Siyaset28 Aralık 2005 00:00

Uluslararası gayrımenkul piyasası; Türkiye! - Arslan Bulut

Başlıktaki ifade bana ait değil! Adı Murat, soyadı Goldştayn olan ve Uluslararası Gayrimenkul Satış Şirketi Remaks''ın Genel Müdürü sıfatını taşıyan kişi, Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği''nin düzenlediği toplantıda aynen şöyle dedi: "Mortgage Yasası ile Yabancılara Mülk Satışı Yasası kabul edilirse, Türkiye uluslararası gayrımenkul piyasası haline gelecek." Biliyorsunuz, Mortgage yasasının, Türkiye''yi yabancılara pazarlamanın bir aracı haline geleceğini söyleyenlerden biri de Prof. Dr. Zekeriya Beyaz idi. Bir gazetede Beyaz Hoca''nın bu yönde bir değerlendirmesini okumuştum.new prescription coupons free prescription cards discount online cialis couponsescitalopram i alkohol nguoiviendong.net escitalopram i alkoholclaritin mazilo claritinekombo claritin mazilodiscount card prescription discount coupon for cialis prescription drugs discount cards

Beyaz Hoca''nın tespitini doğrulayan Goldştayn, Mortgage Yasası''nın çıkmasıyla hem inşaat hem de gayrimenkul sektöründe bir çok değişiklik yaşanacağını, 2003 yılından itibaren uluslararası gayrımenkul fon ve şirketlerin Türkiye''ye girmeye başladığını, bunların başında da İngiltere ile İtalya''nın geldiğini söyledi.
Anadolu Ajansı''nın haberine göre, Türkiye''de 2003 yılında 68 ülkeden 53 bin yabancının mülk satın aldığını bildiren Goldştayn, şöyle devam etti:
''''Mortgage Yasası ile Yabancılara Mülk Satışı Yasası kabul edilirse, Türkiye uluslararası gayrımenkul piyasası haline gelecek. Turist sayısındaki artışla birlikte gayrımenkul alımı da başlayacak. Özellikle de İsveç, Norveç, Danimarka, Alman ve İngiliz turistler ikinci konut alacak. Bu ülkelerin vatandaşları yıllardır İspanya ve Portekiz''de ikinci konut satın alıyorlar.''''
Antalya''da geçen yıl yabancılara 7 bin 292, İzmir''de de 3 bin 976 konut satıldığını, bunların büyük çoğunluğunu Almanların aldığını vurgulayan Goldştayn sözlerini şöyle sürdürdü:
''''İstanbul''da 9 bin 653, Muğla''da 3 bin 779 konut satılmış. Bunların çoğunluğunu da İngiliz vatandaşları satın almış durumdadır. En az İspanya kadar potansiyel yaratmalıyız. Antalya Avrupa''nın Florida''sı olacak. Çünkü Antalya inşaat sektörü gelecek vaat ediyor.

***

26 Eylül''de Antalya''nın Kaş ilçesinde düzenlenen kitap şenliğine katılmıştım. Şenliğin ana teması "AB, ABD ve Küresel Terör Sürecinde: Türkiye''nin aydını olmak" idi. Prof. Dr. Erol Manisalı, ben ve diğer katılımcı yazarlar, bu yönde konferanslar vermiştik.
Konuşmacılardan Emine Karakitapoğlu, kendi memleketi olan Kalkan''da toplam 1800 konut bulunduğunu, bunların 600''ünü yabancıların satın aldığını anlatmıştı.
Karakitapoğlu özetle şöyle demişti.
"Oteller, konuta dönüştürülerek yabancılara satılıyor. Turizm altyapısı ortadan kalkıyor. Bunun yerine, konut alan yabancılar, bölgede kayıt dışı turizm faaliyetinde bulunuyor. Turizmden elde ettikleri gelirin yılda 6.5 milyon pound olduğunu tespit ettik. Dört yıl içinde, konut için verdikleri parayı çıkardıkları gibi, Türk turizmcilerin işlerini de ellerinden almış oluyorlar. Vergi de vermiyorlar! Türkler ise yabancıların konutlarında şimdiden konut bakımı ve temizlik gibi işlerde çalışmaya başladı! Satışlar bu şekilde devam ederse, yakın gelecekte, bölgede Türk nüfusu kalmaz!
Kalkan''da artık hiçbirimiz ev veya arazi satın alamıyoruz. Çünkü fiyatlar çok yükseldi. Kalkan elimizden çıkıyor. Oysa, yabancılara gayrımenkul satışı konusunda Avrupa''da çok ciddi kontrol mekanizmaları var. Şirketlere ve kişilere yönelik belli sınırlamalar var. Kalkan, Didim, Fethiye, Kuşadası gibi yerlerde sınırlamaya gidilmeli. Bir yerleşim merkezinde yabancıların yüzde 5''ten fazla gayrımenkul edinmesinin önüne geçilmeli, satılan konut sayısında da kısıtlama konulmalı.
Artık, konut satın alan İngilizler istedi diye faturalarımızı bile İngilizce çıkarmaya başladık. Bazı vatandaşlarımız, yabancılar adına mülk satın alıyor. ''Bu küreselleşmenin gereğidir'' diyenler var. Üzümlü''de 250 dönümlük araziler satılıyor. Dağların tepelerinde Patara Limanına bakan ve Rodos''u gören bir yer!
Torunlarımıza ne bırakacağız? Biz atalarımızla övünüyoruz ama, vatan toprağını sattığımız için torunlarımız bizimle övünmeyecek!"

***

Karakitapoğlu''nun bahsettiği, yabancılara mülk satışını son iki yıl içinde, bazı hukuk büroları üstlenmiş durumda. Bu tür büroların işi gücü, yabancılara mülk satışlarını organize etmek. Bütün bunların küreselleşmenin gereği olduğunu söyleyen de maalesef. O hukukçuların da hocası olan Prof. Dr. Burhan Kuzu idi!
Nereden nereye Burhan Hoca?
Tabii, satışların sorumlusu tek başına Burhan Hoca değil, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Başbakan Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkemesi Başkanı ve üyeleri ile Genelkurmay Başkanı, yabancılara mülk satışından sorumludur!
"Genelkurmay''ın ne ilgisi var?" denilebilir!
Vatan toprakları böyle satılırsa, Türk Silahlı Kuvvetleri kimin toprağını koruyacak?