Dış Politika15 Aralık 2005 00:00

Esas senaryoya adım adım gidiyoruz - Hasan Ünal

Önce FBI sonra da CIA başkanları Ankara’yı ziyaret ettiler. Basında bunların Ankara’da neler görüşmüş olabileceğine dair bilgi-komplo karışımı hususlar yer alıyor. Ama ne konuşulduğunu bilmek neredeyse imkansız. Karine yoluyla nelerin görüşülmüş olabileceğini düşünebiliriz.Bu görüşmelerde PKK meselesinin konuşulduğuna dair bilgiler çıkıyor. Bunun doğru olması kuvvetle muhtemel. Eğer PKK meselesi konuşuluyor ve Amerika PKK’nın bir miktar üzerine gidebileceğinin işaretlerini veriyorsa, o zaman bunun bize bir bedeli olacaktır. Çünkü Amerika durup duruken hiç kimseye ‘iyilik’ etmez. Hatta belki de hiç bir zaman etmez.Amerika’nın, seçimlerin ardından Irak’tan çekilmeye başlayacağını da bu değerlendirmeye katacak olursak, o zaman karşımıza giderek şekillenen ve netleşen bir tablo çıkar. Özetle söylemek gerekirse, Amerika Irak’tan çekilirken, bu ülkenin parçalanması ihtimali artıyor. Zaten bu parçalanma işini Amerika teşvik ve tahrik ediyor. Amerika muhtemelen Irak’ın Sünni, Şii ve Kürt bölgeleri olmak üzere üçe bölünmesini istiyor. discount drug coupons site printable coupons for cialiscialis sample coupon cialis manufacturer coupon 2016 cialis manufacturer couponkamagra link kamagra gel

Irak’ı bir arada tutamayınca - belki de hiç bir zaman böyle bir niyetleri yoktu – bölmeye kalkıştılar. Böylece Irak’ta büyük, güçlü ve İsrail karşıtı bir yönetim oluşamayacak.
Irak’ı üçe bölüp bölemeyecekleri henüz belli değil. Şu ana kadar Şiilerle Sünnileri birbirlerine düşürmek  için yapılan tahrikler başarılı olamadı. Bu iki grup Araplık ve Müslümanlık ortak paydalarını sürdürüyorlar. İnşaallah devam ederler. Irak üçe bölünemezse, yani Sünniler ile Şiiler savaştırılamazsa, Irak’ın ikiye bölünmesi ihtimali yine de söz konusu olur mu? Veya bu soruyu Amerika bu işi ne derece zorlayacaktır diye sormak daha iyi olabilir.
Görünen o ki, Amerika ve İsrail Kuzey Irak’ta bir Kürt devleti kurdurmaya kararlılar. Cesareti de AKP’nin kendilerine olan mahkumiyetinden alıyorlar. Normalde her hangi bir Türk hükümeti böyle bir gidişata izin vermez. Ama ortada zaten etnik milliyetçiliği teşvik eden bir Başbakan ve ekibi var. Bunlar aynı zamanda her konuda Amerika’ya mahkum ve mecbur hissediyorlar. Dolayısıyla Amerika ve İsrail açısından Kürt devleti projesi için en uygun zaman AKP iktidarı oluyor.

Kurulacak bir Kürt devleti İran, Türkiye ve Suriye’nin itirazlarına rağmen bölgede tutunamaz. Türkiye’de iktidar değişir ve bu üç ülke Irak Arap devletiyle de işbirliği yapmak suretiyle bu devletin sonunu getirir. Ayrıca Kürt grupların toplumsal yapısı, eğitim seviyesi gibi eksiler İsrail olmalarını engelleyecektir. Bu devletin yaşaması ancak ve ancak Türkiye ve İran’dan birisinin bu devlete kol kanat germesi sayesinde olabilir.
İşte bu sebeple Amerikalılar Kürt devleti ile bizi federasyona götürmek istiyorlar. Çeşitli mahfillerde dile getirilen bu görüşler giderek eyleme geçiyor gibi. Buna göre, Türkiye kendisini bir tür etnik federasyona çevirecek ve Kürt devleti ile bir konfederasyon kuracak. Müzakere/mütareke basını ‘petrol bizim olacak, yaşasın’ diye manşetler atacak. Ama gerçek farklı olacak. Çünkü Türkiye bölgedeki bir Arap ülkesinin toprak bütünlüğünü bozmuş olacak ve bir yandan İran öte yandan da bütün Arap ülkelerinin gazabına uğrayacak.
İsrail ve Amerika’dan silah alarak ayakta kalma mücadelesi vereceğiz. Ama bu yeni düzen Amerika-İsrail ikilisi açısından olumlu bir şey olacak. Bölgedeki Arap ülkeleri ve İran’ın gücü ve ağırlığı bize yönelecek. İsrail rahat edecek. Ama biz uğraşacağız. Bölgede yıllar sürecek bir belanın tohumları atılmak üzere... İran’ın havadan bombalanması işine bizi de bir şekilde karıştırırlarsa, bu iş Amerika-İsrail ikilisi açısından daha da kolay olacak... Adamlar Ankara’ya boşuna geliyor olamazlar.