Dış Politika27 Aralık 2005 00:00

O zaman niye geldiler? - Hasan Ünal

Abdullah Gül hafta sonunda yaptığı açıklamalarla FBI ve CIA başkanlarının Ankara ziyaretlerine ilişikin olarak basında yazılanların tamamen hayal mahsulü olduğunu belirtti. Hatırlayalım, basında neler yazılmıştı. Pek çok yazar bu ziyaretlerin sebebinin bölgeyle doğrudan alakalı olduğunu yazmıştı. Amerika’nın İran ve Suriye’ye karşı askeri manada harekata geçmesi ihtimalinden kaynaklanan bu yorumlara göre, İran’a karşı ya Amerika’nın ya İsrail’in ya da Amerika-İsrail ikilisinin bir hava harekatı düzenlemeye hazırlandığını belirtmişlerdi.Gerçekten de Amerika’nın ya kendi başına ya da İsrail ile birlikte veya İsrail’in tek başına olmak üzere İran’a karşı harekata girişmesi ihtimali giderek artıyor. Çünkü Amerika ve İsrail ikilisi açısından İran, nükleer silah elde etmek üzere olan bir ülke. coupons for cialis 2016 blog.nvcoin.com prescription drug cardsdiscount drug coupons click free discount prescription cardcialis forum link cialis bez recepta

Hatta bazı yorumlara göre İran belki de nükleer silah elde etmiş durumda; ama bunu test etmeye henüz hazır değil. Gerçeği bilmenin zorluğu ortada. Ama İran’ın yeni devlet başkanı Ahmedinecad’ın yaptığı açıklamalar Tahran yönetiminin elinde nükleer silah olması ihtimalini güçlendiriyor.
Gerçi Ahmedinacad bu açıklamaları Amerika’nın Irak’ta içine düştüğü durumdan dolayı da yapıyor olabilir. Amerika’nın Irak savaşını kaybettiği yolunda Amerika’da bile genel kabul gören bir entelektüel ortam oluştu. Şu ana kadar Amerika’nın resmi ordu kayıpları iki bini çoktan geçti. Yaralıları ise yirmi bin civarında. Üstelik bu rakamlara şirketler yoluyla kullanılan asker kayıpları dahil değil. Onların sayısının daha fazla olabileceği yönünde Batı basınında spekülasyonlar çıkıyor.
İran’ın kendine güveni Amerika’nın bu durumundan kaynaklanıyor olabilir. Ayrıca Amerikan kamuoyunda yükselen savaş karşıtı dalga ve Amerikan yöneticilerinin Irak’ta hatalar yaptıklarına dair birbiri ardına itiraflarda bulunmaları ve dünya kamuyounda Amerika’nın imajının şiddetle zedelenmiş olması da İran devlet başkanının açıklamaları üzerinde etkili olabilir. Ama gerçek şu ki, İran’ın elinde ya test edilmemiş nükleer silahları var ya da İran nükleer silah elde etmek üzere.
İşte Amerika ve İsrail’i paniğe iten de bu. Nükleer silah sahibi bir İran Ortadoğu’daki siyasi dengeleri alt-üst edecektir. Böyle bir İran ortaya çıktığı zaman Körfez’de yer alan Kuveyt başta olmak üzere, Bahreyn, Emirlikler, Umman ve Katar gibi ülkeler ve hatta Suudi Arabistan’ın bile Amerika ile işbirliği yapmlaları kolay olmayacaktır. Suriye bugünkü gibi itilip kakılamayabilir. Bölgede zaten varolan Amerikan karşıtı hava iyice artabilir. Irak’ı Amerika’nın istediği gibi bölüp parçalamak zorlaşabilir vs.
Bu durumda Amerika ve İsrail’in İran’ı bu aşamada durdurmak istemeleri ihtimali oldukça yüksek ve Batı basınında çıkan haber ve yorumlar bu ihtimali bütün detaylarıyla ortaya koyuyor. FBI ve CIA başkanlarının Ankara ziyaretleri de buna işaret ediyor. Yani İran’ı vurma operasyonunda Türkiye’den yaralanmak... Ama Türk idareciler ısrarla bu konuların konuşulmadığını; İran’a karşı Türkiye ile işbirliğinin talep edilmediğini söylüyorlar. Suriye konusunun hiç ele alınmadığından bahsediyorlar. Ve bütün bu konularda Türkiye’nin Amerika ile işbirliğine karşılık PKK’ya karşı harekete geçilmesi gibi seçenekler üzerinde de durulmadığını belirtiyorlar.
O zaman sormak gerekiyor? CIA başkanı Ankara’ya tatile mi geldi? Hiç olmazsa kıyı şeridinden bir yerlere gitseydi bari... Eğer bu konular konuşulmadıysa, bu adamlar Başbakan tarafından niye kabul edildi ve yaklaşık bir saat görüştüler. Bizim MİT başkanı Amerika’ya gitse Başkan Bush’la mı görüşüyor? Mızrak çuvala girmiyor. Bu adamların bölgesel konular hakkında Ankara’ya geldikleri ve sadece teknik değil; aynı zamanda siyasi görüşmeler yaptıkları açık. Gerisi lafı güzaf gibi..