Dış Politika25 Aralık 2005 00:00
Enine Boyuna Satılık Gazeteciler - Hasan Ünal
Türk kamuoyu, gazete köşelerinde ve televizyon ekranlarında kendi değer ve çıkarlarıyla alay eden insanların pek çoğunun yabancı ülkelerden para alıyor ihtimaline kendisini o kadar alıştırmıştı ki, Pentagon''dan fışkıran rezaletin boyutlarına yeterince ilgi göstermedi. Zaten bu rezaletin bütün unsurlarını görebilmesi için aynı basın yayın kuruluşlarının kamuoyunu bilgilendirmesi lazımdı. Oysa Pentagon''un kirli duvarlarından taşarak Amerikan basınına konu olan bu rezaletten Türkçe yayın yapan müzakere/mütareke basın ve televizyonları neredeyse tek satır bahsetmediler.cialis manufacturer coupon open drug coupon cardarcoxia 90 mg wikipedia read arcoxia cena
Ama mesele onlar bahsetmedi diye yok olup gitmiyor. Amerika''daki gelişmeler bu doğrultuda devam ederse, bunların isimlerini bir gün Amerikan basınının sayfalarında veya ilgili internet sitelerinde bulabiriz. Neden mi? Nedeni basit... Pentagon, Irak ve Afganistan''daki gazeteleri ve televizyonları satın almış. Yazdıkları yazılar karşılığında parça başına kırk ila iki bin dolar arasında para ödenmiş. Buna göre, haftada beş gün yazan ve iki bin dolar üzerinden tahsilat yapan bir köşe yazarı ayda kırk bin dolar para almış.
Pentagon''daki psikolojik harp dairesi bununla da yetinmemiş ve bizim de içinde bulunduğumuz geniş bir bölgede de aynı faaliyetleri yapmış. Yani bizim gazetecilerden de pek çoğunu satın almış. Bunların rakamları Irak ve Afganistan fiyatlarının üzerinde olmuştur herhalde...Ayrıca bir de gazete yönetimleri için başka tahsisat olmalı. Elindeki bütün gazeteleri Irak''ta Kürt devleti kurulması, Türkiye''nin Kıbrıs''tan çıkarılması gibi projelerin emrine vermiş olan gazete kuruluşları varsa, bunların rakamları ayrıca belirlenmiş olmalıdır.
Meselenin bir de AB ayağı olmalı. Karen Fogg denilen beceriksiz ve psikolojik harp elemanı gibi çalışan; ama ciddiye almadığı Türk milleti tarafından elektronik postaları ele geçirilen AB temsilcisini de hatırlayalım. O mesajlarda da bu türden para ilişkileri bol bol yer almaktaydı.
İşin gerçeği şu ki, son yıllarda karine yoluyla varlığına hükmettiğimiz Türkiye aleyhtarı psikolojik harekat Amerikan basınına sızan haberlerden görülebiliyor. Böyle müttefiklerimiz (!) varsa, rakibe ve düşmana ne gerek var? Ama meselenin bir kaç başka tarafı daha var. Örneğin Irak''taki bütün gazete ve televizyonlar bu şekilde satın alındıysa, Amerika''nın Irak''a demokrasi getirme iddiası ilave bir darbe yiyor demektir. Bu ne menem bir demokrasidir?
Ayrıca müttefiki bir Türkiye''de bu denli psikolojik harekat yaptıran bir ülkeyle dış ilişkilerinizi normal bir düzeyde nasıl sürdürürsünüz? Bu ne ahlaksızlıktır. Meselenin bir başka tarafı da bu bilgilerin neden Pentagon''dan sızdırıldığıyla alakalı. Yürütülen bütün bu psikolojik harekata ve dağıtılan paraya rağmen Türkiye başta olmak üzere bölgemizdeki Amerikan karşıtlığı tarihte görülmeyen oranlara ulşatı. Bu kirli basın yayın kuruluşları ve gazetecilerle yürütülen kampanya biraz daha devam edecek olursa, Türk milleti bir daha geri çevrilmeyecek decerede Amerikan aleyhtarı olacak gibi.
Meselenin bir başka boyutu da Türk istihbarat ve güvenlik kurumlarıyla ilgili. Bizim kuruluşlar bu basın yayın kuruluşlarının kimler olduğunu ve para alan kişilerin isimlerini mutlaka biliyorlardır. Onların ağına bu bilgilerin takılmaması mümkün değil. Acaba onlar bir şekilde bu bilgileri szıdıracaklar mıdır? Bu bilgileri siyasi otoriteye mutlaka vermişlerdir. Hükümet, Amerikan basınına sızan bu bilgiler doğrultusunda bir araştırma yaptırıp, sonuçları kamuoyuna açıklayacak mıdır? Kim ne yapacaktır bilemem. Ama Amerikan tarafı harcadığı bütün bu paranın boşa gittiğine kızarak bu muslukları kapatır ve/veya bu tiplerin de kimler olduğunu açıklarsa hiç şaşırmam...Birbirlerinden bulsunlar... Ne diyelim?
Pentagon''daki psikolojik harp dairesi bununla da yetinmemiş ve bizim de içinde bulunduğumuz geniş bir bölgede de aynı faaliyetleri yapmış. Yani bizim gazetecilerden de pek çoğunu satın almış. Bunların rakamları Irak ve Afganistan fiyatlarının üzerinde olmuştur herhalde...Ayrıca bir de gazete yönetimleri için başka tahsisat olmalı. Elindeki bütün gazeteleri Irak''ta Kürt devleti kurulması, Türkiye''nin Kıbrıs''tan çıkarılması gibi projelerin emrine vermiş olan gazete kuruluşları varsa, bunların rakamları ayrıca belirlenmiş olmalıdır.
Meselenin bir de AB ayağı olmalı. Karen Fogg denilen beceriksiz ve psikolojik harp elemanı gibi çalışan; ama ciddiye almadığı Türk milleti tarafından elektronik postaları ele geçirilen AB temsilcisini de hatırlayalım. O mesajlarda da bu türden para ilişkileri bol bol yer almaktaydı.
İşin gerçeği şu ki, son yıllarda karine yoluyla varlığına hükmettiğimiz Türkiye aleyhtarı psikolojik harekat Amerikan basınına sızan haberlerden görülebiliyor. Böyle müttefiklerimiz (!) varsa, rakibe ve düşmana ne gerek var? Ama meselenin bir kaç başka tarafı daha var. Örneğin Irak''taki bütün gazete ve televizyonlar bu şekilde satın alındıysa, Amerika''nın Irak''a demokrasi getirme iddiası ilave bir darbe yiyor demektir. Bu ne menem bir demokrasidir?
Ayrıca müttefiki bir Türkiye''de bu denli psikolojik harekat yaptıran bir ülkeyle dış ilişkilerinizi normal bir düzeyde nasıl sürdürürsünüz? Bu ne ahlaksızlıktır. Meselenin bir başka tarafı da bu bilgilerin neden Pentagon''dan sızdırıldığıyla alakalı. Yürütülen bütün bu psikolojik harekata ve dağıtılan paraya rağmen Türkiye başta olmak üzere bölgemizdeki Amerikan karşıtlığı tarihte görülmeyen oranlara ulşatı. Bu kirli basın yayın kuruluşları ve gazetecilerle yürütülen kampanya biraz daha devam edecek olursa, Türk milleti bir daha geri çevrilmeyecek decerede Amerikan aleyhtarı olacak gibi.
Meselenin bir başka boyutu da Türk istihbarat ve güvenlik kurumlarıyla ilgili. Bizim kuruluşlar bu basın yayın kuruluşlarının kimler olduğunu ve para alan kişilerin isimlerini mutlaka biliyorlardır. Onların ağına bu bilgilerin takılmaması mümkün değil. Acaba onlar bir şekilde bu bilgileri szıdıracaklar mıdır? Bu bilgileri siyasi otoriteye mutlaka vermişlerdir. Hükümet, Amerikan basınına sızan bu bilgiler doğrultusunda bir araştırma yaptırıp, sonuçları kamuoyuna açıklayacak mıdır? Kim ne yapacaktır bilemem. Ama Amerikan tarafı harcadığı bütün bu paranın boşa gittiğine kızarak bu muslukları kapatır ve/veya bu tiplerin de kimler olduğunu açıklarsa hiç şaşırmam...Birbirlerinden bulsunlar... Ne diyelim?