Ekonomi28 Aralık 2005 00:00

IMF ve AB-D politikalarının sonucu: Çürük sebzeyle karın doyuran vatandaşlar!

Bakkalda Veresiye Defterinin Kalktığından Haberi Olmayan Başbakan Erdoğan, Kredi Kartıyla Borçlanarak Hayatta Kalmaya Çalışan Vatandaşa “Paran Yoksa Harcama Yapma” Dedi... Başbakan Erdoğan’ın, “Kredi kartı almaya vatandaş mecbur mu?” sözü halkı isyan ettirdi: Cepte kuruş yok! Ekmeği bile kartla alıyoruz. AKP sokağa inebilirse perişan halimizi görecektir...İşte Türkiye gerçeğiescitalopram i alkohol escitalopram tbl escitalopram i alkoholoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin

* Beledİyelerİn verdiği 25 YTL çocuk yardımı için insanlar birbirini eziyor...

* 642 bİn kredi kartı borçlusunun 390 bini bankalarla mahkemelik...

* Türkiye’de yoksulluk sırını 1400 YTL, dört kişilik bir ailenin açlık sınrı 530 YTL
35 milyon kişi yoksulluk sınırının, 5 milyon kişi ise açlık sınırının altında yaşıyor...

* 4 mİlyon 257 bin emekli sefalete karşı hayatta kalabilme savaşı veriyor...

* 380 YTL’lik asgari ücretle iş bulup çalışan vatandaş ayın yarısını aç geçiriyor...

Ülkesinden haberi yok!

Büyük çoğunluğun yoksulluk ve açlık sınırı altında yaşadığı gerçeğini unutan(!) Başbakan Erdoğan, “Vatandaş kredi kartı almaya mecbur mu” diye sorarak herkesi bir kez daha şok etti

641 bin 548 kişinin kredi kartı mağduru olduğu, 30 milyon kişinin yoksulluk, 5 milyon kişinin açlık sınırı altında yaşadığı gerçeği ortada dururken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Vatandaş kredi kartı almaya mecbur mu?” diye sordu. Başbakan Erdoğan, önceki gün Meclis’te yaptığı 108 dakikalık bütçe konuşmasında genellikle sert bir üslubu tercih etti. Erdoğan ayrıca kredi kartı mağdurlarının yeşeren umudunu da “Kredi kartı almaya vatandaş mecbur mu? Peki, kredi kartını alan niçin limiti içerisinde kullanmıyor? Limiti içerisinde kullansın” diyerek söndürdü. AKP’nin ekonomik politikaları yüzünden her geçen gün biraz daha yoksullaşan vatandaşlar, Erdoğan’ın bu açıklamasına büyük tepki gösterdi. Vatandaşlar, “Başbakan, asgari üçretli bir vatandaşın ayın en az 10 günü aç yaşadığını bilmiyor mu? İşsizliğin her geçen gün artarak katlandığının farkında değil mi?” diye sordu.


“VAR MI ÖYLE BİR ŞEY YA!”

Başbakan Erdoğan Genel Kurul’da bütçe üzerinde yaptığı konuşmada sık sık “sokak hitabı” kullandı. Erdoğan’ın TBMM tutanaklarına geçen sözlerinden ilgi çekici bölümler, konuşmanın akışına uygun sıralamayla, özetle şöyle:

* Kaldı ki ‘ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol’ ifadesi benim ifadem değil; bu ifade Mevlana’ya ait bir ifadedir ve yarası olan gocunur, niye gocunuyorsun. Niye gocunuyorsun...

* Kredi kartı kullananların sayısı neydi, bizim dönemimizde ne oldu; şimdi, burada bir gerçeğe bakmak lazım.

* Kredi kartı almaya vatandaş mecbur mu? Peki, kredi kartını alan niçin limiti içerisinde kullanmıyor? Limiti içerisinde kullansın. Yani, kalkıp da, nasıl olsa kredi kartı elimde ben bunu istediğim gibi kullanırım; yok, öyle bir şey ya! Var mı öyle bir şey?! Bunu hiçbir gelişmiş ülkede böyle bir anlayış göremezsiniz.

* Biz sizin iktidarınızda bazı kurumları nasıl dejenere ettiğinizi çok iyi biliriz; beni konuşturmayın!

* Özür dileyeceksin bu milletten, özür!.. Terbiyesiz!..



“Keyfimiz için kredi kartı almıyoruz”

BAŞBAKAN Erdoğan’ın kredi kartı mağdurlarına yönelik söylediği sözler büyük tepki çekti. Emekli, işçi ve memur temsilcileri “Vatandaş yaşamını nasıl sürdürecek?” diye sordu.

Türk Emekli Sen Genel Başkanı Hulusi Güneş: Emekliler ya da çalışan kesim kesinlikle kendi tercihleri doğrultusunda kredi kartı almıyor. Özellikle Emeklilerin kredi kartı almalarındaki en önemli sebeplerden bir tanesi şu an ki emekli ücretlerinin geçim standartlarının çok altında olması, yani sürünme standardında olması. Bir çoğumuz ay sonunu getirebilmek için borç para bulmak zorunda kalıyoruz. Öte yandan kredi kartı alamayan bir emekli de yaşamını sürdürecek geçim alış verişini yapmakta zorlanıyor. Yani emekliler kredi kartlarını kendi keyifleri için almıyor.

Türk Büro-Sen Genel Başkanı Fahrettin Yokuş:

Tüketimin bu kadar önünün açıldığı bunun yanında kredi kartlarının sokakta satıldığı bir ülkede kalkıp da herkes kendi bütçesine göre harcama yapsın o zaman sorun kalmaz demek gerçekçiliğe aykırı bir durumu ifade eder. Burada biz özellikle af istemiyoruz. Ancak Kredi kartı faizlerine bir düzenleme getirilmesini istiyoruz. Enflasyonun 5 ya da 10 katına kadar çıkan faizlerle kredi kartı sorunu asla çözülemez. Nasıl ki kredi kartı alanlar konusunda bir düzenleme getirilmesi gerekiyorsa, kredi kartı faizlerine de öyle bir düzenleme getirmek gerekiyor.


Avrupa vatandaşları!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Başbakanlık Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı’nın, düzenlediği toplantıda yine “AB umudu” sattı. “Her vatandaşımız, adı henüz konmamış olsa da artık bir Avrupa vatandaşıdır” diyen Erdoğan, Avrupa Birliği fonlarının getireceği refahtan(!) dem vurdu.



İŞTE TÜRKİYE GERÇEĞİ

641 bin 548 kişi kredi kartı mağduru


Kredi kartı borçlularının sayısı 641 bin 548 oldu. Bunun 390 bin 187’sini borcunu ödemeyenler, 251 bin 361’ini ise gecikmeli olarak ödeyenler oluşturdu. Tüketici kredisi borcunu ödemeyenlerin sayısı ise 186 bin 532 oldu. Bunların 111 bin 845’inin borcunu ödemediği, 74 bin 687’sinin ise gecikmeli olarak ödediği belirlendi.



İşsizlik çığ gibi büyüyor

TÜrkİye’de (Ağustos-Eylül-Ekim) dönemini kapsayan 3 aylık hareketli ortalamalara göre, 2005 Eylül ayı itibarıyla işsizlik yüzde 9.7 oldu. TÜİK’in bu yıldan itibaren hareketli üçer aylık dönemlerle açıkladığı Hanehalkı İşgücü Anketi’nin (Ağustos-Eylül-Ekim 2005) dönemini kapsayan Eylül 2005 sonuçlarına göre, bu dönemde işgücüne katılım yüzde 49 oldu. Aynı dönemde, genç nüfusta işsizlik oranı Türkiye genelinde yüzde 18.2 oldu.



30 milyon yolsulluk sınırının altında

TÜrkİye nüfusunun yüzde 43’ünün, 1 milyar 650 milyon liranın üzerindeki yoksulluk sınırının altında bir gelire sahip olduğu bildirildi. Türk-İş’in raporunda göre, yoksulluk sınırının altında bulunan nüfusun önemli bir kısmıda açlık sınırının altında bir gelir elde ediyor ve yeterli beslenemiyor.


Asgari ücretli 10 gün aç

Yetişkin bir işçinin sağlıklı beslenmesi için günde 5 milyon lira gerekiyor. Buna göre, 380 milyon liralık asgari ücret, 4 kişilik bir ailenin ancak 20 günlük gıda masraflarını karşılıyor. Asgari ücret dört kişilik bir ailenin gıda, barınma, sağlık, bakım ve ben-zeri tüm gereksinimlerine ise 6.2 gün yetiyor. Asgari ücret, yetişkin bir işçinin gıdanın yanı sıra sağlık, bakım ve benzeri diğer harcamalarını ancak 22.7 gün karşılayabiliyor. TÜİK, asgari ücretin belirlemelerinde esas alınmak üzere yetişkin bir işçinin dengeli beslenebilmesi için yapması gereken günlük gıda harcaması tutarını bu yıl 5.15 YTL olarak hesapladı.



Açlık sınırı 543, yoksulluk sınırı 1.650 YTL

Türk-İŞ’e göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 542.95 YTL’ye, yoksulluk sınırı ise 1650.31 YTL’ye yükseldi. Türk-İş tarafından yapılan araştırmaya göre, 4 kişilik bir ailenin dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için gereken gıda harcaması miktarı olan açlık sınırı tutarı, geçen aya göre 13.16 YTL artarak 542.95 YTL’ye yükseldi. Yine 4 kişilik ailenin zorunlu gıda harcamalarının yanı sıra kira, ulaşım, yakacak, elektrik, su, haberleşme, giyim, eğitim, sağlık, iletişim, kültür gibi temel ihtiyaçlarını kapsayan yoksulluk sınırı ise Aralık ayında yaklaşık 40.01 YTL artarak 1650.31 YTL oldu.


25 YTL için

Gazİantep’te, Dünya Bankası’nın desteğiyle yürütülen Sosyal Riski Azaltma Projesi kapsamında çocuk başına 25 YTL yardım dağıtımından yararlanmak isteyen kadınlar, ödemenin yapıldığı PTT Karşıyaka Şubesi önünde sabahın erken saatlerinden itibaren kuyruk oluşturdu.

5 milyon kişi açlık sınırının altında

Türkiye İşçi Emeklileri Derneği araştırmaya göre, SSK kapsamındaki emekli, dul, yetim ve mağdur gruplarında bulunanların yaklaşık yüzde 73’ü, ”açlık sınırının” altında aylık alıyor. “Açlık sınırı” altında aylık alanların sayısı 3 milyon 93 bini 760’ı bulurken, bu düzeyinin altında bir gelirle geçimini sağlayanların sayısı aile bireyleriyle birlikte 5 milyonu aşıyor.