İstihbarat4 Ocak 2006 00:00

Özel Harp Başkanı Yirmibeşoğlu''nun tarihi sorumluluğu! - Arslan Bulut

Öncelikle belirteyim ki, ben bir devletin "Özel Harp Dairesi" veya "Gayrınizami Harp Dairesi" gibi kurumlar oluşturmasının şart olduğunu kabul ederim. Hele Türkiye gibi, üzerinde 20''ye yakın devletin psikolojik, ekonomik, siyasi, kültürel ve askeri operasyonlar düzenlediği bir ülkede, bu tür saldırılara karşı savunma yapmak veya karşı saldırıya geçmek için başka çare yoktur. Türkiye''deki Özel Harp Dairesi''nin, KKTC''nin kurulması ile sonuçlanan süreçte çok önemli hizmetleri vardır. Bunu teslim edelim. Fakat, Türkiye''nin 12 Eylül öncesi yaşadığı büyük bunalımın sebeplerinin de artık açıklanması gerekir! Türkiye, bu süreçte ABD''nin Ortadoğu petrollerinin bekçiliğini yapma uğruna en yürekli, en atak gençlerini, birbirine kırdırmıştır.coupons for cialis 2016 blog.nvcoin.com prescription drug cardscialis manufacturer coupon drug coupon drug coupon cardrenovation vejle link renovacialis sample coupon cialis coupon card cialis manufacturer couponkamagra link kamagra gel

Tabii, bu işte Türkiye''nin Sovyet cumhuriyetlerinden biri olması ihtimali de yok değildi.
ABD ile Türkiye arasında geçici bir çıkar birliği de vardı ama Amerikan çıkarları için Türk gençliğinin birbirini kırması gerekmiyordu!

Türk gençliği üzerinde ya dış istihbarat güçleri çalışıyordu ya da iç istihbarat!

Peki bu duruma karşı gayrınizami harpten sorumlu Özel Harp Dairesi ne yapıyordu?

Kemal Yamak, uzun yıllar ABD''den yılda 1 milyon dolar gizli yardım alındığını itiraf ettiğine göre, mesele büyük oranda açığa çıkmış olmuyor mu?

İki gençlik grubunun birbirine kırdırılmasından, o günkü devlet adamlarının tamamı sorumludur ama en çok Özel Harp Dairesi sorumludur!

Çünkü ülkede ne olup bittiğinin farkındaydılar! Gençleri silahları, hangi uyuşturucu kaçakçılarının temin ettiğini isim isim biliyorlardı!


***

Özel Harp Dairesi eski başkanlarından Sabri Yirmibeşoğlu''ndan bir örnek de vereyim.
Yaklaşık 10 yıl önce, Boğaziçi Üniversitesi''nin düzenlediği Anayasa ile ilgili bir sempozyumda, emekli orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu, katılımcılara hitaben, "Londra''dan Tokyo''ya kadar bir uyuşturucu demokrasisi kurulmuş durumdadır. Bunun çaresini bulabiliyor musunuz?" diye sormuştu.

Ben de kısa konuşmamda, dünyanın uyuşturucu pastasının 1 trilyon dolar olduğunu, dolayısıyla bu kadar büyük bir paranın istihbarat servislerinin kontrolü dışında hareket etmesinin akla ve mantığa sığmadığını anlatmış, hatta bu paranın yarısının ABD''ye aktığını, Türkiye''nin de Afganistan''dan başlayıp ABD''ye kadar uzanan uyuşturucu yolunda bir geçiş ülkesi olduğunu söylemiş ve Türkiye''deki siyaseti, dolayısıyla hukuk sistemini de uyuşturucudan zengin olmuş çevrelerin yönlendirdiğini belirtmiştim.

Katılımcılar, hukuk, siyaset ve medya çevrelerinin en önde gelen kişileriydi. Hepsine yönelik olarak, Türkiye''nin hukuk ve siyaset sistemini uyuşturucunun pençesinden nasıl çıkaracaklarını sormuştum?
Soruma kimse cevap vermemişti.
Kahve arası için salondan çıkarken daha önce hiç tanışmadığım Sabri Yirmibeşoğlu, koluma girerek, "Delikanlı, senin sorularına burada kimse cevap veremez, çünkü korkaktırlar" demişti.
Yirmibeşoğlu bu cümleyi bağırarak söylemiş, herkes de duymuştu.


***

Aradan geçen on yıl içinde uyuşturucu pastası küçülmedi, büyüdü. 1 trilyon dolarlık pasta 2 trilyon doları geçti. Bu paranın yarısı ABD''ye akıyor yine. Afganistan''dan gelen uyuşturucu, ABD limanlarına sivil veya askeri istihbarat servislerinin kontrolünde, gemilerle taşınıyor! Aradaki ülkeler de paylarını alıyorlar!
Türkiye bu meseleyi çözerse, Kabil''den New York''a uzanan çete ortaya çıkar! Dolayısıyla bütün insanlık bir dünya çetesinden kurtulmuş olur.
Mesele bu kadar vahimdir!


***

Emekli Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu, Hürriyet''e yaptığı son açıklamalarda Özel Harp Dairesi''nde her meslek ve siyasi gruptan insan olduğunu söyledi. Teşkilatta çok sayıda Kürt, Laz ve Çerkez''in görev yaptığını belirten Yirmibeşoğlu "Doğu ve Güneydoğuluların buraya alınmalarında asla tereddüt edilmemiştir. Onlarla iftihar ediyoruz" dedi.

Özel Harp Dairesi Başkanlığı''nda 3 yıl süreyle Orgeneral Kemal Yamak''ın Kurmay Başkanlığı''nda bulunan, ardından da 2 yıl bu dairenin başında görev yapan Sabri Yirmibeşoğlu, "Bu teşkilat sonuçta Türkiye''nin mozaiğini oluşturuyor. İçinde Türk''ü de, Kürt''ü de, Lazı, Çerkezi de var" dedi!

Galiba, mesele bu zihniyette düğümleniyor! Elbette bu ülkenin bütün etnik unsurlarına güven esastır. Fakat, Türk adı etnik bir grup adı gibi zikredilemez. Bunu Tayyip Erdoğan, Büyük Ortadoğu Projesi''nin gereği diye yapıyor ve zaten kendi kimlik problemini de çözebilmiş değildir ama, Özel Harp Dairesi''nin başkanlığını yapmış bir kişinin mozaikten söz etmesi, Türk adının milletin adı olduğunu gözardı etmesi üzücüdür!

Bence, Yirmibeşoğlu''nun bu gereksiz söylemleri bir kenara bırakarak, Türk ve dünya kamuoyuna, "dünya uyuşturucu trafiğini bütün ayrıntıları ile açıklamak" gibi tarihi bir sorumluluğu vardır!