

Tabi ki kalitesiz yerli malını savunmuyoruz. Ama, ülkemizde çok daha iyi yapılan üretilen mallar dururken yabancı hayranlığıyla alışveriş yapanları anlamak mümkün değil. Ülkemizde en iyi üretilen peynirlerimizin bile yerini Fransız peynirleri almış durumda.. Daha ne söyleyeyim.

Bu hayranlık bazen komik olaylara da sebep oluyor. Amerika’da her yıl yapılan Türk yürüyüşüne katılmıştım. Dönüşte, birlikte gittiğimiz bir arkadaşım Amerika’dan gömlek almış. Marka meraklısı arkadaşım, gömleğini büyük bir özenle açmış, “Made In Turkey” damgasını görünce şoke olmuştu.
Türkiye’de üretilen mallarımıza önem vermemiz inanın ülke sanayisi ve gelişmesi için çok önemli. Bunu asla ihmal etmeden, yerli mallarımıza sahip çıkalım. Komplekslerimizden kurtularak, dünya çapında markalar üretmeliyiz. Kendimiz markamıza sahip çıkamazsak uluslar arası piyasalarda nasıl Türk malları rekabet edebilir ki...

Tekrar çocukluk dönemimizdeki o güzel tekerlemeyi  gururla söylemek istiyorum “Yerli malı yurdun malı her Türk onu kullanmalı.”