ALÇAK EŞEĞE KOLAY BİNİLİR - Hüseyin Mümtaz
Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev, geçen hafta Orta Asya devletleri birliği kurmayı önerdi. Süper güçlerin, bölgede nüfuz ve hakimiyet sağlama yarışını oturdukları yerden izlediklerini ifade eden Nazarbayev, bu sorun karşısında, kendilerinin de tavır belirlemeleri gerektiğini kaydederek, şunları söyledi: ''Önümüzde iki seçenek var; şimdiye kadar olduğu dünya ekonomisi için ebedi hammadde kaynağı olarak kalıp, bir imparatorluğun gelmesini mi bekleyelim, yoksa Orta Asya bölgesinde önemli bir birliğin ilk adımını mı atalım? " Nazarbayev Türkiye’den bahsetmedi. Solcularımız ve dincilerimizle beraber ülkücülerimiz de AB hedefine o kadar kilitlenmiş ki, bir anda “Orta Asya Türk(ü)leri”ni unutuverdiler. coupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cardscialis forum link cialis bez recepta
Mumcu’nun; Kurban Bayramı’ndaki 5 günlük ABD gaybubetinin hemen arkasından istifa etmesi sizce sadece masum bir rastlantı mıdır?
Mumcu güya “kültür” uyuşmazlığı nedeniyle, 2,5 yıldır içinde bulunduğu ve “bakan” yapıldığı Akepe’den istifa ediyor.
Hem de başbakan Arnavutluk’ta iken…
Başbakan da “inadına”, resmi programının dışına çıkarak Fethullah’ın Tiran’daki okulunu ziyaret ediyor ve orada iki kocaman saat geçiriyor.
“Ne alâkası var?” demeyin..
Rivayetler muhtelif…
a) Güya Fethullah’a sempatisi bulunan Mumcu Amerika ziyaretinde “el öpmüş”..
b) Başbakan da okul ziyareti ile bu ilgiyi “dengelemiş”..
Bu arada işin Amerika ile diğer boyutu da gözden kaçırılmamalı..
Türk politika sahnesini Edelman mı şekillendiriyor?
Solda (Sarıgül) ve sağda (Mumcu) vuruşanlar Washington’dan icazet mi alıyor?
Mumcu; Amerika’nın “Türk Solu”na monte ettiği Sarıgül’ün sağdaki versiyonu mu?
Amerika Akepe’yi gözden mi çıkardı, Akepe’den sonrasını mı planlıyor?
Bu senaryoda Fethullah’ın rolü ne, ne zaman Türkiye’ye dönecek, dönecek mi?
Mumcu’nun kendisi hangi kültürün ürünü ki, Akepe ile uyuşmazlık yaşıyor?
Bir tür doku uyuşmazlığı mı?
Peki “kültür uyuşmazlığı-anlaşmazlığı-erozyonu” sadece Mumcu-Fethullah-Akepe üçgeninde mi kendini gösteriyor?
Aşağıdaki haber, virgülüne dokunulmadan Milliyet’in 19 Şubat 2005 tarihli internet sitesindeki “son dakika haberleri” bölümünden alınmıştır:
“Almanya'nın Münih kentinde düzenlenen Turizm Fuarı kapsamında açılan 'Bizansın Dünyası' adlı sergide, Türkiye'nin tanıtımı da yapıldı. Türkiye'nin Münih Başkonsolosu Babür Hızlan, 3 Nisan'a kadar Münih Arkeoloji Müzesi'nde gezilebilecek serginin açılışında yaptığı konuşmada, bin yıllık Bizans kültürünün, bugün hâlâ Türk mutfağında ve müziğinde, Türklerin yaşam tarzında var olduğunu söyledi. Hızlan, Türkiye'de günümüze kadar korunan Bizans eserleri ile ibadete açık dini yapıların tüm dünyanın ilgisini çektiğini kaydetti.”
Ben yukarıdaki haberi okuduktan sonra Babür Hızlan’ın bir an Türkiye’nin mi yoksa Bizans’ın mı Münih Konsolosu olduğu konusunda şüpheye düştüm.
Ne diyor Babür Hızlan?
“Bin yıllık Bizans kültürü bugün hâlâ Türk mutfağı, müziği ve Türklerin yaşam tarzında var”mış..
4000 yıllık Türk kültürü 1000 yıllık Bizans kültürünü neden etkileyemiyor acaba?
Tabii bu sorunun muhatabı, aslında hangi kültüre bağlı olduğunu anlamakta güçlük çektiğimiz Babür Hızlan değil.
Babür Hızlan’ı oraya başkonsolos olarak atayan makam..
O makam cevap verebilecek mi?
Ama o kadrodan da pek umutlu değilim..
Çünkü Başkonsolos’un sözleri, çok kısa bir süre önce başka bir vesileyle dinlediğimiz “muhteşem bir başka kültür anlayışını” hatırlattı..
Fener Rum Lisesi’nin 550’inci yılı kutlamaları dolayısı ile yapılan törenlere katılan “Millî” Eğitim Bakanı Çelik de “Rumlar'ın Türk yemek, müzik, resim ve kültürü üzerinde önemli etkileri olduğunu” ifade etmemiş miydi?
Bu; “kelimelere” bile varana kadar “aynilik” acaba sadece tesadüf mü?
Yoksa Akepe kadroları mı “vücut dilinden anlayan bürokratları” seçme ve atamalarını yapmakta bu kadar başarılı?
Da, “kültür”den kastınız nedir acaba? “Hangi kültür”den bahsediyorsunuz?
Hangi kültürün ürünüsünüz?
Bu başkonsolosa kimse soru sormayacak mı? Kimse soruşturma açmayacak mı? Kimse görevden almayacak mı?
Bu başkonsolos hangi devletin temsilcisi?
Bizans kültürü bu kadar etkiliyse “Hepimiz Bizans çocuklarıyız” diyen Chirac’a neden kızdınız?
Bir büyük kültür probleminin içine sokulduğumuz için Nazarbayev’in birkaç gün önce yaptığı ve normalde büyük yankı uyandırması gereken “birlik” çağrısı da güme gitti..
Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev, geçen hafta Orta Asya devletleri birliği kurmayı önerdi. Süper güçlerin, bölgede nüfuz ve hakimiyet sağlama yarışını oturdukları yerden izlediklerini ifade eden Nazarbayev, bu sorun karşısında, kendilerinin de tavır belirlemeleri gerektiğini kaydederek, şunları söyledi: ''Önümüzde iki seçenek var; şimdiye kadar olduğu dünya ekonomisi için ebedi hammadde kaynağı olarak kalıp, bir imparatorluğun gelmesini mi bekleyelim, yoksa Orta Asya bölgesinde önemli bir birliğin ilk adımını mı atalım? Ben bütün komşularımıza, ikinci seçeneği öneriyorum. Atalarımızın birlik idealine de, sıradan bölge insanının arzu ve çıkarına da uygun olan bu.'' Nazarbayev, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan arasındaki ebedi dostluk anlaşmalarının bu ülkeler arasında birlik için sağlam temel oluşturacağına işaret ederek, ''Ortak ekonomik çıkarlarımız, ortak kültürel-tarihi temelimiz, dinimiz, çevresel problemlerimiz var, AB bile kuruluşunda bu kadar ortak nokta hayal etmemiştir'' diye konuştu. Nazarbayev, Orta Asya birliği kurulması halinde, diğer bölge ülkelerinin (Türkmenistan ve Tacikistan) de katılma ihtimalinin yüksek olduğunu söyledi.
Nazarbayev Türkiye’den bahsetmedi.
Solcularımız ve dincilerimizle beraber ülkücülerimiz de AB hedefine o kadar kilitlenmiş ki, bir anda “Orta Asya Türk(ü)leri”ni unutuverdiler.
Kendi geleceğini AB’de arayan, halde güneydoğu Asya’daki din kardeşleriyle hayli ilgilenen, geçmişini ise Bizans’a bağlayan bir varoş-taşra kültürünün Orta Asya’daki kardeşlerinden davet almamasından tabii ne olabilir?
Bu kadar şekilsizleşmiş-renksiz ve kokusuzlaşmış bir kültür en doğal tepkileri de vermekte elbette gecikecektir.
Yaşaması mucizelere bağlı olacaktır.
Suriye’nin Hatay’ı haritalarında göstermesi karşısında mangalda kül bırakmıyorsunuz.
Peki “Pentagon’un yeni haritasını” [1]gördünüz mü?
Türkiye “entegre olmamış boşluk”ta gösteriliyor.
Neden en ufak bir itiraz yükselmedi?
Neden çıt çıkarmadınız?
“Entegre olmamış boşluk” ne demektir?
İlerde entegre edilecek…
Sindirebildiniz mi?
Ne zaman?
Suriye “alçak eşek mi?”
Marifet yükseğine binebilmekte…
Yoksa sizin de mi beyninize chip yerleştirildi?