Siyaset22 Şubat 2005 00:00
Seçimlere Amerikan müdahalesi - İsrafil Kumbasar
Bazıları içlerinden şöyle diyor olabilirler: "Eh, madem ki bizi Amerika yönetiyor, o zaman biz de Amerika seçimlerinde oy kullanma hakkı isteyelim!..". Boşuna ümitlenmesinler!.. Vesayet altındaki ''ikinci sınıf'' manda topluluklarına, kimse ''birinci sınıf'' vatandaşlık hakkı vermez!..discount card prescription discount prescription coupons prescription drugs discount cards
Temelleri yaklaşık 2 bin yıl önce ''kutsal topraklarda'' şekillenen ''Yeni Dünya Düzeni''ni kurmak isteyen ''gizli küresel güçlerin'' jandarmalığını yapan Amerika, ''arka bahçesini'' (hinterlandını) kontrol altında tutabilmek için artık ''kartları'' açık oynamaya başladı!..
''Kontrol altındaki'' ülkelerde, ''demokrasi'' denilen kavram, sadece ''biriken gazı'' almaya yönelik kullanılan bir ''yatıştırma'' aracı!..
''Seçimler'' ise ''işbirlikçi'' yönetimleri, dünya kamuoyu nezdinde ''meşru'' hale getiren basit bir ''kılıf''!..
Seçimlerden aylar önce alanlarında uzmanlaşmış olan ''tink-tank'' kuruluşları çalışmalara başlıyor!..
Toplumsal ''beklentiler'' ve ''talepler'', bilimsel veriler ışığında iyice analiz ediliyor!..
Meydana gelebilecek her türlü şart ve ihtimal karşısında ''alternatif plan ve seçenekler'' hazırlanıyor!..
Sonra bu çalışmalar bir ''rapor'' halinde Pentagon''a sunuluyor!..
Ardından, ''ekonomik çark'' devreye giriyor!..
Dünya Bankası, IMF ve diğer ''yemleme'' (fonlama) kuruluşları aracılığıyla ''geçici bir rahatlık'' sağlayacak şartlar oluşturuluyor!..
Nihai olarak, ''iletişim araçları'' seferber ediliyor!..
Güdümlü medya kuruluşları, kendilerine ''işaret edilen'' kişi veya partileri, ''ilahi bir kurtarıcı'' gibi topluma pompalamaya başlıyor!..
Peki, ''ipin ucu'' kaçıp da ''beklenmeyen'' bir netice mi ortaya çıktı?..
İşte o zaman, ''doğrudan teslim alma'' süreci için düğmeye basılıyor!..
Önce ''ekonomiler'' çökertilerek, halk kitleleri ''kendi derdi ile uğraşmaktan'' başka işlere vakit ayıramayan ''yığınlar'' haline dönüştürülüyor!..
''Baskılar'' yerini yavaş yavaş ''tehditlere'' bırakıyor!..
Ardından ''nihai seçenek'' gündeme geliyor:.
Askeri operasyon!..
Amerikan müdahalesinin ''en açık örneklerinden birine'' 20 Şubat Pazar günü KKTC''de yapılan seçimler öncesinde tanık olduk!..
Seçimler öncesinde yapılan kamuoyu yoklamalarında Mehmet Ali Talat''ın partisi CTP''nin oy oranı ''yüzde 36 civarında'' gözüküyordu!..
Ancak, ''son dakikada'' yapılan bir operasyon, bu oranı bir anda değiştirdi!..
Seçimlerden iki gün önce KKTC''ye gelen Amerikalı işadamları, sözde ''Kıbrıs''ta yatırım imkanlarını'' araştırmaya başladılar!..
Ardından Amerika Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Richard Bouchner, ''KKTC''ye yönelik tecridin ortadan kaldırılacağı'' yönünde bir açıklama yaptı!..
''Küçük bir ziyaret'' ve ''göz boyamaya yönelik bir açıklama'' Avrupa Birliği''nden sonra Amerika''dan da para geleceğini ve böylece ''zengin olacaklarını'' zanneden ''bilinçsiz'' halk yığınlarını etkilemeye yetti!..
CTP''nin oyları sandıkta yüzde 48''e yükseldi!..
Talat, tek başına hükümet kurabilecek çoğunluğu ''kılpayı'' kaçırdı!..
Pazar günü aralarında Yeniçağ''ın da bulunduğu bazı gazeteler, ''seçim yasaklarını'' ihlal ettikleri gerekçesiyle ''yargı kararı'' ile toplatıldı!..
Ama, Amerika''nın seçim sonuçlarını etkilemeye yönelik ''doğrudan müdahalesine'' hiç kimse ses çıkarmadı!..
İlginç değil mi?..
1946 yılında ''sözde'' demokrasiye geçen Türkiye, 1950 yılından itibaren bütün seçim dönemlerinde ''müdahale süreçlerini'' hep yaşadı!..
Yakın siyasi tarihe damgasını vuran ''Demokrat Parti'', ''Adalet Partisi'', ''Anavatan Partisi'' ve şu anda iktidarda olan AKP, müdahale süreçlerinin birer ürünüdürler!..
''Makyajı'' dökülen AKP, ömrünü tamamlamak üzeredir!..
Ancak, hiç şüphe olmasın ki yerine aynı görevi (misyonu) yüklenecek bir başka ''siyasi oluşum'' mutlaka devreye sokulacak!..
Gerektiğinde ''alternatifleri'' devredışı bırakmak için ''geçici havuz'' işlevi üstlenecek yeni partiler kurulacak!..
Ve ''aklımızı başımıza toplamazsak'' eğer, bildiğimiz süreç, ''yeni baştan'' işlemeye devam edecek!..
Bazıları içlerinden şöyle diyor olabilirler:.
"Eh, madem ki bizi Amerika yönetiyor, o zaman biz de Amerika seçimlerinde oy kullanma hakkı isteyelim!..".
Boşuna ümitlenmesinler!..
Vesayet altındaki ''ikinci sınıf'' manda topluluklarına, kimse ''birinci sınıf'' vatandaşlık hakkı vermez!..
''Kontrol altındaki'' ülkelerde, ''demokrasi'' denilen kavram, sadece ''biriken gazı'' almaya yönelik kullanılan bir ''yatıştırma'' aracı!..
''Seçimler'' ise ''işbirlikçi'' yönetimleri, dünya kamuoyu nezdinde ''meşru'' hale getiren basit bir ''kılıf''!..
Seçimlerden aylar önce alanlarında uzmanlaşmış olan ''tink-tank'' kuruluşları çalışmalara başlıyor!..
Toplumsal ''beklentiler'' ve ''talepler'', bilimsel veriler ışığında iyice analiz ediliyor!..
Meydana gelebilecek her türlü şart ve ihtimal karşısında ''alternatif plan ve seçenekler'' hazırlanıyor!..
Sonra bu çalışmalar bir ''rapor'' halinde Pentagon''a sunuluyor!..
Ardından, ''ekonomik çark'' devreye giriyor!..
Dünya Bankası, IMF ve diğer ''yemleme'' (fonlama) kuruluşları aracılığıyla ''geçici bir rahatlık'' sağlayacak şartlar oluşturuluyor!..
Nihai olarak, ''iletişim araçları'' seferber ediliyor!..
Güdümlü medya kuruluşları, kendilerine ''işaret edilen'' kişi veya partileri, ''ilahi bir kurtarıcı'' gibi topluma pompalamaya başlıyor!..
Peki, ''ipin ucu'' kaçıp da ''beklenmeyen'' bir netice mi ortaya çıktı?..
İşte o zaman, ''doğrudan teslim alma'' süreci için düğmeye basılıyor!..
Önce ''ekonomiler'' çökertilerek, halk kitleleri ''kendi derdi ile uğraşmaktan'' başka işlere vakit ayıramayan ''yığınlar'' haline dönüştürülüyor!..
''Baskılar'' yerini yavaş yavaş ''tehditlere'' bırakıyor!..
Ardından ''nihai seçenek'' gündeme geliyor:.
Askeri operasyon!..
Amerikan müdahalesinin ''en açık örneklerinden birine'' 20 Şubat Pazar günü KKTC''de yapılan seçimler öncesinde tanık olduk!..
Seçimler öncesinde yapılan kamuoyu yoklamalarında Mehmet Ali Talat''ın partisi CTP''nin oy oranı ''yüzde 36 civarında'' gözüküyordu!..
Ancak, ''son dakikada'' yapılan bir operasyon, bu oranı bir anda değiştirdi!..
Seçimlerden iki gün önce KKTC''ye gelen Amerikalı işadamları, sözde ''Kıbrıs''ta yatırım imkanlarını'' araştırmaya başladılar!..
Ardından Amerika Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Richard Bouchner, ''KKTC''ye yönelik tecridin ortadan kaldırılacağı'' yönünde bir açıklama yaptı!..
''Küçük bir ziyaret'' ve ''göz boyamaya yönelik bir açıklama'' Avrupa Birliği''nden sonra Amerika''dan da para geleceğini ve böylece ''zengin olacaklarını'' zanneden ''bilinçsiz'' halk yığınlarını etkilemeye yetti!..
CTP''nin oyları sandıkta yüzde 48''e yükseldi!..
Talat, tek başına hükümet kurabilecek çoğunluğu ''kılpayı'' kaçırdı!..
Pazar günü aralarında Yeniçağ''ın da bulunduğu bazı gazeteler, ''seçim yasaklarını'' ihlal ettikleri gerekçesiyle ''yargı kararı'' ile toplatıldı!..
Ama, Amerika''nın seçim sonuçlarını etkilemeye yönelik ''doğrudan müdahalesine'' hiç kimse ses çıkarmadı!..
İlginç değil mi?..
1946 yılında ''sözde'' demokrasiye geçen Türkiye, 1950 yılından itibaren bütün seçim dönemlerinde ''müdahale süreçlerini'' hep yaşadı!..
Yakın siyasi tarihe damgasını vuran ''Demokrat Parti'', ''Adalet Partisi'', ''Anavatan Partisi'' ve şu anda iktidarda olan AKP, müdahale süreçlerinin birer ürünüdürler!..
''Makyajı'' dökülen AKP, ömrünü tamamlamak üzeredir!..
Ancak, hiç şüphe olmasın ki yerine aynı görevi (misyonu) yüklenecek bir başka ''siyasi oluşum'' mutlaka devreye sokulacak!..
Gerektiğinde ''alternatifleri'' devredışı bırakmak için ''geçici havuz'' işlevi üstlenecek yeni partiler kurulacak!..
Ve ''aklımızı başımıza toplamazsak'' eğer, bildiğimiz süreç, ''yeni baştan'' işlemeye devam edecek!..
Bazıları içlerinden şöyle diyor olabilirler:.
"Eh, madem ki bizi Amerika yönetiyor, o zaman biz de Amerika seçimlerinde oy kullanma hakkı isteyelim!..".
Boşuna ümitlenmesinler!..
Vesayet altındaki ''ikinci sınıf'' manda topluluklarına, kimse ''birinci sınıf'' vatandaşlık hakkı vermez!..