Orhan Pamuk'u Emperyalistlerden Korkup Yargılayamayan Türkiye'de yaşamaktan utanıyoruz !
Türk Milletine yalanlarla iftira atan ve söven, ABD ve AB tarafından korunup kollanan O.Pamuk'u bu emperyalistlerden korkup yargılayamayan , pazarlamacıların başbakan olup pazarladığı, yıl sonunda yabancılara yaptıkları satışlardan prim alan borsa yuppilerinin,IMF'nin ekonomisini yönlendirdiği , Hahambaşıların, Rumların, Ermenistan'ın , Yunanistan'ın, peşmergenin posta koyduğu, komşu ülkelerin ezilen insanlarına bombalar yağdırmak için topraklarındaki üslerden katil uçakların kalktığı , limanlarından kanlı işgali sürdürmek için sevkiyatların yapıldığı , sınırlarını korumak için CIA ile Apo ile pazarlık yapan Orhan Pamukların Türkiyesinde yaşamaktan utanıyoruz ! cialis 5mg prix en pharmacie http://cialis20mgsuisse.com/5mg/prix-en-pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciesymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort a alkohol symbicort cenaarcoxia 90 mg wikipedia site arcoxia cenacialis walgreen coupon cialis discount cialis coupon
Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi, "Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 223. maddesinin 8. fıkrası, eski TCK’nın 2. maddesinin 2. fıkrası, 159. maddenin 1. fıkrası ve 160. maddenin 2. fıkrası uyarınca kovuşturmanın izne tabi olması nedeniyle davanın durdurulmasına, dosyanın dönüşünün beklenmesine" karar verdi ve duruşmayı 7 şubat 2006 tarihine erteledi.
Orhan Pamuk davasının bitiminde Şişli Adliyesi'nde olaylar çıktı, büyük bir karışıklık yaşandı. Orhan Pamuk'un bindiği otomobil durdurulup taşlandı, polis aracı kalabalığın içinden güçlükle çıkartabildi.
Davayı izlemek için gelen Avrupalı parlamenterler ile medyaya tepki gösteren yüzlerce kişi mahkemeden çıkanlara yumurta atmaya başladı. Tartışmalar giderek itişmeye dönüştü.
Duruşma çıkışında avukat olduklarını öne süren bazı kişiler de gazetecileri yumrukladı.
Bu arada Şişli Adliyesi'nin hemen karşısında toplanan bir grup Orhan Pamuk aleyhine sloganlar attı.
http://www.milliyet.com.tr/2005/12/16/son/sontur19.html
Orhan Pamuk'un davası durduruldu
Türkiye’yi Avrupa Birliği (AB) nezdinde zor duruma düşüren Orhan Pamuk davası Şişli Adliyesi’nde bugün yapıldı ve Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi, "Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 223. maddesinin 8. fıkrası, eski TCK’nın 2. maddesinin 2. fıkrası, 159. maddenin 1. fıkrası ve 160. maddenin 2. fıkrası uyarınca kovuşturmanın izne tabi olması nedeniyle davanın durdurulmasına, dosyanın dönüşünün beklenmesine" karar verdi ve duruşmayı 7 şubat 2006 tarihine erteledi.
Pamuk’a destek ve protesto etmek için gelenlerin çoğunlukta olduğu duruşma sonrasında, arbade yaşandı.
Davanın görüleceği Şişli Adliyesi sabahın erken saatlerinden itibaren çok sayıda yerli ve yabancı basın mensubunun akınına uğradı. Adliye önüne canlı yayın araçları yerleştirildi. Adliye’nin çevresinde ve içinde, güvenlik kuvvetlerince önlemler aldı.
Pamuk’a destek vermeye ve davayı izlemeye gelen Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu’ndan Daniel Cohn-Bendit, Cem Özdemir, Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Hollandalı Camiel Eurlings, Avrupa Parlamentosu Türkiye Karma Komisyonu Başkanı Joost Lagendijk’in de aralarında bulunduğu AP milletvekilleri, Türkiye’den Yaşar Kemal, Ahmet Altan, Hrant Dink’in de aralarında bulunduğu çok sayıda yazar, aydın, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri, gazetecilere duruşma öncesi davanın seyriyle ilgili görüşlerini aktardı. Pamuk’a destek veren açıklamalarda bulunan katılımcılar , davanın seyrinin Türkiye için önemine dikkat çekti.
Daha sonra, yazar Orhan Pamuk’un, İsviçre’de yayınlanan bir dergide yer alan ropörtajdaki sözleri nedeniyle "Türklüğü alenen aşağılamak" suçundan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmasına başlandı.
SALONDA İZDİHAM VE ARBEDE
Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nce görülen davanın tarafları, önceden belirlenen daha geniş olan Şişli 1.
Asliye Ceza Mahkemesi salonuna alındı ve arbadenin yaşandı.
Çok sayıda kişi duruşma salonuna giremedi. Bu durum üzerine bazı avukatlar, salonda bulunan Avrupa Parlamentosu heyetine tepki gösterdi ve yabancı parlamento mensuplarının salonda bulunmasının Türk mahkemesinin yargı bağımsızlığını etkilediğini savunan açıklamalar yaptı. Avukatlar, Avrupa Komisyonu’nun Türk yargısını denetlemeye gelemeyeceğini dile getirdiler.
Daha sonra mahkeme salonuna gelen hakim, salondaki kalabalığın nedenine ilişkin soru yöneltti. Bunun üzerine bazı avukatlar, "Bağımsız yargımızı denetlemeye gelmişler efendim" diye yanıt verdi.
Hakimin gelişiyle saat 11.05’te başlayan duruşmaya, Pamuk 11.10’da alındı. Hakim, dosya incelemesinde, 2 Aralık 2005 tarihli kararla suç tarihi itibariyle sanığın eyleminin 765 sayılı TCK’nın 159/1. maddesine uyabileceği ve sanık
lehine olan bu madde sebebiyle aynı kanunun 160/2. maddesi uyarınca takibatın yapılmasının Adalet Bakanlığı’nın iznine tabi olduğunu söyledi. Hakim, bu gerekçeyle dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderildiğini bildirdi.
PAMUK’UN AVUKATI İNANICI’NIN SÖZLERİ
Pamuk’un avukatı Haluk İnanıcı söz alarak, müvekkilinin çağırıldığını ve mahkeme huzura geldiğine dikkat çekti ve "İddianame bize geldi. Dosya gönderilmiş de olsa müvekkilimin sorgusunun yapılmasını etkilemez" dedi.
İnanıcı, müvekkilinin yargılandığı "Türklüğü alenen aşağılamak" suçunun kişisel bir zarar oluşturmadığını belirterek, bu nedenle müdahil makamının boş kalması gerektiğini söyledi. Müdahil avukat olmak isteyen avukatların talebinin reddedilmesini isteyen İnanıcı, davanın duruşma gününün şikayetten 7 aydan sonraya verilmesini de eleştirdi. İnanıcı, bu kadar uzun süre sonraya verilmesi nedeniyle iddianamede bazı değişiklikler yapılması gerektiğini ancak bunların yansımadığını dile getirdi. Pamuk hakkında dava açıldığı zaman geçerli olan TCK’nundaki şart nedeniyle Adalet Bakanlığı’ndan izin alınması gerektiğini hatırlatan İnanıcı, bu nedenle mahkeme ile Cumhuriyet savcılığı arasında bir takım yazışmalar yapıldığını, bu yazışmaların hiçbirinden haberden olmadıklarını kaydetti. İnanıcı, bu nedenle adil yargılama hakkının ihlal edildiğini ve bu sürece müdahil olamadıklarını dile getirdi. İddianameden alıntılarla konuşmasını sürdüren avukat İnanıcı, suçun tarihi ve basın suçu mu olduğu konusunda görüşlerini ifade etti. İnanıcı, "dava açma süresi düşmüştür, süre dolmuştur" diyerek, Pamuk’un suç işlediği gün ile davanın açıldığı gün arasında zaman aşımı olması nedenilme iddianamenin düşmesi gerektiğini savundu.
Pamuk’un yedi aydır manevi baskı altında tutulduğunu, bir an önce yargılamanın başlaması gerektiğini ve mahkemenin Adalet Bakanlığı’nın yazısının beklenmesine gerek olmadığını kaydetti.
Duruşma sırasında İnanıcı ve müdahil olmak isteyen avukatlar arasında zaman zaman konuşmalar olunca hakim, "Lütfen bir birinizle konuşmayın, ben söz verdiğim zaman konuşun" dedi.
Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi, "Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 223. maddesinin 8. fıkrası, eski TCK’nın 2.
maddesinin 2. fıkrası, 159. maddenin 1. fıkrası ve 160.
maddenin 2. fıkrası uyarınca kovuşturmanın izne tabi olması nedeniyle davanın durdurulmasına, dosyanın dönüşünün beklenmesine" karar verdi ve duruşmayı 7 şubat 2006 tarihine erteledi.
İDDİANAMEDEN
Şişli Cumhuriyet Savcılığı’nca 30 Haziran 2005 tarihinde hazırlanan iddianamede, Pamuk hakkında, İsviçre’de yayınlanan "Das Magazin" adlı haftalık dergide yer alan ve Aktüel Dergisi’nin Şubat-Mart 2005 sayısında da çevirisine yer verilen röportaja ilişkin Kırklareli Merkez E Tipi Kapalı Cezaevi’nde hükümlü olarak bulunan Sebahattin Zorlu ve Kayseri’nden Mehmet Özet’in şikayet başvurusunda bulunmaları üzerine soruşturma başlatıldığı belirtiliyor.
İddianamede, yazar Orhan Pamuk’un İsviçreli bir gazeteciyle yaptığı söyleşide, "30 bin Kürdü ve bir milyon Ermeni’yi öldürdük.
Türkiye’de hiç kimse bunu dile getirmeye cesaret edemiyor. Ben ediyorum" şeklinde beyanları olduğu kaydediliyor.
Bu söyleşinin 2 ay sonra İsviçre’de, daha sonra da Türkiye’de yayınlandığı belirtilen iddianamede, Pamuk’un sözleriyle "Türklüğü alenen aşağıladığı"nın anlaşıldığı öne sürülüyor.
İddianamede, Pamuk’un yeni TCK’nın 301. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 6 ay ile 3 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması isteniyor.
BAKANLIK DAVAYI NASIL ETKİLEYEBİLİR?
Adalet Bakanlığı'nın vereceği karar, yazar Orhan Pamuk hakkındaki 'Türklüğe hakaret' davasının sonucunu doğrudan etkileyecek.
Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın dava dosyasını Adalet Bakanlığı'na göndermesi, yargının davada geri adım atması ve Pamuk'un yargılanıp yargılanmamasına ilişkin kararı siyasi erke bırakması anlamına geliyor.
Adalet Bakanlığı'nın izin verip vermemesine göre yargı süreci devam edecek ya da dava düşecek.
Pamuk'un avukatı Haluk İnanıcı'nın yazılı açıklamasına göre, 'Türklüğü alenen aşağılamak'la suçlanan Pamuk için eski ve yeni TCK'da 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.
Ancak Pamuk'un eski TCK'ya göre yargılanmasının tek avantajı, söz konusu suçtan sanık 'lehine' yargılama yapmanın Adalet Bakanlığı iznine bırakılması. (Eski TCK'nın 160/2 maddesi: Sanık lehine takibat yapılması Adalet Bakanlığı iznine tabi tutuluyor.)
2 aralıkta bu durumun sanık lehine olacağı yönünde ara karar alan Şişli İkinci Asliye Ceza Mahkemesi, Adalet Bakanlığı'nın görüş bildirmesi için dosyayı Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi.
Başsavcılık da, dava dosyasını duruşma gününe üç gün kala sanığın yargılanıp yargılanmayacağını karara bağlayacak olan Adalet Bakanlığı'na gönderdi.
http://www.milliyet.com.tr/2005/12/16/son/sontur25.html
Duruşma bitiminde olaylar çıktı!
Orhan Pamuk davasının bitiminde Şişli Adliyesi'nde olaylar çıktı, büyük bir karışıklık yaşandı. Orhan Pamuk'un bindiği otomobil durdurulup taşlandı, polis aracı kalabalığın içinden güçlükle çıkartabildi.
Davayı izlemek için gelen Avrupalı parlamenterler ile medyaya tepki gösteren yüzlerce kişi mahkemeden çıkanlara yumurta atmaya başladı. Tartışmalar giderek itişmeye dönüştü.
Duruşma çıkışında avukat olduklarını öne süren bazı kişiler de gazetecileri yumrukladı.
Bu arada Şişli Adliyesi'nin hemen karşısında toplanan bir grup Orhan Pamuk aleyhine sloganlar attı.
Avrupalı parlamenterlere önce sözlü olarak sataşıldı ardından yumurta atıldı. Bazı gazeteciler de tartaklandı. Uzaktan taş atanlar da oldu. Olaylar sırasında trafik tamamen durdu.
Adliye binasından saat 12.30 sıralarında çıkan Pamuk, geniş güvenlik önlemleri altında aracına bindi. Ancak bu sırada Pamuk’un aracı, çevrede bekleşen bir grup tarafından yumruklandı. Pamuk’un aracına bu gruptakiler tarafından yumurta atıldı. Olayda, aracın ön camının çatladığı görüldü.
PROTESTOLAR DURUŞMA ÖNCESİNDE BAŞLADI
Pamuk'a, adliyeye girişi sırasında pankart açan bir grup ile bazı vatandaşlar, ‘vatan haini’ ve ‘satılmış aydınlar’ diye bağırarak tepki gösterdi.
Yoldan geçen bazı araçlardaki vatandaşlar da klakson çalarak, yazara tepkide bulundu. Şişli Adliyesi'nin karşısında bulunan iki kişi, ‘Misyoner Çocukları O. Pamuk, H. Dink, H. Cemal, M. Belge, H. Şahin, E. Katırcıoğlu, İ. Berkan’ yazılı bir pankart açtı.
Yurtsever Hareket’i adlı grup da ‘Lütfen Pamuk yargılanmasın. Onun yanıtını vermek bizim görevimiz. Yapay demokrasi kahramanları istemiyoruz’ yazılı pankart açtı.
Hareket adına konuşan Bedri Baykam, ''Pamuk'un tamamen belirli batılı odakların üslubuyla kanıtsız, tek yanlı ve Türkiye'yi haksız duruma düşürecek sözler sarf etmesi, gerek kendisi, gerek ülkemiz adına bir şanssızlıktır'' dedi.
EURLİNGS AĞIR KONUŞTU
Mahkeme çıkışında karara ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtlayan Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Hollandalı Camiel Eurlings, "Kötü bir gün oldu çünkü Adalet bakanı bu fırsatı duruşmanın ilk gününde dahi değerlendirmedi. Bu eski TCK’nuna göre düzenlenen bir duruşma olduğu için aslında Adalat Bakanı’nın elinde bir fırsat vardı. Gerçekten bir hayal kırıklığı, gerçekten çok şaşırtıcı oldu" dedi.
Eurlings, "Sayın Pamuk’un hapse girmesini isteyen özel bir parti yeni TCK’yı kullanmak istedi. Ve hala bu davanın düşürülmesi hükümetin elinde. Çok açık biçimde yeni yasayı kullanmak isteyenler var. İfade özgürlüğü açısından yeni TCK uygun değil. Gelecekte bu tür vakaların ve bu tür davaların yeniden yaşanmaması için TCK’nun kullanılması Türkiye’nin çok olumsuz bir imaj sergilemesine yol açar" değerlendirmesi yaptı.
Hükümetin bu davanın düşürülmesi fırsatını engelleyemediğine dikkat çeken Eurlings, "Böylece Türkiye’nin Avrupa’daki imajı zedelenmiş oldu, bunun önüne geçilemedi" dedi. Pamuk’a destek vermek ve protesto etmek için duruşmaya gelenler, çıkışta karara ilişkin gazetecilere açıklamalarda bulundu.
İNGİLİZ PARLAMENTERE VURDULAR: İÇERDE AYETULLAHLAR VAR
Şişli Adliyesi önünde davaya gözlemci olarak katılanlar birer açıklama yaptılar. Avrupa Parlamentosu’nun İngiliz üyesi Andrew Duff, Türkiye’nin AB’ye katılmasında en büyük destekçilerden biri olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Ancak Türkiye’nin Avrupa’ya katılması şu olmazsa imkansız, bu dava düşürülmezse mümkün olmaz. Hakim hükümetten bir karar almasını istedi. Şu anda yargılanan Türk Hükümeti, temel evrensel ifade özgürlüğü ve insan haklarını mı destekleyecek bunu göreceğiz. Mahkemede ben sansürü destekleyen ayetullahları görmüş oldum ve bunlardan biri yüzüme vurdu. Böyle avukatların Türk demokrasisini savunduğuna inanamıyorum. Biz Orhan Pamuk’un serbest bırakılmasını görmek istiyoruz. Gerçek çok iyi bir yazar, iyi bir romancı ve Türkiye’nin en iyi elçilerinden biri.
Umuyorum ki Türkiye AB’ye katılacaksa insan hakları ve ifade özgürlüğünün arkasında durur.
İNGİLİZCE SİNKAF
Duruşmayı izlemek üzere AB organlarından gelen bazı kadın görevlilere ve parlamenterlere mahkeme kapısını tutmuş birtakım kişiler İngilizce ağır sinkaf küfürleri ettiler. Bu kişiler kadın parlamenterlere "Gidin ülkenizde kendinizi satın" şeklinde sataşıldı. Kadınlara ayrıca "O......" biçiminde küfredildi.
Erkek parlamenterlere de "Pe....." biçiminde sövüldüğü duyuldu.
DÜNYA BASINI BÜYÜK İLGİ GÖSTERDİ
YAZAR Orhan Pamuk’un bugün başlayan duruşması dünya basını tarafından da yakından takip edildi. Dünya genelinde yazılı ve görsel basına hizmet veren Amerikan Associated Press (AP) ve İngiliz Reuters haber ajansları, Orhan Pamuk’la ilgili gelişmeleri abonelerine süratle aktardı.
Associated Press, Pamuk davasının durdurulmasına ilişkin kararı önce ’Flaş’, sonra da ’Acil’ koduyla duyururken, Reuters haber ajansı da davadan sıcak gelişmeleri aktardığı yayın akışında Orhan Pamuk’la ilgili temel bilgilere de yer verdi.
İngiliz Yayın Kurumu BBC ise davanın durdurulması kararını internet sitesinde ’Son Dakika’ gelişmesi olarak duyurdu. BBC’nin haberinde, "Avrupa Birliği, bu davanın Türkiye’deki ifade özgürlüğüne ilişkin kuşkuları artırdığı yönünde uyarıda bulundu" ifadesi kullanıldı.
BBC WORLD: BEKLENEN BİR KARAR
BBC World televizyonu da duruşmaya geniş yer ayırdı. İstanbul’daki muhabirine canlı bağlanan BBC, davayı 7 Şubat’a kadar durdurma kararının aslında beklenen bir karar olduğunu belirtti. Mahkeme önündeki arbedeyi de ekranlardan yansıtan BBC World, Pamuk’la yaptığı bir söyleşiyi de yayınladı.
CNN International da davayı yakın takibe alan uluslararası televizyonlar arasındaydı. Kanal, haberinde şu ifadeleri kullandı: "Türkiye’nin en çok tanınan yazarı Orhan Pamuk aleyhinde açılan büyük dava başladı. Orhan Pamuk, ’Türkiye’nin 1 milyon Ermeni ve 30 bin Kürdü öldürdüğünü’ söylemişti. Bu nedenle toplum öfkeli. Pamuk davası aynı zamanda Türkiye ve AB arasında da krize neden oldu."
Emperyalistlerin Basını Emperyalist Beslemesi Orhan Pamuk davası için bunları yazdı. Haklarını yememek lazım , sömürgeciler, tetikçilerine çok güzel sahip çıkıyorlar:
http://www.milliyet.com.tr/2005/12/16/son/sondun19.html
Yazar Orhan Pamuk’a, "Türklüğü alenen aşağılamak" gerekçesiyle açılan dava, dünyanın gözünü Türkiye’ye çevirdi. Dünya medyasının önde gelen gazete, radyo ve televizyonları Orhan Pamuk davasına geniş biçimde yer verdi.
GUARDIAN: "TÜRKİYE ŞİMDİDEN DARBE ALDI"
İngiliz Guardian gazetesi, Orhan Pamuk’un davasından ceza çıkmasının beklenmediğini ancak Pamuk hakkında dava açılarak Türkiye’nin şimdiden darbe aldığı yorumunu yaptı.
Haberde, Türkiye’nin Avrupa Birliği yolunda dinamik ve reformcu bir ülke olduğu izlenimi bulunduğunu ancak bu imajın Pamuk davası ile zarar gördüğü belirtildi.
INDEPENDENT: "PAMUK CEZA BEKLEMİYOR"
İngiliz Independent gazetesi, Orhan Pamuk’un, dava açılmasını şaşırmadığını ancak durumun hassasiyeti gözönüne alındığında davadan bir ceza çıkmasını beklemediğini belirtti. Haberde, Orhan Pamuk hakkında dava açılmasına olanak sağlayan 301’inci madde yüzünden düzinelerce başka yazar ya da akademisyenin mahkemelik olduğu ifade edildi.
BBC: "AB YETKİLİLERİ DAVAYI YAKINDAN TAKİP EDİYOR"
İngiliz Yayın Birliği BBC, Avrupa Birliği yetkililerinin Orhan Pamuk davasını yakından takip ettiklerini belirtti. Haberde, bu davanın Türkiye’deki ifade özgürlüğü ve demokratik reformlar konusunda Avrupa’da kaygı yarattığı aktarıldı.
LOS ANGELES TIMES: PAMUK OLAYI SAYESİNDE BUZ KIRILDI
ABD’li gazete Los Angeles Times da uluslararası alanda hayranlık duyulan Orhan Pamuk’un yargılanmasının "garip" gibi görüldüğünü belirtirken "Gerçek budur ki 1915’deki Ermeni Soykırımı -istiyorsanız ’soykırım’ etiketini reddedin ancak Hitler, bundan esinlendiğini söylemişti- Türkiye’de artık söz edilmeyecek bir şey değildir. Buz, kısmen Pamuk olayı sayesinde, kırıldı" ifadesini kullandı.
NEW YORK TIMES: "LAİK DEMOKRASİ YARGIYA GİDİYOR"
Amerikan New York Times gazetesi, Orhan Pamuk davası ile Salman Rüşdi olayını karşılaştırdı. Ancak haberde, Pamuk davasının Rüşdi olayından en büyük farkının yargılayan kesimde olduğu ifade edildi. Gazete, Orhan Pamuk davasını aşırı İslamcıların değil, oldukça laik olan sağ kanat mensuplarının açtığını belirtti.
LE FİGARO: TÜRK TARİHİNİN "KARA SAYFALARI"NI DİLE GETİRDİ
Fransa’nın önde gelen gazetelerinden Le Figaro da, Orhan Pamuk’un "Türk tarihinin kara sayfaları"nı dile getirdiği için "millete hakaret"le suçlandığını öne sürdü.
Gazete, Pamuk’un Türkiye’nin inkar etmeyi sürdürdüğü "soykırım"ı Türk vatandaşlarını anımsattığını da iddia etti.
LİBERATİON: AKP’LİLER TCK’NIN BAZI MADDELERİNİ AĞIRLAŞTIRDI
Diğer Fransız gazetesi Liberation ise, Orhan Pamuk’un "Ermeni Soykırımı"nı tanımakla suçlandığını belirtti.
Gazete, yeni TCK’nun pek çok unsurunun önceki kanuna göre daha liberal olduğunu ancak "AKP milletvekillerinin, Türkiye, Cumhuriyet ve devlet kurumlarına hakaret dahil, ifade özgürlüğü ve basın ile ilgili bazı maddeleri ağırlaştıkları"nı yazdı.
RADİO FREE EUROPE: "AB İÇİN DEĞİŞTİRİLEN TCK DAVAYA NEDEN
OLDU" Radio Free Europe bültenlerinde ise, Avrupa Birliği’nin gelişme istediği için değiştirilen Türk Ceza Kanunu’nun, böyle bir davaya yol açabilmesinin bir ironi olduğu kaydedildi. Haberde, Orhan Pamuk’un bir İsviçre gazetesine verdiği demeçte soykırım kelimesini kullanmamasına karşın Türkiye’de büyük bir tepki ile karşılandığı belirtildi.