Prof: Korkut BORATAV: 'Sisteme direnmenin yolu Ekonomik ve siyasi bağımsızlıktır'
Küresel koalisyonun işgal ve savaşlarla süren dünya siyasetinin kapitalizmin doğası ile ilişkisi var mı, neden kapitalizm savaşsız yapamıyor? K.Boratav: Kapitalizm bir dünya sistemi haline gelirken emperyalizme dönüşür. Emperyalizmin oluşum ve evriminde şiddet, yağma, savaş belirleyici roller oynamıştır. Yanlış anlaşılmasın; savaş emperyalizmin vazgeçilmez,olmazsa olmaz bir öğesi değildir. Siyaseten bağımsız pek çok azgelişmiş ülke 20. yüzyılın büyük bir bölümünde savaş ve işgal olgularını yaşamadan emperyalizmin yörüngesi altında ve ekonomik bağımlılık ilişkileri içinde varlıklarını sürdürmüşlerdir.cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie
Kapitalist dünyada endüstri kapitalizmi ile silah sanayi/ finans kapital cephesi şeklinde bir ayrımdan ve bu ikisi arasında bir çelişkiden bahsedilebilr mi? kapitalizmin iç savaşı, yani finans güçleri ile silah sanayi ittifakının yeni teknolojiler üreten endüstri kapitalizmi ile çatıştığı tezine katılıyor musunuz?
K.Boratav: Sermayenin farklı kanatları, klikleri arasında nesnel çelişkiler daima varolmuştur. Ancak burada iki olguyu göz önünde tutmak gerekir. Birincisi, sermaye sektörler, faaliyet türleri, işlevler arasında hareket esnekliğine sahiptir ve bu nedenle örneğin spor malzemesi ve silah üreten iki dev şirkete birden hissedarı olan sermayedarların varlığı olağan bir şeydir. İkinci olgu, olgun kapitalizmin daima âtıl kapasite, eksik istihdam koşullarını taşımasından kaynaklanır. Bu koşullarda, iktisat ders kitaplarının yazdığı gibi daha fazla silah üretmek, daha az tereyağı üretimi ve tüketimi anlamına gelmez. Aksine devletin israfçı ve tahripkâr alanlara yaptığı harcamalar, ekonominin genişlemesinin ön koşulu olabilir. Örneğin bugünkü ABD ekonomisinin kamu açığı tamamen askeri harcamalardan kaynaklanmaktadır. Ve Irak saldırısı nedeniyle daha da artan bu harcamaların yüksekliği sayesindedir ki, Amerikan ekonomisini durgunluğa sürükleyecek yapısal etkenlerin katkıları ertelenmektedir. Ancak, öte yandan, bu durum, aynı zamanda, Amerikan emperyalizmini istikrarsız, hassas ve kırılgan bir konuma da sürüklemektedir. Ekonomiyi sadece çok ılımlı bir genişleme konjonktüründe tutan kamu açığı ve kısmen onun ürünü olan dış açık, sürdürülemez boyutlara ulaşmaktadır. Ve örneğin ABD'nin ikinci bir Irak macerasına sürüklenmesine imkân verecek potansiyelin kaybolmuş olduğunu da göstermektedir.
Kapitalizmin savaş dinamiğine karşı ulusal ve bölgesel direnişin ekonomi-politiği nedir?bölgemizin devlet ve halkları, savaşa karşı nasıl durabilirler? Türkiye, küresel güçlerle, AB gibi bölgesel bir oluşum arasında kararsız denge pozisyonunu ne kadar sürdürebilir? küresel kapitalizmin dışında bir yol yok mu?
K.Boratav: Emperyalizme karşı direnmek mümkündür. Bu her ülkeye özgü koşullar içinde, farklı yöntemlerle gerçekleşebilir. Silahlı saldırı ve işgal gibi ağır koşullarda, bugün Irak halkının hayata geçirdiği direnme yöntemleri söz konusu olur. Türkiye koşullarında ise, ekonomik ve siyasi bağımsızlık duyarlığının canlı tutulması; siyasi iktidarları bu hedefler doğrultusunda baskı altında tutmaya dönük mücadele yöntemleri söz konusudur. Bugün, tek bir ülkenin dünya kapitalist sistemi dışında kalması mümkün değildir. Ancak, dünya kapitalist sisteminin zorunlu olarak içinde kalmak, emperyalizme teslimiyet anlamına gelmez. Bugün, dünya ekonomisini yönlendiren genel kuralların içinde kalmakla birlikte ABD ve AB yörüngesine teslim olmayan çok sayıda ülke örneği vardır. Latin Amerika'da Venezuela, Brezilya, Arjantin'den başlayıp, Asya'da Hindistan, Güney Kore, Çin'e kadar uzanan geniş bir coğrafyada, ekonomik ve siyasi bağımsızlık edinimlerinin hem korunabileceği; hem de gelişme ve büyüme ile uzlaşabileceği örnekler karşımızdadır.