Dış Politika20 Aralık 2005 00:00

Pamuk'tan Ne İstiyorsunuz?! - Mustafa Yıldırım

Şu satırları yazarken Kıbrıs Türk Cumhuriyeti meclisinde intihar yasası görüşülüyor. Kısa bir özet yapalım: -   ABD-AB koalisyonu ve T.C yetkili mercileri bastırdı. Kıbrıs Türklerinin çoğunluğu, kendi egemenliklerini hiçe indirecek Annan planını onayladı. -   ABD-AB koalisyonunun desteğini arkasına almış olan Kıbrıslı Rumlar ise plana “Hayır!” dediler. -   Planı sonsuz savunan Talat Bey, Devlet başkanı seçildi. -   Türkiye’den bir iki cılız ses, adada Yunan-NATO-AB egemenliğinin T.C’nin güvenliğini yok edeceğini söyleyip yazdı. Şimdi K.K.T.C meclisi başvurmaları durumunda Rumların barış harekatından önceki taşınmazlarının geriye verilmesini, tazminat ödenmesini sağlayacak yasayı kendi elleriyle tarihe yazıyorlar. Kıbrıs’tan günlerdir aldığım haberler bu sonucu gösteriyordu. Hatta, söylentilere göre, Türkiye’den giden birçok milletvekilinin Kıbrıslı milletvekillerine, parti önderlerine baskı yaparak, bu yasayı geçirmezlerse başlarına türlü işler gelebileceğini, en azından siyasal geleceklerinin kararacağını anlatıyordu. İşin özü: Kıbrıs adım adım derken, şimdi K.K.T.C meclisine dalmış olanlarca  tek elden bir çırpıda teslim ediliyor.levitra and diabetes diabetes sexuality treatment sexual dysfunction in diabetescoupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cardsescitalopram i alkohol escitalopram tbl escitalopram i alkoholsymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenasitagliptin phosphate and metformin hydrochloride sitagliptin phosphate monohydrate melting point sitagliptin phosphate side effectsarcoxia 90 mg wikipedia site arcoxia cenacialis sample coupon prescription card discount cialis manufacturer couponoxcarbazepine dosage click oxcarbazepin

Biliyorum; sizler şaşkınsınız! “ne oluyor?” diyorsunuz, “Devletin güvenliğinden sorumlu olanlar neden ses etmiyor?”
İyi de, siz aylardır, yıllardır her denilene inanırsanız, olacağı da budur!
Dünyanın bir yarısına el koyan USA’yı vazgeçilmez “stratejik ortak” ilan eden Orhan Pamuk değildi ki!
Ülkenin komşuları birer birer ele geçirilirken, İskenderun’dan silah ve asker taşınması için ön anlaşmaları da Orhan Pamuk yapmadı!
AB’nin USA ile içli dışlı olup T.C’nin tarihsel varlığının sözleşmesi olan antlaşmaların parçalanmasını “Batılılaşıyoruz, Avrupalı oluyoruz” teranesiyle destekleyen de Orhan Pamuk değildi!
Dahası mı?
ASAM aracılığıyla Yunan-Türk anlaşmazlıklarını çözeceğiz deyip, Türkiye aleyhinden çevirmediği dolap kalmayan Greko-Yunan John Sitilides’in Türk düşmanı kuruluşuyla işbirliği çerçevesinde Atina’ya giden emekli generaller arasında Orhan Pamuk yoktu!
Yetti mi?
 
Bence yetmedi!
Türk devletinin ve hatta Mustafa kemal’in Ermenilerin soyunu kıran bir “kasap” olduğunu dünyaya yayan, çeşitli USA ve AB devletlerinde Türklerin ırk düşmanı, insanlık düşmanı katiller olduğunu karara bağlayan yasaların çıkarılması için çalışan Hovhanisyan ve yandaşı Ermenilerle “uzlaşacağız” diyerek, T.C resmi kurumlarının bilgisi içinde Viyana’da toplantı yapan devletten maaşlı elçiler arasında Orhan Pamuk yoktu!
 
Dahası var da, yerimiz kalmadı!
Haftaya dek siz bir düşünün: Önce ulusal davalarınıza sahip çıkmayanları görmek mi, yoksa etkisi şuradan şuraya gitmeyecek olan Pamuk’la uğraşıp durmak mı?
Bu arada, ulusallığı, yayılmacı devletlerle müttefiklik sınırları içinde görenlere dönüp bir bakmayı da unutmayasınız!